« ÅŸifalı bitkiler
Herkes Maviye »


aksitabraxas

Gönderen: Editorya Tarihi: Oca 28, 2008
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars6 Stars7 Stars8 Stars9 Stars10 Stars (9 Değerlendirme, Ortalaması: 10 üzerinden 5 )

Verilen Yıldızların Toplamı: 45.
Oy kullanan ziyaretci sayısı: 9
Beğenilme Oranı % 50
SİZ HENÜZ OY VERMEDİNİZ !...
Loading ... Loading ...

aksitabraxas-blogcu-com.jpgAbraxas tarafından sahiplenilmiştir.
Hakkında : Kimya MühendisliÄŸi öğrencisi…
Açıklama : Kendimi anlattığım, sıkıldıkça yazdığım bir blog.Blogumda bazen bir şiir çıkar karşınıza, bazen bir deneme, bazen de güncel bir haber ama hepsi benim duyarlılığımın eseridir.
Rss : aksitabraxas.blogcu.com/rss…
Kategori : DiÄŸer
Etiketler : abraxas üniversite türkçe blograzzi İstanbul okul edebiyat Güncel siyaset kimya kimyasallar öZLEM veda blog kiÅŸisel blog sevgi Mezarlar bile küsmüş kadınca ölene!!! deneme ÅŸiir hikaye müzik resim hayat kısacası her ÅŸey…

Örnek Gönderi:
Abraxas Ne Demek ?
[…]
Åžimdi üstteki yazıları okuyup da sihirlere, büyülere inandığımı sanmayın.Abraxas öğretisi Yunanca kökenli sihirli sözlerle iliÅŸkili olarak geçer ve ilkel kabilelerde bugün bile rastlanan bir büyü ÅŸeytanının adı diye bilinir ama Abraxas’ın daha da zengin bir anlamı var.ÖrneÄŸin görevi tanrısal ile ÅŸeytansal arasında simgesel bir baÄŸlantı kurmak olan bir tanrının adı gibi düşünebiliriz.Bu cümleyi biraz daha açalım.Taptığımız bir tanrı varolmaya vardır ama bu tanrı, keyfi olarak ikiye bölünmüş dünyanın yalnızca bir yarısını temsil ediyordur(resmen kabul edilip yasaklanmamış dünyadır bu da). Ama iÅŸin doÄŸrusu bütün dünyayı baÅŸtacı etmektir.Dolayısıyla, ya aynı zamanda ÅŸeytan da olan bir tanrı olmalı, ya da tanrıya tapınmanın yanı sıra ÅŸeytana da tapınma ilkesi getirilmelidir.Yani, abraxas hem tanrısallığı, hem ÅŸeytansallığı kendisinde barındıran bir tanrıdır. Bu haliyle bana Tao’nun ‘yin ve yang’ını da hatırlatıyor aslında.

Hermann Hesse adında bir Alman yazar vardır.”Demian”isimli kitabını okuyanlar son paragrafı yazarken bu kitaptan fazlasıyla faydalanmış olduÄŸumu anlarlar.Okumayanlara gelince, onlara da kitabı okumalarını tavsiye ederim.yıllar önce tesadüfen elime aldığım Demian’ı beni Abraxas’la tanıştırdığı için çok özel bir yere koyarım.

DoÄŸrusu,’abraxas’ isimli bir tanrının olduÄŸuna inanmıyorum.Konu tanrı olunca birçok kiÅŸi yanlış anlayıp size söylemediÄŸi lafı bırakmaz.Başıma çok geldiÄŸinden fazlasıyla tecrübe kazandım ve artık gülüp geçiyorum ama %99 u müslüman olan bir ülkede diÄŸer kutsal dinler ‘Hristiyanlık’ ve ‘Yahudilik’e bile saygı gösterilmezken diÄŸer dinlerden ya da tanrılardan bahsetmenin çok da anlamı yok.

5 yıl önce ‘incil’i okuduktan sonra verdiÄŸim ilk tepki ” Hayatımda bu kadar saçma bir kitap okumamıştım.” demek olmuÅŸtu ama ne olursa olsun bunlara inanan insanlar var. Konu ‘abraxas’ın dışına taÅŸacak ama müslüman olup da Kur’an ı bir kez bile okumamış insanlar var. BahsettiÄŸim de kitabın tercümesi. Gerçekten anla-ya-mı-yorum, bir insan içinde ne yazdığını bilmediÄŸi bir kitaba nasıl inanır ve nasıl “Ben müslümanım!” der.Allah’ın iÅŸine karışmak gibi olmasın ama böyle müslüman olunmaz, varsın yılın bir ayı orucunuzu tutun, kurbanınızı kesin, 5 vakit namaz kılın, fitrenizi zekatınızı verin….Sadece bu da deÄŸil, sırf batı özentiliÄŸinden iseviliÄŸin ne olduÄŸunu bilmeyip de boynuna haç takanlar yok mu? Nefret bile edemiyorum.İncilin kaç bölümden oluÅŸtuÄŸunu ya da ne bileyim ‘masadaki’ dört kitabın seçilme öyküsünü dahi bilmeyip de , biraz da entellektüel görünmek uÄŸruna kimse kendini Hristiyan ilan etmesin.Dünyanın hiçbir yerinde yok bu mantık, olamaz da….Bir düşünsenize din uÄŸruna yapılan savaÅŸları… Eminim daha birçok savaÅŸa da sebep olacaktır (istemesek de). İnsanların ne uÄŸruna savaÅŸtıklarını bilmemeleri ne kadar vahim bir durum.

Bir söz vardır Lamenneis’in.”Bir ruhum var benim, olmadığını söyleyemezsin.Beni kesip açsanız, onu bulamazsınız.Buharlı makineyi de kesip açsanız, buharı bulamazsınız.İnanılır gibi deÄŸil ama, makineyi yürütüyor buhar.” demiÅŸtir, çok da güzel demiÅŸtir. Bana göre tanrı kavramı da aynı.Herkes için bir tanrı var ama herkesin tanrıyı algılayış biçimi farklı.Kimi Hallac-ı Mansur gibi “Ben Allah’ım!” diye çıkıp bağırmaya baÅŸlar ve sonunda da feci bir ölüm(?) kimi Nietzche gibi “Tanrı benim!” der ve bu görüşü onu ne alakadır anlamam ama ataist hatta ve hatta nihilist yapar, kimi müslümanım der, kimi hristiyanım, kimi museviyim, kimi budistim vs vs.. bu liste uzar gider; ama benim için hiçbirinin bir farkı yok. İnsan her yerde insan ne de olsa…[…]

Son Gönderiler


AbRaXas
ABRAXAS'IN DÜNYASINA HOŞ GELDİN!!!
Bir girdin mi dünyama bir daha çıkış yok, tüm kapılar kapalı ardına kadar. Ama korkma ne kelepçelerim var ellerine takacağım ne de prangalarım var ayakların için. Benim bir kalbim var, orada da herkese yer var fazlasıyla, anlayacağın oldukça büyük. Ben sıkıldıkça bir şeyler karalıyorum, aslında bir şeyler yazmak için sıkılmam da gerekmiyor. Evde herkes uyurken içim içimi yiyor adeta, uyuyamıyorum. Ev halkına ayıp olmasın diye yatağıma uzansam da dayanamayıp kalkıyorum. 2 de yatağa mı girdim, 3 de bilin ki kalkıp yazmaya başlamışımdır. Garip bir şahsiyetim ama olsun, alışırsın kolayca. Çok zorlamam seni, ama yok ben istemiyorum ne senin yazılarını, ne blogunu dersen o zaman da kaçışın yok bir yere. Kalbimde yine yerin olur ama hüzünler bölümünde ben kendimi yer dururum, yine gelmedi diye;
Neyse bu kadar duygusallık yeter bana.
İstiyorum ki herkes bir şeyler okusun, yazsın da şu cehaletimiz bir şekilde ortadan kalksın. Toplum olarak rahatlayalım artık. Sadece bloglar için değil sözüm, hiç durmadan bütün gün bloglarda gezinmenin de bir mantığı yok, sen de eline geçen her şeyi oku işte kardeşim! Arada da okuduklarını ya da yazdıklarını paylaş bizlerle.
Benim de genelde yazdığım şeyleri çıkarıp da birilerine gösterecek kadar cesaretli olduğum söylenemez ama sanal ortamda işler değişiyor.
Ben de o an içimden geçenleri ufak bir makine parçasına dolduruyorum...
Ufak mı dedim??? -Pardon... :)))
Bu 'ufak' makine parçası sayesinde blogcu da aksitabraxas linkine tıklayan herkes yazdıklarımı okuyabiliyor.
Sanırım bu şekilde kendimle ve yazılarımla ilgili olarak çok daha büyük bir iş yapmış oldum ve bunu düşünmek bile beni gerçekten mutlu etmeye yetiyor.
Umarım SEVGİLİ OKUYUCU, seni de mutlu edebilme maharetini gösterebilirim.Kendime başarılar dilerken, senin de blogumda iyi vakit geçirmeni dilerim; tekrar DÜNYAMA HOŞ GELDİN!!!!

Mutlu Yıllar!!!

Bir anda aklıma geldi, bugün benim kuzenim doÄŸumgünü. Kutlamadım valla, biraz önce bir baktım 9 Ekim yazıyordu."Anaaaa" diyerek bir tepki gösterdim, annemle babamın da evlilik yıldönümü laf aramızda. Zaten bu ekim ayı, nasıl bir aysa bir sürü tanıdığım bu ayda doÄŸmuÅŸ, niÅŸanlanmış, evlenmiÅŸ vs...
Mesela 14 Ekim benim ikizimin doÄŸumgünü. :p
Neyse kuzenim ÅŸimdi yurtdışında, daha gideli bir ay oldu, ama görüÅŸmeye vaktimiz olmamıştı. Aslında baÅŸka ÅŸeyler de oldu da artık geldiÄŸi zaman görüÅŸücez onunla. Zaten bizim aile toplu halde garipleÅŸti, herkese bir haller oldu, niyeyse artık anlamadım gitti. Oldum olası anlamamışımdır zaten. Bizim aile derken bahsettiÄŸim kısım annemlerin taraf oluyor... Pek haz etmem zaten annemin ailesinden ama benimsemiÅŸim herhalde bizim aile dediÄŸime göre...
Neyse babamların aile süperdir, laf ettirmem. Eden olursa da zaten karşısında beni bulur. Tepkim sert olur, çok sert olur.
Hatta bir keresinde aile meclisi olarak toplanmıştık, teyzemler bilmem neler falan... Anneannem bir laf etti herhalde, demediÄŸimi bırakmamıştım. Zaten hiç sevmem kendisini. Annem bile sevmiyor, sırf annemin annesi diye saygı duyuyorum da iÅŸte o zaman nasıl patladığıma ben de ÅŸaşırmıştım. Hararetli bir ÅŸekilde konuÅŸurken, sanırım biraz dedem üzerinden demogoji yaptım, bir süre sonra hepsi aÄŸlıyordu. Üstüne bir de "Yalandan aÄŸlamayın!"falan diye  bağırmıştım.
Zaten iÅŸe yarar bir insan varsa o da dedemdir, Allah rahmet eylesin hiç tanımadım kendisini. ÖldüÄŸünde 1.5 yaşımda bile deÄŸilmiÅŸim. Aradan geçmiÅŸ 20 yıl, hal&.. ( devamı )

Hayat Sana Uymuyorsa Sen Hayata Uy!

Nasıl yaptığımı bilmiyorum ama kendimi sınıftan baya bir soyutlamışım. Bugün bir arkadaÅŸ geldi de yanıma öyle olduÄŸumu falan söyledi.
Ben de dedim "O kadar belli oluyor mu?"... Çok belli olduÄŸunu söyledi.
Aman napayım valla gayet memnunum halimden. Her gün saçma sapan bir sürü insanla muhattap olacağıma hiç olmam daha iyi.
Ne kadar ikiyüzlü insanlar var ÅŸu hayatta bir türlü algılayamıyorum. Neyse ama hayat bana uymadıysa ben hayata uyarım artık, napalım.
Zaten bugün okula geç kaldım, ben de biraz saldım galiba bu sene, öyle görünüyor. Neyse toparlarım artık bir ÅŸekilde, çok da önemsemiyorum açıkçası.
Zaten dersler çok zor, hocalar son dakikaya kadar ders iÅŸliyor, haliyle çok sıkılıyorum. Bir de daha laboratuvar dersleri baÅŸlamadı. Asıl o zamanı merak ediyorum ben.
Bugün ders aralarında kahve, sıcak çikolata vs. vs. içe içe bir hal oldum.Ders sırasında da ÅŸeker meker yedim, masanın üstünü bir görseniz kendinizi Mamak çöplüÄŸünde falan sanırdınız.
Yalnız yazının başında bir arkadaÅŸ böyle böyle dedi dedim ya, aslında birkaç kiÅŸi o ÅŸekilde konuÅŸtu benimle, yazıyı yazdığım sırada fark ettim bunu. Milletin yanından ölü gibi hiç selam vermeden geçince herhalde farklı düÅŸündüler ama olsun önemli deÄŸil.Bir de yemeÄŸe gidiyoduk, bizim Gizem bir de Merveyle.Aslında Gizem Merve'nin arkadaşı da iÅŸte birlikte gittik, sonra Merve dife girmeyince biz Gizem'le girdik falan filan. İğrenç bir günd&.. ( devamı )

Önüm Arkam Sağım Solum Saklanmayan Ebe Sobeeeee

SerzeniÅŸe pek meraklı arkadaşım SerzeniÅŸ Meraklısı tarafından geçtiÄŸimiz pazartesi günü mimlenmiÅŸim. Ancak benim üç gün önce haberim oldu.
Konumuz bayram.Bayramın bize getirileri falan filan... Ben bu konuyla ilgili yazmayarak bir mim geleneÄŸini bozacağım. Çünkü bayram bitti malumunuz...
DüÅŸündüm taşındım, ne yazsam neden bahsetsem diye; aklıma bir doÄŸumgünü yazısı yazmak geldi... Laf aramızda tam olarak dokuz gün sonra doÄŸumgünüm olduÄŸundan ne yazmam gerektiÄŸi konusu üzerinde çok da düÅŸündüÄŸümü söyleyemem. DüÅŸündüklerim çok daha farklı ÅŸeylerdi. Mesela doÄŸumgünümde hediye olarak ne isterim falan gibi ÅŸeyleri düÅŸündüm. Aslında aklıma hiçbir ÅŸey gelmedi. Gerçekten vallahi hiçbir ÅŸeye ihtiyacım yok, sadece biraz daha huzur istiyorum. Umarım çok fazla ÅŸey istemiyorumdur.
Yazıya baÅŸlamadan önce bir sürü ÅŸey listelerim diye düÅŸünmüÅŸtüm. Zaten benim arkadaÅŸlarım da hiç anlamazlar bu blog iÅŸlerinden. Blog yazdığımı bilmeleri ama bloguma hiç girmediklerini de benim bilmemden dolayı rahat rahat yazarım demiÅŸtim kendi kendime, ne de olsa okuyan olmaz falan filan feÅŸmekan... :)
Bir ÅŸey istemediÄŸimi belirttiÄŸim için yazıyı boÅŸuboÅŸuna uzatmanın bir alemi yok, bir an önce mimleme iÅŸlemine devam etmek istiyorum. Kasyaların kasyası Åžehr-i Kasya'yı mimliyorum.
İyi mimlemeler. :))

Abraxas...
05.10.2008
.. ( devamı )

Yalnız Kalmak İstemiyorum!

<center>

Yalnızlığı sevmiyorum
Beni kendimle baş başa bırakan
Bazen de karanlığa hapseden
Yalnızlığı
Sev-mi-yo-rum!
Çevremde sesler olsun,
Görüntüler olsun...
Varsın kalabalıklar içinde yalnız kalayım.
Ama asla tek deÄŸil...
Yaşadığını hissetmek ister her insan,
Ben gibi...
Sesler olsun,
Görüntüler olsun.
Derin düÅŸüncelere dalayım,
Kalabalık olsun,
İnsan olsun.
Karanlık olmasın...
Gözü açık olsun insanın
Korku dolar aksi halde yürek,
Beyin...

Abraxas...
02.10.2008 </center>
.. ( devamı )

Ben Hiç Şeker Toplamadım!!!

<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.yeniatlas.com/img/seker1.jpg"><img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px;" src="http://www.yeniatlas.com/img/seker1.jpg" border="0" alt="" /></a>Normalde ÅŸekerle çikolatayla hiç aram yoktur, diyebilirim. Çevremdeki insanlar bu konuda bana zombiymiÅŸim gibi bakıyorlar."Çikolata yenmez mi ya inanamıyorum sana!", "Ay ben hemen gidip bir çikolata almalıyım, isteyen var mı?" ya da "Åžeker yer misin kuzum?" gibi cümlelerle sıkça karşılaşıyorum. Hatta hergün birkaç kere bu tarz konuÅŸmaların odak noktasında bulunabiliyorum. Bazen kendimi tutamayıp "Nasıl yiyorsunuz ya böyle sürekli?" diye büyük bir ÅŸaÅŸkınlık içerisinde sorumu yöneltiyorum.ZombiymiÅŸim gibi bakıyorlar diye boÅŸuna demedim herhalde, "Sen sus bir kere, çay bile içmiyorsun" diyerek anında susturuyorlar beni. Daha doÄŸrusu söyleyecek bir laf bulsam susmam ama söyleyecek pek bir ÅŸey yok. Tepki verdiÄŸimde "Åžu çay da nasıl içilir ki!" falan gibi ablak cümleler kuruyorum. Herneyse ÅŸeker çikolata olayına dönelim. Åžeker yine bir nebze kabul edilebilir bir ÅŸey ama bir adet çikolatalı gofreti, dikkat edin gofret diyorum, bile bitirem. İlginç olsa gerek,zira Ramazan bayramında ya da nam-ı diÄŸer 'ÅŸeker' bayramlarında kendimden geçmiÅŸ bir ÅŸekilde çikolata ve ÅŸeker yemeye baÅŸlıyorum. Bunun sırrını henüz çözebilmiÅŸ deÄŸilim ama herhalde bayramda ortama ayak uyduruyorum. Çocuklar falan ÅŸeker topluyorlar ya, onlara ÅŸekerlerini verdikten sonra önemli bir görevi yerine getirmiÅŸ birisinin edasıyla bir ÅŸekeri mideye indiriyorum. Afiyetle, zevkle ve de neÅŸeyle... Küçükken -bir zamanlar ben de küçüktüm :p- bayramlarda kardeÅŸlerim de dahil olmak ü.. ( devamı )

Ankara Yolcusu Kalmasın!!!

Uyanır uyanmaz bilgisayar başına geçtim diyebilirim aslında öncelikle TNT'de Monk'u izledim, birazdan da Lost baÅŸlayacak...Hazır reklamlar varken yazayım dedim.Ankara'ya geldim bu sabah saat 06.30 gibi...Ne kadar özlemiÅŸim, neredeyse 1yıl oldu gelmeyeli. (Sanırım olmuÅŸtur o kadar, çünkü en son ne zaman geldiÄŸimi hatırlamıyorum...) AÅžTİ'de indikten hemen sonra Ankaray'a geçiÅŸ yaptım.İki adet öÄŸrenci bileti alayım dedim...İki öÄŸrenci bileti dedim..."Adam da pasonuz var mı?" dedi.Ben de "1sn lütfen!"diyerekten çantamda paso avına çıktım.Hem öÄŸrenci kimliÄŸimi hem de İstanbul BüyükÅŸehir Belediyesi'nin bana vermiÅŸ olduÄŸu pasomu çıkarıp adamın gözüne gözüne soktum. Her neyse adam "Bu pasolar burada geçmez." dedi...Sanırım öÄŸrenci kartı alabilmek için sadece Ankara'da okumak gerekiyor, İstanbul ya da herhangi bir ÅŸehirde okuyan öÄŸrenci, öÄŸrenci sınıfına sokulmuyor, ilginç, çirkin, abes...Åžaşırdığımı söyleyemem, zira her türlü ÅŸeyi beklerim ABB'den, diye düÅŸünerek tam bilet aldım. Bak bak bak... Gelir gelmez bir uyuzluk oluÅŸtu içimde, zaten oldum olası sevmemiÅŸimdir Ankara'nın insanını...Adamın ne suçu var diyeceksiniz, haklısınız ne diyeyim... Kurunun yanında yaÅŸ da...
Herneyse ankaray'dan Kızılay'a kadar gittim ve sonrasında metroya geçiÅŸ yaptım...Metronun yerin üstüne çıktığı bölümlerde tam olarak huzur buldum diyebilirim... Sessiz, sakin...Büyük binalar yok, yer yer aÄŸaçlar falan var.Ankara'da da aÄŸaç mı var?, diyeceksiniz bu noktada da, varmış cidden az da olsa..Metroda da kimse yoktu neredeyse, birkaç kiÅŸi ve ben...
Metrodan .. ( devamı )

EÅŸleÅŸtiklerim...


&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;lt;!--
/* Style Definitions */
p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal
{mso-style-parent:"";
margin:0cm;
margin-bottom:.0001pt;
mso-pagination:widow-orphan;
font-size:12.0pt;
font-family:"Times New Roman";
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";}
@page Section1
{size:595.3pt 841.9pt;
margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;
mso-header-margin:35.4pt;
mso-footer-margin:35.4pt;
mso-paper-source:0;}
div.Section1
{page:Section1;}
--&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;gt;

Ebe-Sobe...


&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;lt;!--
/* Font Definitions */
@font-face
{font-family:Wingdings;
panose-1:5 0 0 0 0 0 0 0 0 0;
mso-font-charset:2;
mso-generic-font-family:auto;
mso-font-pitch:variable;
mso-font-signature:0 268435456 0 0 -2147483648 0;}
/* Style Definitions */
p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal
{mso-style-parent:"";
margin:0cm;
margin-bottom:.0001pt;
mso-pagination:widow-orphan;
font-size:12.0pt;
font-family:"Times New Roman";
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";}
@page Section1
{size:612.0pt 792.0pt;
margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;
mso-header-margin:35.4pt;
mso-footer-margin:35.4pt;
mso-paper-source:0;}
div.Section1
{page:Section1;}
--&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;gt;

Biriktirdim, Doldum, Taştım...

<!--
/* Style Definitions */
p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal
{mso-style-parent:"";
margin:0cm;
margin-bottom:.0001pt;
mso-pagination:widow-orphan;
font-size:12.0pt;
font-family:"Times New Roman";
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";}
@page Section1
{size:612.0pt 792.0pt;
margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;
mso-header-margin:35.4pt;
mso-footer-margin:35.4pt;
mso-paper-source:0;}
div.Section1
{page:Section1;}
-->

Okul Yolu Düz Gider lalalalalalala...

&amp;amp;amp;lt;!--
/* Font Definitions */
@font-face
{font-family:Wingdings;
panose-1:5 0 0 0 0 0 0 0 0 0;
mso-font-charset:2;
mso-generic-font-family:auto;
mso-font-pitch:variable;
mso-font-signature:0 268435456 0 0 -2147483648 0;}
/* Style Definitions */
p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal
{mso-style-parent:"";
margin:0cm;
margin-bottom:.0001pt;
mso-pagination:widow-orphan;
font-size:12.0pt;
font-family:"Times New Roman";
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";}
@page Section1
{size:595.3pt 841.9pt;
margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;
mso-header-margin:35.4pt;
mso-footer-margin:35.4pt;
mso-paper-source:0;}
div.Section1
{page:Section1;}
--&amp;amp;amp;gt;.. ( devamı )

Yağmur Yağsa Uykum Kaçsa...


&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;lt;!--
/* Style Definitions */
p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal
{mso-style-parent:"";
margin:0cm;
margin-bottom:.0001pt;
mso-pagination:widow-orphan;
font-size:12.0pt;
font-family:"Times New Roman";
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";}
@page Section1
{size:595.3pt 841.9pt;
margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;
mso-header-margin:35.4pt;
mso-footer-margin:35.4pt;
mso-paper-source:0;}
div.Section1
{page:Section1;}
--&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;gt;

Çünkü Onlar Benim Arkadaşlarım...


Bu aralar sıkıntılıyım, çok büyük geliÅŸmeler olmadı hayatımda.Sıradan olaylar ama canımı acıtıyor ne olursa olsun... Åžimdiki problem, arkadaÅŸlarım. Herkese bir haller oldu, olmuÅŸtu zaten ama bu denli derinleÅŸeceÄŸi... Okulların açılmasıyla her ÅŸey daha da netleÅŸti. ArkadaÅŸlıklar, zevkler, renkler...Her ÅŸey nasıl deÄŸiÅŸebilir bu kadar çabuk ya da insan nasıl olur da böylesine kandırabilir kendisini, çevresindekileri... Sorunun benimle alakası yok. Altı kiÅŸilik bir grup bizimkisi, bu sayı zaman zaman yedi kiÅŸiye de çıkabiliyor. Sayısından ziyade karakterler önemli, deÄŸerli benim için. Herkes kendisine en yakın olanla daha iyi arkadaÅŸ olur, bizde de durum pek farklı sayılmaz. Yine de hep beraber yer, içer, çalışır, konuÅŸur, dertleÅŸir ve sonuç olarak bir ÅŸeyler paylaşırdık... Bir ÅŸey bilinmeliyse eÄŸer, bunu bu altı kiÅŸinin tamamı bilmeliydi... Asla eksik olamazdı... Sorun gruptan bir kiÅŸiyle ilgiliyse de durum aynen geçerliydi.Zaten biz birbirimizi de sıkça eleÅŸtirir, zaman zaman afralar tafralar yapar, birbirimizle dalga geçer ancak tüm bunlara raÄŸmen aramızda bir soÄŸukluk ya da alınganlık olmazdı.Åžimdi grupta dağılmalar, kırgınlıklar baÅŸladı. Aslında kırgınlık boyutu çoktan aşıldı. Birbirimizin yüzüne dahi bakmaya tahammül edemeyeceÄŸimiz bir noktaya geldik..ÅžaÅŸkınlık içerisindeyim. BaÅŸta da belirttiÄŸim gibi olayın benimle alakası yok; ancak etkileniyorum. Kime güveneceÄŸimi, kime inanacağımı bilemez durumdayım... Ne oldu, ne bitti; inanın bu merak içimi kemiriyor. Ancak bunu sormaya cesaret bile edemiyorum. Bugün biraz konuÅŸma fırsatı bulduk, bu sefer dört kiÅŸi vardı...Sanırım kızlar ve erkekler olarak iki gruba.. ( devamı )

Lütfen Arama...

&lt;!--
/* Style Definitions */
p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal
{mso-style-parent:"";
margin:0cm;
margin-bottom:.0001pt;
mso-pagination:widow-orphan;
font-size:12.0pt;
font-family:"Times New Roman";
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";}
@page Section1
{size:595.3pt 841.9pt;
margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;
mso-header-margin:35.4pt;
mso-footer-margin:35.4pt;
mso-paper-source:0;}
div.Section1
{page:Section1;}
--&gt;

Mısır'ın Dördüncü Piramiti


&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;lt;!--
/* Font Definitions */
@font-face
{font-family:Wingdings;
panose-1:5 0 0 0 0 0 0 0 0 0;
mso-font-charset:2;
mso-generic-font-family:auto;
mso-font-pitch:variable;
mso-font-signature:0 268435456 0 0 -2147483648 0;}
/* Style Definitions */
p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal
{mso-style-parent:"";
margin:0cm;
margin-bottom:.0001pt;
mso-pagination:widow-orphan;
font-size:12.0pt;
font-family:"Times New Roman";
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";}
h3
{mso-margin-top-alt:auto;
margin-right:0cm;
mso-margin-bottom-alt:auto;
margin-left:0cm;
mso-pagination:widow-orphan;
mso-outline-level:3;
font-size:13.5pt;
font-family:"Times New Roman";
.. ( devamı )

İnsanım, İnsansın, İnsan

BEN KİMİM????

İnsan olmak garip, insan olmak güzel ve bir o kadar dehÅŸet verici. İnsan sakin, insan durgun, suskun.Hiddetli, ÅŸiddetli, gürültülü patırtılı...Aciz; aynı zamanda güçlü, kuvvetli.DüÅŸünceli düÅŸüncesiz, akıllı ve akılsız...

İnsan bu, garip. Ne yaptığını, ne yapacağını tahmin etmek güç, bazen imkansız. Kırar döker, duyarsızdır. Duygusaldır, acı çeker, aÄŸlar;  yeri gelir güler gözlerini de gülüÅŸüne ortak ederek, şımarıktır, söz dinlemez, patavatsızdır... İnsan  bir hoÅŸtur,  tanımak zordur onu, anlamak  zordur.  Ömür yetmez,  derdi bitmez.  Çatık kaÅŸlıdır, dedikoducudur. Güvenilmez, inanılmaz bir yaratıktır. İnsan bebektir, çocuktur, gençtir, yaÅŸlıdır; hem annedir hem baba; bazen büyükanne bazen dede... İnsan hepsi olur bazen, sorumludur, bir o kadar da sorunludur. GiriÅŸkendir ve tembeldir. Sinir stres sahibidir. Yorgun, kırgın, dargın, sevimsiz, ne olduÄŸu belirsiz bir ÅŸeydir insan. Kimseyi sevmez, iÅŸkencecidir. Sözlerine güven olmaz, korkaktır, korkutucudur, istismarcıdır, sapıktır, adaletsizdir, günahkardır, masumdur, inatçıdır, kibirlidir, sevimlidir, sıkıcıdır, araÅŸtırmacıdır, meraklıdır... Ayyyy yoruldum vallahi yazarken, 'insan' dedik ya sonu gelmez yazıların, kelimelerin. Özellikler sıralanır ardı ardına fakat önemli olan bu özelliklerden ziyade bizim bu özelliklerin ne tarafında olduÄŸumuz... İyi miyiz, kötü mü?

Yaşama İnat Yaşamayı Bilmeli...

İlkokula gittiÄŸim yılları hatırlıyorum, tatiller uzun gelirdi, arkadaÅŸlar özlenirdi ve en nihayetinde okulun açılması dört gözle beklenirdi. O günleri özlüyorum ÅŸimdi.DeÄŸiÅŸen sadece zaman deÄŸil belliki, bizlerde kapıldık zamanın su gibi akıp giden karmaÅŸasına, sürükleniyoruz geleceÄŸe.Gelecekte ne olacağıysa meçhul, meçhule gidiyoruz hep birlikte...
İstemsiz olarak düÅŸünüyorum geleceÄŸi. Aslında geleceÄŸi düÅŸünmek bana çok garip geliyor, hatta bir miktar komik bile diyebilirim. Sebebini bilmiyorum ama hakkında hiçbir ÅŸey bilmediÄŸimiz bir ÅŸeyi merak etmek çok cazip olduÄŸundan olsa gerek kendimizi geleceÄŸi düÅŸünmeye odaklıyoruz.Ya da geçmiÅŸimizden sıyrılamıyoruz, bunun geçmiÅŸimizi çok iyi bildiÄŸimizle alakası olduÄŸunu düÅŸünmüyorum zira geçmiÅŸimizi de bilmiyoruz biz. Peki ÅŸu anı neden hiçkimse düÅŸünmüyor. Oysaki hayat geçmiÅŸten ve gelecekten ibaret deÄŸil, hayatımızda yaÅŸadığımız anlarımız var. Anlarımız hem geleceÄŸimiz hem de geçmiÅŸimiz ama anlaşılan bizler ne geçmiÅŸimizde yaÅŸamayı biliyoruz ne de geleceÄŸimizde. Bizler anımızı yaÅŸamayı bilmiyoruz; kısacası yaÅŸamayı. Bizler sadece vakit geçiriyoruz dünyada, hepimiz vaktimizin gelmesini bekliyoruz. Sürekli keÅŸkeler koyuyoruz önümüze, geçmiÅŸe ve geleceÄŸe dair.Hayatımız onlara göre sürüp gidiyor, farkına bile varmıyoruz.Hayatımızı yönetmeyi bilmiyoruz. Sadece kendi iyiliÄŸimiz, kendi huzurumuz için insanları kullanıyoruz ama biz mutlu olmasını da bilmiyoruz ki. İnsanları kırıyoruz, dövüyoruz, öldürüyoruz; .. ( devamı )

Kültür Mirasımız İçin...

Biliyorsunuz, geçtiÄŸimiz günlerde Marmaray Projesi Kapsamında HaydarpaÅŸa Garı da dahil tarihi eser niteliÄŸindeki birçok binanın ve tesisin yıkılacağı haberi gündeme geldi. Tartışmasız çok yanlış bir karar. Ancak gelin bunu yanlış karar alanlara anlatın, anlatalım...2007 yılında HaydarpaÅŸa-Gebze ve Sirkeci-Halkalı arası demiryolu hattı ve çevresindeki varlıkların "demiryolu endüstri mirası" olarak koruma altına alınması için BTS, Mimarlar Odası ve ICOMOS olarak İstanbul Tabiat ve Kültür varlıklarını Koruma Kurullarına baÅŸvuru yapılmış, ancak baÅŸvururunun üzerinden bir yıl geçmesine raÄŸmen sonuç alınamamış. Bunun üzerine Demiryolcu AyÅŸen Dönmez, Demiryolcu Ruhen Çelebi, Demiryolcu Tugay Kartal, Yüksek Mühendis Mimar Mücella Yapıcı ve FotoÄŸrafçı Tayfun Duran'ın hazırlamış oldukları Kent ve Demiryolu adlı sitede, Kültür ve Endüstri Mirasımız HaydarpaÅŸa ve Sirkeci Garları ile HaydarpaÅŸa-Gebze, Sirkeci-Halkalı banliyö hatları için Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne, İstanbul Tabiat ve Kültür Varlıkları Koruma Kuruluna, UNESCO'ya, Kültür Bakanlığı'na, İstanbul Büyük Åžehir Belediye BaÅŸkanlığı'na, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları'na ve DLH'ye gönderilmek üzere bir imza kampanyası baÅŸlatıldı. Ben de bu önemli tarihi mekanın kullanılamaz hale getirilmesine karşı olduÄŸumdan imza kampanyasına katıldım.

Bayramımız Kutlu Olsun...

Farkındaydı kliÅŸeleÅŸmiÅŸ laflarının ve artık istercesine o da artık zamanda yolculuÄŸu 'keÅŸke' demeye baÅŸladı, 'keÅŸke 90 yıl önce yaÅŸasaydım.' .Oysa keÅŸke-yle baÅŸlayan cümleleri sevmezdi, boÅŸ ve anlamsız olarak nitelendirirdi. Artık kaçmaya baÅŸlamıştı herkesten, her ÅŸeyden... Bugün keÅŸke diyordu, keÅŸke Atamı tanıyabilseydim, onu bir kere olsun görebilseydim... BuÄŸulanıyordu gözleri o anda...  Onu tanımak, bir kere de olsa görebilmek... Ne büyük gurur, ne büyük bir ödüldü. Ona acı veren ÅŸeylerden kurtulabilmek için, belki de kurtulacağını sandığı için istiyordu, hayal ediyordu durmaksızın, boÅŸ bir hayal belki ama adı hayaldi iÅŸte...İşin içinden çıkamayınca kederleniyor ve açıyordu eskimiÅŸ bir plağı son ses... Plak döndükçe 'keÅŸke' diyordu, keÅŸke bu sesin sahibini tanıyabilseydim, keÅŸke onu bir kere görebilseydim... Neler verilmezdiki bu ses için, tarifi olmayan, emsalsiz, büyüleyici bu sesi canlı dinleyebilmek için. Åžarkı çalmaya devam ededursun, bizimki derin düÅŸünceleriyle baÅŸbaÅŸaydı...
Bazı insanlar gerçekten 'ÅŸanslı' doÄŸarlar... Atatürk'ü tanıyanlar -onu sevmeseler bile- gerçekten çok ÅŸanslılar... Bu gururu tatmak herkese nasip olmadı, ona da olmamıştı... Ders kitaplarından, belgesellerden vs. tanımaya çalışmıştı onu.  Gerçek bir Atatürkçü, gerçek bir vatanseverdi... Gözleri halâ dolu doluydu,  elinde gazetesi  ÅŸehitlerimizin haberlerini okuyordu... Birkaç cümle yazılıydı... Hepsinden geriye kalan yalnızca birka.. ( devamı )

Sansüre Sansür

Anayasa Mahkemesi'nin saçma sapan kararıyla kapatılan youtube, dailymotion gibi sitelerin kapatılmasını protesto etmek amacıyla ben de blogumu birkaç günlüÄŸüne kapatmıştım, sansüre sansür adı altında... Birkaç gün dedim deÄŸil mi, emin olun çok zor geçti... Neredeyse siteyi kapattığım gün tekrar açacaktım, çok zor dayandım. Yakında engellenmeyen site kalmazsa ÅŸaşırmamak gerekiyor zaten. Aslında çok komik deÄŸil mi, herkes fikrini açıkça söyleyebilmeli diyenlerin, demokrasi diye diye ona buna -hatta Atatürk'e, ülkemize- söylemediÄŸini bırakmayanların böyle bir karar alması... Yanlış anlaşılmasın sözüm Anayasa Mahkemesine deÄŸil, anlayan anladı zaten ya neyse... Güya laik, demokratik bir ülkede yaşıyoruz. Bütün bunlar artık sadece sözde kaldı bana kalırsa. İnsanları artık anlamakta güçlük çekiyorum. Bir anda kendinden baÅŸka kimseyi düÅŸünmeyen ve hatta kendini bile düÅŸünmeyen, neyin ne olduÄŸunu sormayan, sorgulamayan, para için yaÅŸayan, tarihinden bir haber, dilinden bir haber, özenti mi özenti, cahil, saçma sapan bir toplum olup çıkıverdik. Bu yazıyı okuyanlar bile ÅŸuan bana kızıyor olabilirler ama bu böyle ve bu bir gerçek kim ne derse desin.
Böyle cahil bir toplum olmaya devam ettiÄŸimiz sürece 100. yılını yaÅŸayamayan bir ülke olacağız, çok yazık. Çok düÅŸündürücü, utandırıcı... İn.. ( devamı )

Tükenmişliğimle Birlikteyim, Batıyoruz...



yoruluyorum,

çok yoruluyorum artık...
elimde deÄŸil,
sözüm geçmiyor ruhuma,
zihnime...
sinirlerim alt üst olmuÅŸ,
dinlemiyor beni,
karşı çıkıyor her daim.
acı çekiyorum,
bunun çaresi beni benden kurtarmak,
bunun çaresi ben...
ben başaramıyorum, kurtulamıyorum...
çırpınıyorum derin sularda,
kimse yok, suya atlayıp da beni kurtaracak...

Favorilerine Ekleyenler

Hakkında Yapılan Yorumlar


Kategori başlığı diğer olarak kaydedilmiştir.
Yazıyı Email Gönder Yazıyı Email Gönder
Bu Blog Hakkında Yorum Yaz

Yorum