Ahteslimiyet
Gönderen: Editorya Tarihi: Kas 20, 2007
Ahteslimiyet tarafından sahiplenilmiştir.
Ad : Serdar
Soyad : Selçuk
Açıklama :
Rss : ahteslimiyet.blogcu.com/rss…
Kategori : KiÅŸisel
Etiketler : aÅŸk sevgi din tarih mizah edebiyat Hobi insan yaÅŸam hayat
-
Son Gönderiler
Ah Teslimiyet
Serdarýn Gönlüne Düþenleri Paylaþtýðý Kendi Halinde Garip ve Birazda Delice Bir Yerdir.
“Dertsiz olmak dert olarak yeter”
“Dertsiz olmak dert olarak yeter”
–Okulun kapýsýnda bile
bekletilmeyen kýz çocuklarýna–
– Baharýnda eylülü yaþayan kuþcaðýz! Kalbini hüzünle daðladýn mý hiç?
Hüzün ki su ve ateþtir ýlgým salgým; gülünü de gülistanýný da, ýrmaðý ve lalesini de ateþ ve suya döndürür hayatýn... Hani ateþe deðince bir su, bakýlýr ya niceliðine ýrmak mýdýr, ya yaðmur mu. Yaðmurlu havanýn yangýný büyük olur ya hani; hani serpintiler ateþi besler ya!?.. Bardak bardak boþalýyorsa bir su, söner de alevler; yaðmur yaðmur serpilince çoðalýr ya hani!..
Hüzün ki kalpte baþlayan bir yanýþtýr, elbet onu söndürmek için gayrete gelir göz pýnarlarý yaðmur yaðmur... Ve yazýk ki ýrmak olamadýkça, yalnýzca içindeki yangýný çoðaltýr bir kuþcaðýzýn. Minicik kalbi yandýkça aðlayan bir kuþ, gerçekte kentler tutuþturacak yangýnlar çoðaltmaktadýr turfa yüreðinde, ve yazýk ki baþkalarý gafildir alevlerden... Bir döngüdür bu yüzden su ve ateþ, hüzün potasýnda insaný yandýrýp yundurmak için; ve belki baþýna baht, ayaðýna taht kondurmak için.
–Rüyalarýna siyah hüzünler düþen kuþcaðýz! Damlada denizce çaðladýn mý hiç?
Deniz ki ateþlere sürgün sancýlarda eflatun düþünceler çoðaltýr. Kelimeleri tutsak olmuþ zamanlarý can evine dalga dalga sürükler kasýtla. Bir süvarinin terkisinde uyuyan saðýr uðultularý getirir ufuklardan, ve bir geminin pruvasýnda karanlýðýn kurþun aðýrlýðý duyulur. Sonsuz hürriyete benzer uzayan bir þey vardýr uzaklarda, hep uzaklarda... Alabildiðine maviliklerde uçuþur bulutsu sevinçler pupa yelken, ve çoban ateþlerine koþan gecelerde derbeder ömürler bölünür orta yerinden kâbus kâbus... Umut salýncaklarýndaki huzurlu uykular, öldürülecek heyecanlarýn tenhalarýnda eylül þiirlerine döner de baygýn ormanlarýn ve ölü sahillerin öte yakasýnda sýtmalý arzular vurur udun tellerine; kafessiz .. ( devamý )
Cemâl ve Celâl’in aynýlýðý…
Cemâl ve Celâl’in aynýlýðý…
Arapça. Güzel, güzellik, iç ve dýþ güzelliðini ifâde eder.
Ýki türlü cemâl olduðu söylenir, birisi halkýn bildiði güzellik, ikincisi hakiki güzellik. Bu da her uzvun, olmasý gerektiði karakter ve hey'etin en faziletlisi üzere bulunmasýdýr. Cemâl, Allah'ýn müþâhede-i ilmiyye olarak, kendi Zâtýnda ilk müþahede ettiði ezelî bir sýfatýdýr. O, müþâhede-i ayniyye olarak yarattýklarýnda bu sýfatý görmek diledi, bunun üzerine ayna gibi kendi cemâlinin aynýný görmek üzere âlemi yarattý.
Cürcânî'ye göre cemâl, rýza ve lütfa taalluk eden sýfatlardandýr.
Kâþânî'ye göre de, el-Cemâl, Allah'ýn lütf ve rahmetinin vasýflarýdýr. Kâþânî konuyla ilgili olarak þöyle devam eder: Cemâl; Allah'ýn, Zâtý için vechi ile tecellî etmesidir. Allah'ýn mutlak cemâli için bir celal vardýr ki, bu da, O'nun veçhiyle tecellî ettiði sýrada herþeyi kahretmesidir. Bu þekilde O'nu görecek kimse kalmaz. O, cemâli yüce olandýr. Cemali için bir yaklaþma vardýr; iþte o, bize bununla yaklaþýr. O'nun herþeydeki zuhuru, þu beyitte zikrolunduðu gibidir:
Hakikatlarýn hepsinde cemâlin seyreder
Celâlinden gayri yoktur onu setredecek
Cemâl için bir celâl vardýr. Bu da, kainatýn taayyünleri ile cemalin perdelenmesidir. Her celâlin ardýnda da, bir cemâl vardýr. Allah celâl ve kahriyle bütün mevhum varlýklarý ortadan kaldýrýr, böylece cemâlini ortaya çýkarýr. Bu sebeple, celâl cemâlin aynýdýr. «Yirmi bin kiþi birden ok attý Þah-ý mazlûm'a Ehl-i Beytin rûhu þâd olsun, onlarý seven canlarýn gönülleri aþkla dolsun, göz yaþlarý aþk olsun! Hânedân-ý Ehl-i Beyt-i Mustafâ'yý sevmeyen Bizlerin ha yeþil ha sararmýþ yapraklardan farkýmýz ne ki Ya Mekke Ebru,sanat,öykü ile bütünleþmiþ bir video daha Müþfik Kenter'in yorumu ile. Kim demiþ suya yazý yazýlmaz diye üstad suya bir yaþam çiziyor öykü anlatýmý ile birlikte finaldede mesajýný veriyor Göðe asýlý býraktýðýn bu saðnak, nice gönül tarlalarýndan “hû” filizlendirdi. Kâinat vecde durdu. Ve… dünya elifle dönüyor, yürekler elife dönüyor. Aþk vesile… Dünyaya alýþtým alýþalý, denizi çakýl taþlarýndan tanýdým. Ýçimde ney seslerini büyüttüm. Belli ki yine bu ýssýz limanda fýrtýna kopacaktý. Bir muammalý vakitti oysa ki yalnýzlýklar. Rabbin sana ne darýldý, ne de seni býraktý…Bu ayet beni çok etkiliyor Diyelim baþýnýza istemediðiniz bir olay geldi. Alýntý : Limk.com <a href=http://www.quranexplorer.com/quran/>Quran Explorer</a> Sana bir çocuk gözü gerek, her þeye hayretle bakacak. Bir zamanlar çocuktun, görürdün. Büyüdün, kör oldun. Týpký benim gibi. Sana bir çocuk dili gerek, “niçin?” diye soracak. Evvel zaman içinde çocuktun, sorardýn. Büyüdün, unuttun. Harikalar perdelendi. Sorularýný yitirdin sen. Cevaplarsa, önünden dereler misâli akýp gidiyor, ama sen göremiyorsun. Düþünmüyorsun, düþünmeyiþini de düþünmüyorsun. Nerden mi biliyorum? Kendimden… Bir çocuk yaþamalý içinde. Sesinde bahar tarâveti, papatya gözlerinde merak, kelimelerinde fýrýndan yeni çýkmýþ taze ekmek kokusu. Yumuk ellerini gamzeli yüzüne dayayarak sürekli sormalý. Esen rüzgârlarýn sesi ne söylüyor? Hüznün rengi ne? Sevincin kokusu nasýldýr? Kim yazdý ümidin þiirini? Kim boyadý mevsimleri? Kim yapar yumurtadan kuþu, topraktan kirazý, yoncadan sütü? Hangi ustadýr patlýcan tavadan, mercimek çorbasýndan, imambayýldýdan, bulgur pilavýndan göz, kulak, burun, dil yapan? Resûl dayýnýn fýrýnýnda kavrulan ekmek insan bedeninde nasýl can kazanýyor? Kimyada üstadýmýz, arý. Dokumacýlýkta önderimiz, örümcek. Yüzmede modelimiz, balýk. Uçmada pirimiz, serçe. Koþuda her zaman birinci, antilop. Tek adým atlamada þampiyon, çekirge. Ne sihirdir ne keramet, birer mûcize bunlar! Güzel bak, güzel gör! Sana hayret yakýþýr! Havaya her gün milyarlarca ton su pompalanýr, bulut olur. Bulutlar rüzgârlarla taþýnýr kurak beldelere. Yaðmur, melankolinin resmini çizer havaya. Su bir semboldür, kurak topraklara merhamettir yaðan, serinliktir, temizliktir. Hava aðlar, yer güler. Her þeyde bir parça yaðmur vardýr. Dalda elma, bardakta su, insanda kan, aþýkta gözyaþý olur yaðmur. Yaðmur yaðýyor, s.. ( devamý ) Ýnsan vav þeklinde doðar, O yüzden Lafz-ý ilahi elifle baþlar. Elif kainatýn anahtarýdýr, vav kainattýr. <a href=http://dosyalar.semazen.net/Mevlana/tr/mevlana.htm> Sanal Turu Baþlatmak Ýçin Týklayýn. </a> Ýlk önce bir soru ile baþlayalým söze ''Siz Hiç Resmi Geçit Ýzledinizmi ''
Erzurumlu ibrahim Hakký'nýn "Kahrýn da hoþ, lütfün da hoþ" diye terennüm etmesi, hakikatte cemal ve celalin aynýlýðýna iþaret etmek içindir.
Bu konudaki bazý atasözleri þu þek.. ( devamý )
Dedim:çok yalnýzým..
"Dedim..! " "Dedin..! "
Dedim: Cok yalnýzým.
Dedin: ... فَإِنِّي قَرِيبٌ
Ben ki sana çok yakýným. Bakara-186.
Dedim: Evet biliyorum sen bana yakýnsýn ama ben senden uzaðým, keþke ben de sana yakýn olabilseydim.
Dedin: وَاذْكُر رَّبَّكَ فِي نَفْسِكَ تَضَرُّعاً وَخِيفَةً وَ دُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوّ وَالآصَالِ
Rabbini sabah akþam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Araf-205
Dedim: Bu da senin yardýmýný ister
Dedin: أَلَا تُحِبُّونَ أَن يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ
ALLAH'ýn sizi baðýþlamasýný istemez misiniz? Nur-22
Dedim: Tabii ki, beni affetmeni çok isterim.
Dedin: وَاسْتَغْفِرُواْ رَبَّكُ .. ( devamý )
Mersiye
Bizi atman deyüp zâlimlere tir ü keman aðlar.
Ok atmak Kurretül-ayn'e deðil mi aslýný imha
Sebepsiz mi bu gün hâlâ hakiki müsliman aðlar.
Cihanýn sahibinden bir içim su kýskanýlmýþ âh
Fýrat aðlar, Murat aðlar, zemin ü asuman aðlar.
Ayak bastý o mel'unlar kalbgâh-ý sýrr-ý Kurân'a
Aliyy ü Fâtýma, Peygamber-i âhir-zemân aðlar.
Belâ-yý Ehl-i Beyti yazmaða imkân mý var,asla
Söz aðlar,söyleyen aðlar,kalem aðlar,yazan aðlar.
Ezelden aðlarým, aktý; dü-çeþmim kanlý yaþýmla
Ne hâbým var ne rahat var, yanan cismimde can aðlar.
Ýki göz oldu a'mâ, aðlarým ey kurretül-ayneyn
Kemâli sûz-ý âhýmla nihân aðlar, ayan aðlar.
Osman Kemâli (K.S)
.. ( devamý )
Güllerinde Aðladýðý Zaman Vardýr
Esfel-i süfliyyete nâdan gelir nâdan gider
Aslýna Rücû Etmek
Savurmakta ha oraya ha buraya kader rüzgarý dur deme imkaný varmýki
Zaman tünelinde yol almaktayýz yeþillikten sararmýþ,kýzýllýða yok oluþa doðru
Yok oluþ misaldir gerçek ise hem ceset hem ruh aslýna rücû etmeye doðru
Ah Teslimiyet
.. ( devamý )
Ya Mekke
.. ( devamý )
Yüreðinin Anahtarý
Birlikte Ayrýlýk
aþka düþerek aþýk olduðunu ve sarhoþluðunu yaþýyanlarýn ayýlmalarý için sade kahve niyetine.
Editoryada Tanýltýlmýþýz
Editoryada Ahteslimiyet tanýtýlmýþ Teþekkürler Editorya.
<a href=http://www.editorya.com/ahteslimiyet.html>Tanýtým Burda Yapýlmýþ</a>

<a href=http://www.editorya.com/>
Editorya Bloglarýnýzý Tanýtýyor
</a>
.. ( devamý )
Mecnun Deðilsen Sus!
Aþkýn tarifini sordum göçen kuþlara. Dediler göç… Dediler yanmaktýr yaklaþtýkça… Onun kaynaðýndan tadan divanedir, sonra…
Sonra bir þair kesti yolumu… “En yüce bir düþtür benim aþkým. Görmeye deðmez ki küçük düþleri” dedi ve ekledi: “Mecnun deðilsen sus!…”
Bense güneþin kol gezdiði ufuklar hayal ederdim alkýmlý dünyamda, aþka dair… Düþlerim en kudsi duygularla bezenmiþti oysa. Meðer küçük düþlerle avunmuþum…
Muhayyel sevdalar bürüyor yüreðimin pencerelerini. Herbiri tül, herbiri hür. Hiç dokunulmamýþ, hiç yaþanmamýþ. Hikâyelerine hayal meyal tanýklýk ettiðim…
Bu efsane hikâyeler sürüldü masama. Bense özgün sözlerin tadýna alýþýktým. Benim taatim, tahiyyatimdi Rab’le…
Dünyanýn perdesini þöyle bir aralayýnca, aþka dair birçok þeyin öylesine ortalýða savrulmuþ olduðunu hissettim ki; tanýnmayacak haldeydi. Kadýn olmuþtu, para, makam, nefs, hýrs, menfaat, sömürü olmuþtu. O kutsalý aralarýndan arýndýrmak öylesine zordu… Kalan son sevgi sözlerini topladým avucuma… doldurmuyor bile! Dilden çýkýp, ancak kulaða kadar varabiliyordu; yüreðe deðil…
Aþka belki bir adým, belki asýrlar vardý ama,sevgiyi diri tutmaktý, yaþatabilmekti esas olan. Ucuzcular pazarýndan kurtulup, sultanlar sofrasýna hizmetli olabilmekti… Ýflah olmaz aþk kisvesini giyebilmekti. Gönülde maya tutup aþka, onu göklere armaðan edebilmekti…. uçurtmalara…
Celal-i Didar’a yâr olabilmekti benim en gerçek düþüm… Sen ezelî ve ebed.. ( devamý )
Rabbin sana ne darýldý, ne de seni býraktý.
Yýkýk, periþansýnýz. Kimse ile görüþmek istemiyorsunuz. Çoðunluk size küsmüþ gibi. Yalnýzsýnýz. Herkes
benden uzak, herkes bana kýrgýn düþüncesi içinde çöküntü yaþýyorsunuz. Yalnýzlýðýnýzýn karanlýk maðarasýna þu ayet bir güneþ gibi doðuyor: ”Rabbin sana ne darýldý, ne de seni býraktý”(Duha-3) Kim kýrýlýrsa kýrýlsýn, kim darýlýrsa darýlsýn, kim terk ederse etsin.
Rabbim terk etmiyor, kýrýlmýyor ya, ne gam! .. Bu ne büyük ferahlýk deðil mi?
………
Baþýnýzda aðýr bir dert var. Sanki hiç bitmeyecek gibi geliyor. Sanki bu sorun hayatýnýzýn sonunu hazýrlýyor gibi. Ýþte o an ayet yetiþiyor
imdada: ”Demek ki, zorluðun yanýnda bir kolaylýk mutlaka var! Zorluðun yanýnda bir kolaylýk muhakkak var! ” (Ýnþirah-5/6)
Garantiyi veren Allah! .. Hem de ne garanti, her zorlukla beraber bir de kolaylýk geleceði ”mutlaka” ifadesi ile pekiþtirilip ikna olalým diye iki kere tekrarlanýyor. Ayet; kolaylýðýn zorluk içinde saklý olduðunu, çözümün sorunda gizli olduðunu da fýsýldýyor. Bu manayý duymuþ olan Niyazi Mýsri(k.s) þöyle demiþ: ”Derman aradým derdime, derdim bana derman imiþ”
………
Yakup, oðlu Yusuf’u yitireli 40 yýl olmuþ. Bedeni bu ýstýraba dayanamamýþ da gözleri kör olmuþ. Ama hala ümit içinde evladýný bekliyor. Kardeþler Mýsýr’dan kervanla dönünce: “Kervanda Yusuf kokusu alýyorum” demiþ Yakup. Oðullarý acý acý gülerek:
”Baba, 40 yýl geçti, hala mý ümit, hala mý Yusuf? Geç bunlarý geç” demiþler. Yakup’un cevab.. ( devamý )
Gerçek kör kimler?
Gerçek kör kimler?
Quran Explorer
.. ( devamý )
Sana Hayret Yakýþýr
Ýnsan vav þeklinde doðar,bir ara doðrulunca kendini elif sanýr
bir ara doðrulunca kendini elif sanýrÝnsan iki büklüm yaþar, oysa en doðru olduðu gün ölmüþtür.Kulluðun manasý vavdadýr, elif uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir.
Rabbi vav gibi mütevazý olsun ister kullarý.
Musa dal olmuþtur ama Firavunun gözü Elifte kalmýþtýr.
Ýbrahim ateþte vavdýr, Nemrut bizzat ateþe odun.
Yunus, vav olup balýðýn karnýnda anca kurtarmýþtýr kendini.
Ýnsan iki büklüm olunca rahat eder ana karnýnda.
Boylu boyunca uzansa da kim rahattýr mezarýnda?
Vavýn elifle münasebeti ne kadar iyiyse, kainatýn dengeside o kadar düzgündür.
Kim kimi hatýrlarsa evvel o ona koþar.
Kainatta tüm cisimler boþlukta dönerken insan belki o yüzden boþlukta kalmamýþ, Rabbi onu imanla doldurmuþtur.
Evvelde eliftir, bir ilahi nefesle ahirde vav olur kainat.
Manayý bilmeyenler vav diyemez vav derler..
Buna anlamca vaveyla denir.
Yani vav olamadýklarý için feryad edenlerin halidir.
Elif bir aðaç ve insan onun dalýdýr.
Azrail budadýkça nefesleri daha gür çýkar sesleri.
Herbiri Dal olur ve o aðaçtan beslenir. Vav olur o aðacýn gölgesine sýðýnýr.
Ve Allah insana seslenir, peygamber eliyle ulaþan mesajý hem dal hem vav ol der insana.
“Mümin erkekler ve mümin kadýnlar birbirlerinin velileridir. Ýyiliði emrederler; kötülüðe engel olurlar. Namaz kýlarlar, zekat verirler. Allah’a ve Resulüne itaat ederler. Ýþte bunlara Allah rahmet edecektir. Allah þüphesiz güçlüdür, hakimdir.”
Baþkasýnýn önünde eðilmek ne zordur. Birilerinin emri altýna girmek ne aðýrdýr. Krallara boyun eðmemiþ insan görmediði bir varlýða mý itaat edecektir?
Ýnsan kendinin bile farkýnda deðildir iki lam birbirine sarý.. ( devamý )
Hz Mevlana (K.S) Müzesi Sanal Turu
.. ( devamý )
''Siz Hiç Resmi Geçit Ýzledinizmi ''?

VATAN'DA , VATANIN EVLATLARIDA SAÐOLSUN !!! Su, kendine sýrdaþ arýyordu. Önce buluta verdi sýrrýný.
Eðerki izlemediyseniz neler kaybettiðinizin farkýnda deðilsiniz demekki belki bir çoðunuz ne var bunda ya ben biliyorum iþte askerler geçiyorlar diyebilirler tabi onlara göre öyle izleyenler için öyle deðil tabi o askerler o sert adýmlarý,intizamý ile ve bandonun eþsiz ritmi ile izleyenlerin gönüllerinde Türkiye,bayrak sevdasý ve Mehmetciðine güvenini simgeleyen motiflerle süslenmiþ kurulan tak'ýn altýndan geçerek resmi geçitlerini yaparlar Türkiye Cumhuriyetinin vatandaþlarý ile Mehmetciðinin birbirlerini kucakladýklarý yerdir resmi geçitler ben izlemesemde nasýl olsa resmi geçitten geçecek onlar diyebilirsiniz içinizde askerliðini yapmýþ olan resmi geçite katýlan ve katýlmayanlar bilirler bu geçit törenlerine hazýrlanmanýn önemini,süresini ve zahmetini törene katýlacak her Mehmetciði bir çok Mehmetcik hazýrlar günler öncesinden gerdeðe girecek güveyi hazýrlar gibi kimin için bizler için ve düþmanlarýmýz için biz gurur duyalým gözlerimiz heyecandan ve gururdan yaþarsýn diye düþmanlarýmýzda bu Mehmetciðin heybetinden,intizamýndan,kararlýlýðýndan ve teknolojik imkanlarýndan etkilensin ve takkesini önüne koysun ve düþünsün diye bu resmi geçitlerde her yaþ kategorisindekilerin alacaðý bir þeyler vardýr bilmem hatýrlarmýsýnýz çok küçükken gittiðimiz bu resmi geçit dönüþlerinde büyüyünce ne olacaðýn sorusuna hepimiz asker olacaðýz derdik o kadar etkilenirdikki mahallemizdeki oyunlarýmýzda bile askercilik oynardýk elimizde tahta parçalerý tüfek niyetine Mehmetciðimizi .. ( devamý )
Vatan'da,Vatanýn Evlatlarýda Saðolsun !!!
23 yýl önce Süleyman Aydýn þehit olduðunda, Sýddýk Küçükgöz dünyaya geleceði günü bekliyordu.
Sýddýk, Süleyman’ý hiç tanýmadan büyüdü, muhtemelen, adýný bile duymadý,
Yazýk ki Sýddýk ile Süleyman’ýn tek ortak yönü ikisininde kalleþ kurþunlarla þehit edilmesiydi.
Bir kuþak büyüdü,
pkk teröristlerinin þehit ettiði ilk askerimizden bugüne bir kuþak büyüdü,
Ogün henüz doðmamýþ olan çocuklar bugün þehit olup onlarýn yanýna uçtu,
Hiç birþey deðiþmedi mi bu ülkede ?
23 yýl önce Suriye’de ikamet eden kiþin Türkiye’ye taþýndý,
Saçlarýnda beyazlar arttý,
Koca göbeði biraz daha büyüdü;
Kolestrolü yükseldi, þekeri çýktý, gözü bozuldu,
Ama o günden bugüne evrimini tamamlayýp, insan olamadý,
23 yýl sonra muhtemelen o göbekli mahluk ölmüþ olur,
Ama bugün doðan bebeklerin 23 yýl sonra Süleyman’la Sýddýk’la ayný kaderi paylaþmayacaðýnýn garantisi yok;
Kaç kuþak daha daðlarda yitip gidecek bilen yok,
Ben 23 yýl öncesini hatýrlamýyorum;
Bugün geriye dönüp baktýðýmda Süleyman’ýn ilk olduðunu öðreniyorum,
23 yýl sonra bu yazýyý okuduðumda Sýddýk sondu demek istiyorum,
Maalesef son olmadýðýnýn, son olmayacaðýný biliyorum,
Bilmediðim ise bir kuþaðý daha yitirmemek için ne yapmam gerektiði ???
Vatan Saðolsun
Süleymanlarda, Sýddýklarda saðolup bu vatanýn güzelliðinde yaþasýn............
Ahmet TEZEL
09/10/2007
Okyanus Yürekli Dostlar...
Aðýr geldi sýr buluta. Saðanak saðanak döktü suyun tüm sýrlarýný.
Sonra göle gitti su. Ona anlattý derdini. Bu arada bulut suyun
sýrrýný yaðmur yapýp, dolu yapýp, kar yapýp savurduðu için, zaman
zaman taþýyordu göl ve çýkýyordu suyun sýrrý iyice açýða .
Sonra nehre verdi su sýrrýný. Nehir de aldý suyun sýrrýný çekti
gitti.
Dereye verdi. Dere biraz daha yavaþ olsa da nehirden, o da götürdü
suyun sýrrýný bir baþka bilinmeze…
Çaðlayanlar, þelaleler, akarsular… Hepsi kayboluyordu bir anda.
Sonra bir gün su takip etti dereyi. Dereye okyanusa kavuþunca fark
etti su, bütün sýrlarýnýn akarsularla, çaðlayanlarla,
ýrmaklarla…okyanusa taþýndýðýný.
Karar verdi su. Sýrrýný okyanusa verecekti. Öyle de yaptý zaten.
Tüm sýrlarýný okyanusa verdi. Artýk suyun sýrrýný okyanustan
baþkasý bilmiyordu. Ne taþtý okyanus, ne bir baþkasýna taþýdý
suyun sýrrýný, ne de kurudu….
Geçenlerde karþýlaþtýk suyla. Bir bardaktaydý. Suskundu.
Çok uðraþtým konuþturamadým.
Ben tam giderken ” Dur !” dedi su. Durdum!
” Okyanus yürekli dostlar bulmadan sakýn konuþma!
Taþýyamazlar, kaldýramazlar senin yükünü, canýný yakarlar,
utandýrýrlar….” dedi.
Çevrenizde hep "okyanus yürekli" dostlarýnýzýn olmasý dileðimle…..
Alýntý...
Favorilerine Ekleyenler
Hakkında Yapılan Yorumlar
Yazıyı Email Gönder














