Bahtsız Juliyet
Gönderen: admin Tarihi: Kas 17, 2008
Bahtsız Juliyet tarafından sahiplenilmiştir.
Açıklama : Merhabalar Ey İnsan Yavruları:) Günlük hayatta bir çok insan yavrusu inanılmaz zorluklarla karşılaşıyor ve inanın bana nerdeyse her insan yavrusu bundan dolayı mutsuz olabilmektedir. Bendeniz de bu zorukların farkında olan bir birey olarak, günlük hayatımda yaşadığım maceraları biraz( biraz çok) abartarak, beni okuyanların yüzlerinde ufacık bir tebessüm oluşturmak istiyorum:)))))) Şans eseri beni bulan ve okuyan, ve okumaya devam edenlere çok teşekkür ediyoruz, herkese bol baht diliyorum…
Rss : bahtsizjuliyet.blogspot.com
Kategori : Eğlence
Etiketler : tombik aile iç ses gerzek manyak salak aç şişko iyi kalpli ölen salak manita doktora antropoloji rejim yemek gurur iş alışveriş moda Kadın aşk günlük yaşam eğlence internet
Son Gönderileri
Abartılar Dünyası
Bahtsız Juliyet'in Seyir defterinde gündelik hayatta yaşanılanlar bazen, hatta çoğu zaman biraz hatta biraz çok abartılarak ölümsüzleştiriliyor:)
Güney Korede En Çok Aranan Kelimeler?
Buradan da anladığınız gibi Korede en çok aranan ikinci kelime Türkiye.
Korea - Top Gaining Queries: June 2008
1. 미국쇠고기
(US beef in south korea)
2. 터키
(turkey)
3. 수질오염
(water pollution)
4. 정다연
(health trainer)
5. 전화불통
(cut off phones)
6. 유재석 나경은 결혼
(wedding of comedian & news announcer)
7. 독일
(German)
8. 안철수연구소
(Ahnlab)
9. 강혜정
(Korean actress)
10. 집값
(housing prices)
11. 정선희 사퇴
(voluntary resignation of comedian Sunhee Jung)
12. 촛불문화제
(Korean candle demonstration against US beef)
13. 박사모
(party to support the member of the national assembly)
14. 세종대왕
(King Sejong the Great)
15. 이라크
(Iraq)
Türkiye'nin Yeni Savunma Sanayii Ortağı: Güney Kore:
Güney Kore Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Song Young-Moo gelecek hafta Türkiye’yi ziyaret edecek. Song’un İspanya, Türkiye ve İtalya Deniz Kuvvetleri Komutanlıklarının davetleri üzerine planlanan Avrupa gezisi kapsamında gerçekleştirilecek olan bu ziyareti ile savunma sanayii alanında ikili işbirliğinin geliştirilmesi hedefleniyor. Song’un gezisi, sahip olduğu gelişmiş savunma teknolojileri için yeni yurtdışı pazarları arayışında olan Güney Kore için büyük önem taşıyor. Güney Kore basını da Song’un, son dönemde savunma teknolojisi ürünleri açısından Güney Kore’nin en büyük müşterisi konumuna gelen Türkiye’ye yapacağı bu ziyarete büyük ilgi gösteriyor. Genel kanı, Güney Kore’nin tanıtımı ve savunma sanayii alanında daha büyük atılımlar gerçekleştirebilmesi bağlamında Türkiye’nin büyük rol oynayacağı yönünde.
Uzun süredir ABD ve Almanya ile yakın işbirliği içerisinde olan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, son zamanlarda alternatif ortak arayışı içinde olduğu ve bu çerçevede Güney Kore ile yakınlaşmaya başladığı gözleniyor. Savunma ile ilgili kararların salt ekonomik etkenlerden ziyade diplomatik ve stratejik unsurlara da bağlı olduğu düşünüldüğünde, Türkiye’nin büyük savunma projelerinde ortak olarak Güney Kore’yi seçmesi birçok açıdan avantajlı görünüyor. Öncellikle, her iki ülkenin ABD ve NATO standartlarına göre uyarlanmış askerî sistemlere sahip olmaları, ikili işbirliği ve entegrasyon aşamasında teknik açıdan büyük kolaylık sağlıyor. Fakat Türkiye’nin Güney Kore ile işbirliğini daha da geliştirmek istemesinin ardındaki temel etkenin, 1950 Kore Savaşı’ndan itibaren iki ülke arasında devam eden olumlu ilişkiler olduğu düşünülüyor. Yakın tarihin sayfalarında yer alan ve Seul’da “Türkler Anıtı”nın, yapılması ile devam eden gelişmelerin, birbirine karşı oldukça sıcak duygular besleyen iki ülke arasındaki ilişkilerin olumlu bir şekilde seyretmesine katkı sağladığını ve bu durumun askerî alandaki işbirliği bakımından da özel öneme sahip olduğunu söyleyebiliriz. Diğer taraftan, Türkiye’nin son dönemde Kuzey Irak konusunda ABD ile yaşadığı tedirginliğin de bu bağlamda etkili olduğu düşünülebilir. Gelişmiş savunma teknolojileri için yurtdışı pazarı arayışında olan ve fiyat açısından diğer ülkelere göre bazı avantajlar sunan Güney Kore’nin, savunma sanayi alanında ABD’ye bağımlılığını azaltma çabasında olan Türkiye için olası uygun ortaklar arasında yer alabileceği yönünde yorumlar yapılıyor.
Türkiye ve Güney Kore arasında savunma sanayi alanında işbirliği açısından, 2001 yılında imzalanan top ve ateş destek sistemi projesi ile ilgili anlaşma önemli bir kilometre tası olmuştu. Samsung Techwin şirketi tarafından tasarlanan K-9 Fırtına kod adlı Howitzer sisteminin Türkiye’de üretilmesini ve bununla ilgili teknolojilerin kısmen transferini içeren yaklaşık 1 milyar dolarlık bu anlaşma sonrasında, savunma sanayii alanındaki ikili işbirliği ivme kazanmıştı. Özellikle Güney Kore Savunma Bakanı Kim Jang-soo’nun 7 Mart 2007 tarihinde gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretinin ardından iki ülke arasında imzalanan çeşitli anlaşmaların, Türkiye-Güney Kore ilişkisine belirli düzeyde bir ‘stratejik ortaklık’ niteliği kazandırabileceği ifade ediliyor.
2007 yılı içerisinde iki önemli savunma anlaşması imzalanmıştı. Temmuz ayında imzalanan anlaşma kapsamında Güney Kore ile Türkiye Ana Muharebe Tankı Üretim Projesini ortaklaşa gerçekleştirme konusunda mutabakat sağladılar. ‘Dijital Tank’ olarak da tanınan ve su altında faaliyet gösterebilme, ‘otomatik tekrar doldurma’ gibi teknolojik özelliklere sahip ‘‘ XK-2 Kara Panter’’ in Türkiye’ye satışı ve bu ülkede üretimi ile ilgili anlaşmanın mali portresi ise yaklaşık 100 milyon dolar. Ayrıca Ağustos ayında varılan bir anlaşma ile Türkiye’nin yeni nesil temel eğitim uçağı ihtiyacının da kısmen Güney Kore tarafından karşılanması kararlaştırıldı. Güney Kore Havacılık ve Uzay Sanayii (KAI) ile Türkiye Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) arasında imzalanan ve yaklaşık 450 milyon dolar değerindeki başka bir anlaşmaya göre, 2013 yılına kadar 55 adet ‘KT-1 Ungbi eğitim uçağı’ Türkiye’ye teslim edilecek. İhale sürecini Raytheon (Amerika) gibi güçlü rakiplerinin önünde tamamlayan KAI’nin, uçakların üretimi sırasında TAİ gibi Türk firmaları ile birlikte çalışacağı ve teknoloji transferinin bu şekilde gerçekleştirileceği bildiriliyor. 7 Kasım 2007 tarihinde Türkiye’den ASELSAN ve Güney Kore’den KAI arasında imzalanan işbirliği anlaşması ile savunma sanayii alanındaki ikili işbirliği daha da güçlendirilmiş bulunuyor. Bu anlaşma, ‘Ataletsel Seyrüsefer Sistemi’ dahil olmak üzere, ASELSAN tarafından üretilen birçok savunma bilgi sisteminin KAI’nin ürettiği uçaklara entegre edilmesini öngörüyor. Güney Kore-Türkiye işbirliğinin, Türk Deniz Kuvvetleri’nin Ana Çıkarma ve Helikopter Gemisi (LPD) üretimi projesi ve çeşitli kısa menzilli uçaksavar füze sistemleri projeleri kapsamında da sürdürülmesi bekleniyor.
Güney Kore Hükümeti, Türkiye ile nükleer enerji alanında da işbirliği yapmak istediğini ifade ediyor. 2005 yılında Türkiye’yi Güney Kore Dışişleri ve Ticaret Bakanı sıfatıyla ziyaret etmiş olan BM genel sekreteri Ban Ki Moon, o tarihte Zaman gazetesi ile yaptığı bir röportaj sırasında, “yeni nesil tankların ortak üretimi, uçak simülatörlerinin ithali ve Türk Hava Kuvvetleri için eğitim uçağı satışı” konularına değinmiş, Türkiye ve Güney Kore hükümetlerinin nükleer santral kurma konularında da işbirliği yapabileceklerini ifade etmişti. Halen 18 adet nükleer reaktöre sahip olan Güney Kore, Türkiye’de nükleer araştırma reaktörleri kurma konusunda teknolojik yardımda bulunmak isteğini resmî ağızlardan sürekli olarak ifade ediyor.
Türkiye, Güney Kore’nin savunma sanayii ve teknolojileri tarihinde oldukça önemli bir ülke konumunda. Örneğin, Türkiye, Güney Kore Savunma Geliştirme Ajansı (ADD) ve Hyundai Motor Grubu bünyesindeki savunma şirketi Rotem’in 12 yıl süren araştırmalar sonucu geliştirdiği XK-2 ana muharebe tankının ilk müşterisi. Silah anlaşmaları ve seçimi konusunda son derece titiz davranan bir ülke olarak tanınan Türkiye ile yapılan bu anlaşmalar, Güney Kore medyası tarafından Güney Kore Savunma Sanayii’nin geleceği için önemli bir “yeşil ışık” olarak değerlendiriliyor. Güney Kore tarihindeki en büyük iki silah anlaşmasının her ikisinin de Türkiye ile yapılmış olmasına özellikle dikkat çekiliyor. 2001 yılında imzalanan 1 milyar dolarlık K-9 top sistemi anlaşmasının ardından 2007 yılı içerisinde arka arkaya imzalanan anlaşmalar, Güney Kore savunma teknolojisinin kendisini tüm dünyaya tanıtması için çok büyük bir fırsat olarak değerlendiriliyor.
Güney Kore’nin 2006 yılında 250 milyon dolara ulaşan savunma sanayi ürünleri ihracat rakamları, 2007 yılında yüzde 36 oranında artış gösterdi. Askerî gemilerinde, dünyada sadece 5 ülkenin sahip olduğu Aegis teknolojisini kullanan Güney Kore, geliştirdiği savunma teknolojilerinin ihracatını arttırmayı hedefliyor. Örneğin, yine KAI ve ABD havacılık ve savunma şirketi Lockheed Martin tarafından ortaklaşa üretilen sesten hızlı jet eğitim uçağı 'T-50 Golden Eagle'ın Türkiye ile silahlanma yarışı içerisinde olduğu iddia edilen Yunanistan’a satışı konusunda çalışmalar sürdürülüyor. Bu anlaşmanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ve gerçekleşmesi durumunda Türkiye’nin tepkisinin ne olacağı ise henüz bilinmiyor. Bununla birlikte, mevcut gelişmeler değerlendirildiğinde, Güney Kore ve Türkiye arasında başlatılan sözkonusu savunma sanayii hamlesinin sadece bir başlangıç olduğunu ve gelecekte daha da geniş çaplı bir ortaklığa dönüşebileceğini ifade etmenin, oldukça isabetli bir öngürü olabileceği söylenebilir.
Yerlerdeki Sakızlar
Bugün bir iş için (Bursa) Merinos İstasyonu - Stadyum arasını yürümekteydim aniden gözüm yere takıldı.
Yerlerde yüzlerce sakız artığı var.
Allah aşkına sakız çiniyorsanız lütfen yerlere atmayın çünkü sakızın doğada 5 yılda kaybolduğunu düşünürseniz yere attığınızda bu sakız sizden sonra 5 yıl boyunca orada yer alacak ve mide bulandıracak tabii kaldırımda veya sokakta bırakılan çirkin kara lekeler hariç.
Bu arada bir kere gözüm takıldıya sayının binlerce olduğunu fark ettim.
Lütfen doğaya duyarlı olup sakız çiğneyeceksek yere atmayalım yada en azında şuan piyasada yer alan şeker sakızları kullanalım.
Atatürk ve Anlatılan Mustafa

Bir kere her şeyden önce filme girmeden "Mustafa’ya iki bilet", "Mustafa Kalmasın" ve "Mustafa Girebilir" gibilerinden sözleri beni incitmedi desem yalan olur. Arkamı dönüp Mustafa ile askerlik arkadaşımınsınız diyesim geldi defalarca...
Film gösterime gireli 3-5 gün geçmiş herkes bu filmden bahsediyor kimileri ağladığı sahneleri sayıyor kimileri ise filmi beğenmediğini dile getiriyordu. Acaba sindiremeyeceğim bir filmi izlemesem mi? Ya da herşeye rağmen içinde sırf “Atatürk” var diye izlenmeli mi? Bu sorular aklımı kurcalarken tüm olumsuz düşüncelerden sıyrılıp eşimi de koluma takıp filmi izlemeye başladık…
Film başlamadan hemen önce ekranda Sabancı, NTV ve KO’MEDYA katkılarıyla şeklinde bir yazı!? Belli ki ticari kaygılar var bu filmde.
Sponsorlar kim?
Sabancı
NTV: Ferit Sahenk (Doğuş Grubu)
KOMEDYA: ? Yavuz Seçkinin KOMEDYA mı? Ben bilemiyorum ne bu komedya
Uzun süre tartışılan Turkcell neden sponsor olmadı ve Turkcell açıklamalarını hepimiz biliyoruz.
Neyse sponsorları bir kenara bırakırsak film başladı ilk sahne buradan gidelim?
(Baş ucundaki Afet İnan'a, "Oraya gidelim Afet" diyor...
"Herşeyi bırakalım; şöyle basit bir ev, ocaklı bir oda çekip gidelim ormanlara…”
Anlaşıldı karamsar bir “Mustafa izleyeceğiz” Hepimizin bildiği zor bir çocukluk dönemi, Üzerinde daha fazla durulmasını beklediğim bu dönemin( neticede filmin adı “Mustafa” sonuçta Mustafa’yı “Mustafa” yapan bu dönem) bir anda geçip mezun olan bir Yüz Başı ile karşılaşıyoruz.
“Mustafa’yı “ anlatma çabasıyla geçiştirilen savaşlar, geçiştirilen olaylar “Çanakkale savaşı üzerinde gençliğinde sevgilisine yazdığı mektup kadar durulmamış” Benim bugünümü, karakterimi oluşturan şeyler benim yaşadıklarım değimidir? Özellikle bu savaşlarda içinde bulunduğum psikoloji değimlidir?
Sigara içmeler, alkol almalar, günde 15 fincan kahve. Anlamadığım kamu oyu neden bu hususlar üzerinde bu kadar durdu yada durdutturuldu. Oysaki filmde üzerinde durulması gereken çok daha önemli sorunlar-sorular vardı. Sigaramın zararları daha 1990’lardan sonra gündeme geldi ve reklam yapılması yasaklandı. Bugünün değer ve yargıları ile geçmişi eleştiremeyiz.
Diktatör, Aşırı içki ve sigara içen, yalnız, üzgün, bunalımda, komünist, dinden aşırı uzak, ailesi ve arkadaşları ile sorunlu bir Mustafa…
Yaaa Allah aşkına Can (Birileri Mustafa diyebiliyorsa sanırım bende Can diyebilirim) insan Mustafa’nın hiç mi iyi yanı yok!!!
Filmde gündemde ne varsa yansıtılmak istenmiş (yada gündeme ne getirilmek isteniyorsa).
Örneğin Ermeni Meselesi üzerinde hiç durulmazken kürt sorunu hakkında çok ilginç bir cümle sarf ediliyor ve içinde özerklik verilmesi düşünüldüğü ama kaos yaratacağı için vazgeçildiği şeklinde bir ibarede bulunuluyor.
Bu değimlidir içinden bir cümleyi seçip çıkarmak büyük çerçeveyi görmemek? İnsan Can.
Bazı şeyler filmin içerisine sıkıştırılmış gibi durdu, biraz eğreti göründü bana.
Can ; “Eksik kalan noktalar var ancak ben önemli olan kısımları anlattım diye düşünüyorum” dedi filmin içeriğini anlatırken. Bir insanın yaptığı başardığı şeyleri çıkardığınız zaman onun başarısızlıklarını göz önüne çıkardığınız zaman bu onun saf halini anlattığınızı mı gösterir?
Anlık kokuları sanki karakteri olarak nasıl yansıtırsınız?? Filmde 4 korku anı izledik
1-Gençliğinde hücrede kaldığı bölümde
2-Kazım Karabekir yanına gelirken
3-Sığır sürüsünün tozlarını gördüğünde
4-Sofrada ölümden korktuğunda
Bu olaylar yaşanmadı demiyorum ama anlık korkular bizim karakterimizi, içimizdeki bizi yansıtmaz ve filmde üzerinde durulması gerektirecek kadar önemli değillerdir. Öldürüleceğinden korkan geceleri sırf bu korkudan uyuyamayan “Hatta uyuyamadığını söyleyişindeki Can Dündar’ın ses tonuna dikkat edin!!!!“ bir Mustafa izledik .
Ben Can’ın eline geçirdiği pekte fazla bilinmeyen birkaç belge ve dokümanı alarak sadece bunların filmini çektiğini düşünüyorum başka bir şey değil.
Diğer bir nokta ise Kurtuluş Mücadelesinde Atatürk’ü öyle bir anlatıyor ki sanki ülke kurtulacakmış ta Mustafa da orada bulunmuş gibi kalıyor… Kazım Karabekir olmazsa hiç birini başaramayacakmış gibi bir izlenim yaratılıyor…
Hatay meselesinde kendine iş edinmiş çocuk edası ile yaklaştığı izlenimi verilmiş. Dündar Atatürk’ü anlattığını unutmuş bu noktada.
Velhasıl yalın halinde Mustafa’yı izlemedik, Can gözüyle bir Mustafa’yı izledik gibi. Zaaflıklar Atatürk’ten değil de Can’dan kaynaklanıyor gibi.
Film çıkışında yanımda bir kız çocuğunun "Baba Atatürk diktatör müydü?" sorusunu duydum. Üzüldüm.
Çocuğuma bu filmi izletir miydim bilemiyorum belki 13 yaşını geçtikten Atatürk’ü tam olarak tanıdıktan sonra.
Aşağıda Mustafa filmi hakkında iki yoruma yer veriyorum.
Unuttuğum yanıldığım, yanlış hatırladığım şeyler olabilir daha net yorumları sanırım filmi birkaç kere daha izledikten sonra yapabilirim.
Şimdilik filmi gerçektende hiç beğenmediğimi söylemekle yetiniyorum.
CAN DÜNDAR’IN ‘MUSTAFA’SINI DAHA ÇOK SEVDİK
Mehmet Ali Birand, Posta (29 Ekim 2008)
(...) Can Dündar, 70 yıldır ilk defa bize bronz heykellerdeki sert bakışlı, at üstünde uçar gibi giden veya siyah-beyaz fotoğraflardaki çok ciddi, hatta katı bakışlı bir lideri değil, Atatürk’ün insan tarafını gösterdi. Aşık olan, sevgilisine Fransızca nefis mektuplar yazan, içki içen, arkadaşlarıyla eğlenip şarkı söyleyen, dans eden bir Atatürk’le karşılaştık. Gerektiğinde, görüşlerini paylaşmadığı insanlarla da işbirliği yapan, hedefine varmak için şeytanla dahi el sıkışan, gerçekçi bir lideri tanıttı.
Can Dündar, 70 yıldır kendi kendimizi hapsettiğimiz fildişi kafesin kapısını açtı. Ben kendimi Mustafa’ya çok daha yakın hissettim. Onu, bronz atlar üstünde şaha kalkmış heykellerinden daha çok sevdim. Daha çok benimsedim. Eline sağlık Can Dündar.
TÜRKİYE VE DÜNYADA OLAY YARATACAK
Ankara Sinema Derneği Başkanı Ahmet Boyacıoğlu
“Dünya pazarında bizi çok iyi tanıtacak bir film. Bir kere çok düzgün yapılmış bir film. 115 dakikalık bir film ve hiç aksamıyor, en önemli artısı bu. Müziğiyle, görüntüleriyle neticede tarihi bir kişiliği, belgelerle anlatıyorsunuz. Bu filmi uluslararası pazarlarda çok rahatlıkla pazarlayabileceğimize inanıyorum. Ve büyük başarı elde edecektir. Herkes filmden bir şeyler öğrenecek. Hem Türkiye’de hem de yurtdışında bu film bir olay olacak.
Alexa - Nasıl Site Eklenir?
Alexa the Web Information CompanyAlexa‘ya aslında sitenizi eklemeniz çok ta gerekli değildir. Alexa tarafından incelenen bir siteden link almanız veya Alexa Toolbar ile ziyaret edilmişse sayfanız, Alexa sizi de incelemeye almaya başlayacaktır. Ama bilinen bir gerçek, site hakkında doğru bilgiler verilerek Alexa’ya sitenizi kaydettirdiğinizde puanlamaya girmeniz daha kolay olacaktır. Bunu nasıl yapacağınızı kısaca anlatıyorum. Öncelikle Alexa sitesine giriyoruz; En üstte “search” yani ara yazan yere ekleyeceğimiz sitenin adresini yazıyoruz, kendi sitemizi bulup hemen altında yazan “Overview” yazan yere tıklıyoruz. Açılan sayfada sağ orta tarafta yazan “Edit site adı contact info” yazan yere tıklıyoruz. Site Owner yazan yere site sahibinin adı, Adress yazan yerlere adres, City yazan yere şehir, State/Province yazan yere ilçe, Postal/Zip Code yazan yere posta kodu, Country yazan yere ülke, Phone & Fax Number yazan yere tel no ve E-mail yazan yere mail adresinizi yazıyoruz. Continue yazan yere tıklıyoruz. Sonra açılan pencerede sitenin size ait olduğunu doğrulamanız isteniyor. Bunun için iki alternatif sunuyor. Birincisi siteadi.com gibi olan adresinize ait bir e-mail adresi. Yani eklesene.net için gerekli e-mail adresi admin@eklesene.net olabilir… Blogcu için blogcu@blogcu.com gibi bir e-mail adresi olmasi gerekir. Ama bu sanırım mümkün değil. Aynı şekilde 2. alternatif ise bir txt dosyasını sitenize yerleştirmeniz. Bunun için açılan pencerede sağ tarafta bulunan info.txt linkine sağ tuş tıklatıp hedefi farklı kaydet deyip info.txt dosyasını bilgisayarınıza kaydediyorsunuz, ve bu dosyayı sitenizin kök dizinine kopyalıyorsunuz. Bu iki işlemden birini yaptığınız zaman e-mail adresini verdiyseniz şayet o mail adres kutunuza gidip, gelen aktivasyon linkine tıklamanız gerekiyor. Eğer info.txt yi kök dizininize kopyaladıysanız hemen sağ tarafın altında yazan Go Fetch yazan yere tıklıyorsunuz. Siteniz artık tanımlanmış oluyor ve Alexa tarafından daha ciddiye alınıyor. Alexa Toolbar kullanan kişiler için siteniz daha güvenilir oluyor.
Kısa bir aradan sonra tekrar merhabalar. Eklesene blog üzerinde daha çok site kalitenizi arttırmaya, daha fazla ziyaretçi çekmenize yönelik yazılar yazıyorum bu aralar. Şu an okumaya başladığınız da bu yazılardan bir tanesi. Alexa‘yı az çok duymuşsunuzdur. Alexa İnternet Bilgi Şirketidir. Sitelerin ziyaretçi istatistiklerinin yanısıra siteler hakkında bilgi bulabileceğiniz bir kaynaktır. Ziyaretçi sayınıza göre siteniz hakkında istatistikler tutar. Site sahibi, iletişim bilgileri, adres telefon kayıtları ve geçmiş tarihlerde sitelerin durumları gibi ayrıntılı bilgilere ulaşabileceğiniz bir sistemdir. Alexa, Amazon’a ait bir şirkettir. Piyasaya sürdükleri Alexa Toolbar ile kullanıcıların gezdiği siteleri kaydeder, bağlantılı siteleri indexler onlar hakkında bilgi toplar. Çok sağlam bir trafik kaynağıdır Alexa. Her sitenin Alexa da kayıt olduktan sonra sahip olduğu bir puanı vardır. Aynı PageRank ta olduğu gibi. Alexa puanı ziyaretçi sayınızla doğru orantılıdır. Ülkeler arasında en çok ziyaret edilme sıralaması Alexa puanınıza göre yapılır. Çoğu arama motoru Alexa puanını kriter alarak arama sonuçlarına yansıtır. Yani ziyaretçi sayınızın artmasını istiyorsanız Alexa puanınızı arttırmanız gerekir. Aynı şekilde Alexa puanınızı arttırmak istiyorsanız ziyaretçi sayınızı da arttırmanız gerekir. Ancak sadece ziyaretçi sayınızı arttırmanız Alexa puanınızı arttırmanıza yardımcı olmaz. Bununla beraber aşağıda sıralayacağım yöntemleri izlerseniz sonucunda size neler kazandıracağına siz bile inanamayacaksınız. Bu adresteki 500 site Türkiye’de en çok ziyaret alan sitelerdir. Dolayısı ile en yüksek Alexa puanına sahip sitelerdir.
·Alexa toolbar yükleyin. Firefox’u, SearchStatus extension ile birlikte kurup giriş sayfanızı kendi site adresiniz olarak kaydedin. Alexa Toolbar ı bu adresten indirebilirsiniz.
·Alexa rank widgetini sitenize yerleştirin. Diğer insanları Alexa toolbar kullanmaya teşvik edin. Alexa Rank aracınızı sitenize yerleştirmek için bu adrese gidip sayfayı inceleyin sitenizin adresini gerekli yerlere girerek sayfanıza yerleştireceğiniz aracın kodunu alın.
·Alexa toolbar ve Firefox SearchStatus extension’ını çevrenizdeki tüm bilgisayarlara yükleyin ve hepsinde kendi sitenizi giriş sayfası olarak ayarlayın
·Arkadaşlarınızdan Alexa Website profilinizi incelemelerini ve oylamalarını isteyin
·Alexa hakkında yazın.
·Webmaster forumlarında websitenizin adresini yayınlayın. Webmasterlar genellikle Alexa toolbar kullanıcısıdır.
·Webmasterlar ile ilgili içerik yazın. SEO veya domain adı altında bir kategori olabilir. İçeriğinizi diğer sosyal ağlarla paylaşma imkanı sunun
·Webmaster araçları adı altında bir bölüm oluşturun. Bu webmasterlara sitenize sürekli geri gelip araçlara ulaşım için yapıştıracağınız bir mıktanıs olacaktır
·PayperClick sponsoru olun. Google veya Exact Seek’ten reklam satın almak sitenize ziyaretçi çekmekte size yardımcı olacaktır.
·Sitenizde bir Alexa kategorisi oluşturun ve alexa ile ilgili olarak postlarınızı bu kategori altında toplayın.
·Banner ve link satın alın.
·Sık sık sosyal imleme sitelerini kullanın. Linklerinizi sosyal imleme sitelerine kaydettirin…
·Ve en büyük ipucu size: Alexa Toolbar yükledikten sonra sürekli sitenizi ziyaret edin. Gerekirse sürekli bir pencere açıp sitenizin içeriğini sürekli görüntüleyin.
Ücretsiz McAfee VirusScan Plus
Normalde 40$ civarında bir fiyattan satılan McAfee VirusScan Plus 2009’a kısa bir süreliğine ücret ödemeden sahip olmak mümkün. Bu üründe antivirüs, anti-spyware ve güvenlik duvarı bulunuyor. Çoğu kullanıcı için yeter de artar bile. Yöntem yasal ve 31 Aralık 2008’e kadar geçerli. Ayrıca 1 yıl boyunca güncellemeyi de kapsıyor.
Adım adım anlatayım:
1) Buraya tıklayın (IE ya da Firefox kullanmak gerekiyor). Açılan sayfanın altındaki metin kutusuna “***” kodunu görüntüdeki gibi girin ve Submit Code’a tıklayın.
2) Grand Total 0 olarak görünmeli. Checkout’a tıklayarak devam edin.
3) İşlemi tamamlamak için kayıt olmak gerekiyor. Formu doldurun ve I Agree’ye tıklayın. Şifreniz en az 8 karakter uzunluğunda olmalı ve en az bir harf ile bir rakam içermesi gerekmekte. E-posta adresinizi de doğru girdiğinizden emin olun.
4) Biraz bekledikten sonra açılan sayfada Go to My Account’a tıklayın. Listede McAfee VirusScan Plus görünüyor olmalı.
5) Download’a ve sonraki sayfada I Agree'ye ve son olarak tekrar Download’a tıklayarak indirmeye başlayabilirsiniz. DMSetup.exe dosyasını çalıştırmanız yeterli.
Az Önce Gördüm Boş Bulunca Aldı
Gerçek sahibine devredebilirim boştaydı ödüllere aday olmuş bende aldım
Benzer Gönderiler
Yazıyı Email Gönder










