DELİ PROFESÖR ve ZINDIK EZMELERİ
Gönderen: Editorya Tarihi: Ara 27, 2007
kefallo tarafından sahiplenilmiştir.
Ad : Ali
Soyad : Suna
Hakkında :Aslında ben site yapmayı düşünüyodum ama baktım ki bu blog olayı çok daha samimi.İşte benim olayım bu dedim.Ne izlediysem,ne dinlediysem birileriyle paylaşmadıktan sonra isterse dünyanın en güzel ürünleri olsun ne önemi kalır ki değil mi ama?
DELİ PROFESÖR & ZINDIK EZMELERİ:
Açıklama : Sadece şahsi görüşlerden oluşan,sitenin sahibinin keyfine göre düzenlenen,genelde film ve müzik hakkında görüşler içeren blog.
Rss : www.deliprofesor.com/rss.xm…
Kategori : Kültür Sanat
Etiketler : deli profesör sinema müzik kitap the doctor ali suna
kefallo hakkında
Adım Ali Suna.5 Temmuz 1989 doğumlu bi insan olmama karşın şu dünyada yaşadığını düşünen milyonlarca sefil insanın çoğundan daha çok bilgili olduğumu düşünüyorum.İsterseniz kendini beğenmiş diyebilirsiniz ama ben bunu kabul etmem.Kendini beğenmiş bir insan olsaydım yakışıklı olduğumu,bi boka bezediğimi düşünürdüm.Ama o konuda hiç bi şekilde bi iddiam yok.Gayet ortalama bi tipe sahibim.Lakin yaptığım manyaklıklar ve sıradışı yaşam düşüncem ortalama tipler arasında beni biraz daha yukarı çıkarabilir tabi.Resimde beni gitar çalarken görüyosunuz.Ama gitardan pek çaktığımı da söyleyemem.Boş zamanlarımda üzerinde çalışırım ama James Hetfield bile bu şekilde gitardan anlıyorum diyip poz vermemiştir herhalde.Benim ne haddime diye düşünmeden de edemedim şimdi.Babazula’nın dediği gibi bu dünyada iki türlü insan vardır : Pırasa sevenler ve pırasa sevmeyenler.Bu sözlere biraz kafa yoranlar ne söylenmeye çalışıldığını anlayacaktır.
Bunun haricinde aşırı bi sinema aşkım vardır. Devamı>
DELİ PROFESÖR Son Gönderiler

DELİ PROFESÖR VE ZINDIK EZMELERİ
"Ben giriyorum, siz de girin" - Recep Tayyip Erdoğan
Leopar Desenli Taytların Dönüşü
Tüm Türkiye’yi kucaklamak isteyen, veyahut bunu yapabilecek kucak kapasitesine sahip olduğunu söyleyen siyasetçilerimizin yanında, işi bir seviye daha ileri taşıyıp “Tüm Türkiye’yi bacak omuza alacağım“,”Tüm Türkiye’nin g.t deliğini genişleteceğim“ iddiasında bulunan politikacılarımız da mevcut. Tabii ki bu tarz cümlelerin alt metninde yatan “Kürt Türk ıvır zıvır ayrımsızcılığı“nı hesaba katmak yerine terminolojinin sanki illa ki birinci [...]
Better Off Ted
Dünyanın çapına kocaman bir “A” diyelim. Keşif halkası denen bi kavram var aynı zamanda. Bu keşif halkası dediğimiz şey birisinden duyarak, ya da yazılı/görsel basında dikkatimizi cezbederek hayatımıza müdahil olan her güzel şeyi kapsıyor. He derseniz ki ben gördüğüm boktan şeylerden de kendime tecrübe katıyorum, benim keşfettiğim bok muadili şeyleri de kendi hesabınıza katabilirsiniz. Okuldaki [...]
Gillette Fark-ı Titreşim Original Soundtrack
Ruhumdaki iç ve dış dinginlik basıncını dengelemek için gitmediğim öğreti ustaları, dayak yemediğim senseiler, giriş merdivenlerini ine çıka aşındırmadığım Shaolin Tapınakları ve suratlarına parmağımı uzatıp, aşağılarcasına “Ha ha!” demediğim Shaolin rahipleri kalmadı sevgili okurlar. Hangi mekana gittiysem kapısı tabi ki de suratıma kapanmadı, ama kapansa da pek bi halt farketmeyecekti, çünkü hiçbirinde aradığım huzuru bulamadığım [...]
Düşünmeyi bilemedik bir türlü, tomruk olduk
Birkaç yazımı takip etmişseniz spoiler verme, katil uşağın kim olduğundan bahsetme gibi hususlarda çekincem yoktur. Filmi olayların başladığı yere kadar değil de, her zaman ucu bucağıyla bütün olarak ele almışımdır. Bu yüzden de genelde bahsettiğim filmi izleyen insanlara hitap ettiğim anlamı çıkarılabilir. Yani madem olanı biteni anlatıyorsun bre deyyus-ül aziz, bu filmi izlemek için bana [...]
Anekdot Silsilasyonu : Part XI
* Pimp My Ride programında ne külüstürlerin, ev olarak bile kullanılacak kadar yaşanılası hale geldiğini gördük, ama açıkcası ben çok merak ediyorum, birisi bu programa Arçelik’in şu 3 tekerlekli meşhur triportörüyle başvursa, nasıl bi heybet kazandırırlardı?
* Kuzenin düğünü olunca ister istemez memleket Kayseri’ye doğru bir ılıman hava ziyareti. Düğün öncesi tantanası, herkes ordan oraya koşuşturuyor. [...]
Make BIG Money! (-He kolaydı, hemen.)
Uzun yazılmış yazılar üzerine bana verdiğiniz salıkları hep kulak arkası ettim sevgili okurlar, bundan sonra da edeceğim. Ama düşünün, şu ana kadar sunduğum yazılar, parçalanmamış, löp şekilde bir kesme şeker parçasıysa, üzerinizde oluşan peklik etkisini minimuma indirmek için bunları toz şekere, hatta bilhassa pudra şekerine dönüştürebilirim. Yani nitelik üzre sabit kalan uzun yazılar, ara sıra [...]
Борщ – Паразiта кусок (2006)
“İlim Çin’de bile olsa gidip almak, bişeyler kapmak gerekir.” diyecesine bi laf var. Bu, ülkemizin coğrafi konumu düşünülerek bize uyarlanmış bi cümle mesela. Bize göre çok uzak doğu, başkasının ayağının dibinde. İlim Auckland’da (Yeni Zelanda) olsa almak lazım da denebilirdi ilk üretildiği zamanda. Ama sözün çıkış yıllarına döndüğümüz zaman “Toprak Türkiye’deyse gelip savaşa girmek lazım [...]
The Rocky Horror Picture Show (1975)
Yeri geldi mi şeytanın g.tüne bile anahtar uydurabilen şeytanvari bi zeka yapısına sahip olsam da, bu yazının kilidini açacak giriş çilingirini bulamadım. Hayır, şimdi direkt filmin castingi şudur, hikayesi budur diyip pırtmak da istemiyorum ama 15 gündür bütün öğünlerimi kaplayan sucuklar ve sucuklu sandviçler beni et kafalı bi moron yapmış olabilir. Yine de direniş halindeyim. [...]
Atalarımızın Yaprakları: Plants vs. Zombies
Tarihin her gün (Oxi Action’la) çitilenmesine rağmen bir parmak leş gibi toz tutan iğrenç, kan gövdeyi götürmüş sayfalarında birbirlerine alerji kapan ırkların savaşlarından, birbirlerine görünümlerinden dolayı tiskinti duyan ‘tür‘lerin savaşına kadar geniş bi portföy var. Öldürülen canlının vücudundaki kan rengine bağlı olarak farklı tonlarda oluşan hudut çizgileri tarih sayfalarındaki bir parmak tozu ağzımızı ‘333 (Also [...]
The Big Race In Paddock
Evin salonunda bulduğum bir ucu çakmakla yakılmış, diğer 2 ucu ise tahminimce doğanın abanım gücü yüksek yok ediciliğiyle aşınmış yırtılmış haritaya göre evimizde açacak bayağı bi kapı, cam varmış. Sırf bildiğin gerçek kapı sayısı bu, daha bunun manevi kapısını, gönül kapısını hariç tutuyorum. Sabah kalktığımda sıcaktan vücudum inhibitör yemiş bi haldeydi. Neredeyse saat başına metabolizmamın [...]
Bridgestone F1 Experience ile Paddock Club Deneyimi
Histerik, bi anda partiküllerine ayrılıp da bulunduğu yerden vücudumuzdaki 7-8 çıkış deliğine (Output? – Oha) fırlayıp tahliye olmaya çalışan kontrolsüz heyecan tornadosunun içindeyken duyguları anlatarak belli etmek zaten mümkün olmuyor da önceden becerebildiğin yöntemle, kendi kendine, barnaklarınla klavye tuşuna basarak heyecanı yalıtılmış kelimeler bile doğuramıyorsun. Heyecanlı bazı deneyimler, kazançlar, sevinçler düşünün. Mesela, aldığınız boyozun çıtırlığının, [...]
This Is Spinal Tap (1984)
“Let’s do this go go go!” derken bi yandan da ellerimi 30 Ghz frekansında çırparak yazıya giresim geldi. Öyle bi dolmuşum, içinden çıkılmaz bi odaklanma hali mi bilemiyorum. Elleri çırpınca yazı yazmanı engelleyecek aşırı enerjiyi, siyah tişört giydiğinde üzerinde biriken ufak miktardaki kepeği elinin ucuyla silkemen gibi atıyorsun. Tamam ikisini de kıyasladığımızda bunlar insanı yoracak [...]
Vasat Blogging for Dummies
Herhangi bi yazı, okunacak veya yazılacak metin işine girmeden önce bakkala gidip, aynı şeyler olmasına rağmen kararsızlıktan ötürü 5 dakika rafa bakındıktan sonra hacı bakkalın sıkıldığını belli eden ayakta elinde torbaya alacağın çikolatayı koymak için hazır ol duruşunu farkedip apar topar istemediğim herhangi bir çikolatayı alıp, evde hiç dilimde bile eritmeden doğrudan gırtlağa fiskeliyorum. Bi [...]
Un Chien Andalou – Endülüs Köpeği (1929)
Deli Profesör tarihinde 2. kez yazdığım yazılardan birini sansür uygulamasına sokup – en azından bir süreliğine – ortadan yok etmem, bende ister istemez bir huzursuzluk duygusunu da yanında getirdi. Seçim zamanı koltuk aşığı siyasetçilerin afişlerle zorla aşıladığı zorlama bi duyguydu belki. “Sen yoksan bir kişi eksiğiz” demeleri gibi. “O yazı yoksa, diğerleri de yarım kalmıştır” [...]
Anekdot Silsilasyonu : Part X
Bir önceki Anekdot Silsilasyonu’nun kırkı çıkmadan yenisini koymak durumunda kaldım bu sefer. Halbuki öncekini yazdığım gün, size de belirttiğim üzere “Elimde yaklaşık iki silsilasyonluk malzeme var, bunu pazarlama stratejicisi mantığıyla parçalara bölüp sunarsam, arada yaşadığım tecrübeleri de ekledikçe sınırsız tespit döngüsü yaparım” türünden aşşağılıkça sözler sarf ediyordum. Baktım ki olay o değil. Hazıra dağlar dayanmıyor. [...]
Favorilerine Ekleyenler
Hakkında Yapılan Yorumlar
İlgili Diğer Bloglar:
Etiketler: kitap, müzik, sinema
Yazıyı Email Gönder










