« Ceyhun AKSAN
Serkan »


benyaptım

Gönderen: Editorya Tarihi: Ara 7, 2007
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars6 Stars7 Stars8 Stars9 Stars10 Stars (19 Değerlendirme, Ortalaması: 10 üzerinden 4.53 )

Verilen Yıldızların Toplamı: 86.
Oy kullanan ziyaretci sayısı: 19
Beğenilme Oranı % 45.26
SİZ HENÜZ OY VERMEDİNİZ !...
Loading ... Loading ...

benyaptim-org.jpgbenyaptim tarafından sahiplenilmiştir.
Açıklama :
Rss : www.benyaptim.org/feed/
Kategori : Kişisel
Etiketler :

benyaptım manifest-postu
benyaptım yalın, dürüst ve dolambaçsızdır. o yapmışsa o yapmıştır. hayatta her şey çoğunun algılamak istemeyeceği kadar basittir. bu basitliğin alabildiğine karmaşık olmasını düşünme işi ise biricik insanoğlunun becerisidir.

benyaptım teşhircidir. göstermek, göstermek ve göstermek ister. göstermek, bir şeyi iyi yaptığınızı düşünüyorsanız, gerçekten de tatmin edici bir eylemdir. aldığınız geri besleme, ne olduğunuzu algılamanıza yardımcı olacaktır. faydalı bir aktivitedir. mütevazılık bir erdem değil, gereksiz bir kibirdir.

benyaptım “ben yaptım” demesinin doğurabileceği sonuçlardan, başına geleceklerden son kerte habersizdir. sıkışınca “o yaptı” demeyi hiçbir zaman akıl edemeyecektir..
devamı

Son Gönderileri


benyaptim.org - good girl
REMEDIOS FUIT HIC

everything is something happened

senden çocuğum olsun istiyorum


[bu haftaki ekstra mesai saatlerimin 4. gününün sonunda, 20.18 cuma]
ekstra on iki saat, oniki, twelve, zwölf, xii
4 gün önce çizilen gif
4 gündür sol gözde aralıksız seyirme
pazar günü batman

b

hallo günlük, wie geht’s, danke, es geht mir gut. berlin’e adım attığımız, yani trenden indiğimiz ilk dakikada güneş’i diğer durağa yolcu ettik. ben aslında o anda istedim ki, keşke güneş’i diğer durağa değil de mars’a hatta öteki galaksiye filan yolcu ediyor olsaydık, çünkü aslında güneş’le aynı yerde inmemiz gerekiyordu canım günlük. ben sana bunların denyıl [...]

n

gezi defterime ilk notlarımı bolu civarındaki otobüs molasında bir ayran eşliğinde yazmam, uluslararası satırlarıma folklorik bir giriş. nasıl da hevesliyim, gezi defteri ya, yazıcam hemen, illa hemen yazıcam, şartlanmış beyin:
* ankara’dan istanbul’a gelirken çok deyişik bi şey oldu günlük, yok, ııığ, gezi defteri -ne kişiliksiz bi şeymişsin hitap bile edilmiyosun, oysa günlük olsaydın sana hep [...]

fernweh

vista kullanan baban mı var, derdin var. notepad’i bulana kadar canım çıktı. rapid diyor, link diyor, yahoo grupların en kral owner’ı ve çektiği kamera görüntülerinden screen shot alıp alamayacağımızı soruyor. batıda gezdiğim ülkerlerde ağız tadıyla yaşayamadığım kültür şokunu kim derdi ki baba evinde yaşayacağım. fotoğrafları picasaya atıp arkadaşlarına link olarak gönderirse prestij sahibi olacakmış. bense [...]

packed myself backnow i?ll sing forth

kasaların üstünde duran bir sürü zerzevatın önünde, çaktırmadan nektarin kokularını içe çek, ay amaan çaktırarak çek ne var ki, hrmmf.. ne biçim de güzel kokuyo [içimdeki fırat konuştu] poşet her zamanki gibi açılmamakta ısrarlı, ama şimdi parmaklarını da yalayamazsın yani kim bilir nerelere değdi ellerin, az daha çabala foşertt ne biçim de güzel açtım poşeti [...]

inner spaces

paragraf bir cümlelik de olsa, aşağıya geçerken düşününüz, önce içinizden, sonra dışınızdan, sonra tekrar içinizden düşününüz, geçiniz.
.
acılarının yok satmasından korkan kız tüm yazılarını kendine yazıp gene kendine mail olarak attı.
.
“gerçek suskunu hiçbirimiz duyamadık, çünkü o hiç konuşmadı.”
-bunu bi yerde mi okudum, ben mi düşündüm, önemli mi-
.
yaşantıma flash forward bir ses istiyorum, beni üçüncü şahıstan [...]

tell me something


by *

good-for-nothing

v.1.
çizgiyi severim, çizginin her türlüsünü, çizim konusunda keşfedilmeyi bekleyen süper yeteneklerim olduğunu da düşünmüşümdür zaman zaman. mesela şeyin hayalini kurarım: böyle çizimle ilgili bir ders alıyorum ve hoca diyor ki, önünüzdeki kağıdı çizgilerle doldurun, sınıftan çıkıp gidiyor. herkes birbirine bakıyor, bazıları [trans halinde dil dışarıda] harıl harıl çizgiler çizmeye başlıyor, bazıları şaşkınlığını korurken bazıları çevreden [...]

my kitchen is andes

- ne düşünüyorsun tatlım?
- içinde pembe sıvı (şalgam suyu/zehir/nuri alço iksiri) olan yüzüğümü kaybettim, üzülüyorum, sonra aklıma gandhi geliyor, sandaletin sol tekini de pencereden dışarı fırlatma vaktidir, filanımsı şeyler düşünüyorum.
- ne nedir tatlım?
- sabah gözüm bi kere açıldı mı tekrar uyuyamıyorum, yaşlılık işte bence budur.
- ne diyorsun tatlım?
- kendime diyorum ki bu bunlar bu yüzüğü [...]

third revelation

flaş flaş flaş! cennet’ten o kadar çok bahsettik ki cehennem’e söz hakkı doğdu! kendi zebanilerimiz tarafından kaçırıldık, şimdi yeraltından notlar haber ajansına bağlanıyoruz:
ünlü medyum hasret altınhis’in iki hafta önce baktığı kahve falına göre bir aya kadar kocaman bi kuş gelicek. kuş böyle bizim ev kadar, üstümüze oturcak, ölcez. öyle kallavi bi kısmet.. ama bir terslik.. [...]

distances vi)

iki ihtimal

ya: her şeyi en ince ayrıntısıyla, en derin, en görünmezine kadar biliyorum. [keskin sezgiler company]
ya da: saçma sapan, hiç kafa yorulmayacak şeylerle kendimi yorarak, böyle sanki siyah ekran üstünde akıp giden yüzlerce yeşil kod görür gibi, ordan burdan bulduğum manasız parçaları birleştirerek, feci yanılgılara düşüyorum. [game theory]
sonuç: hangi durum geçerli olursa olsun, hiçbir şey yapmıyorum. [...]

all embedded

- aaa ödül mü vercekler sana, ne o?
- ya işte kaydoldum, sevenlerim oy vericek belki.
kısık gözleriyle yüzünü duvara dönüp, elleriyle hayali bir düzlem çizerek:
- şuraya bi ödül dolabı yaptırırız.
* * *
umut’un geçen sene bize aldığı iki küçük saksı çiçek, isimlerini ben koydum: benimki timur, özlem’inki tijen. tijen’in çiçeği çoktu, o daha çok kadına benziyor, narin. benim [...]

distances v)

cennet değil bilim adına, kamacı’dan 100 almak hayali uğruna doğruyu bulmak. “hocam bunlar gerçek hayatta ne işimize yarıycak?” diyen dillere büber sürmek. kara tahtaya sınav süresinin yanına “dünyada ölümden başkası yalan” yazmakta, kağıtları “afiyet olsun” diyerek dağıtmakta haklıymışsınız hocam, nitekim oldu. her anahtar problemi çözecek diye bir şey yok. ahaha soyçi bana göz kırptı, kesin [...]

distances

i) iki nokta arasındaki en kısa mesafe -bilindiği gibi bu ‘en kısa mesafe’ teorik olup, gerçek mesafe ölçümleri bu değerin üstünde gerçekleşmektedir- benim için hiçbir zaman doğru olmadı. [bu mesafenin onaylanması, yol, yer üstü ve bilinçaltı lokasyonunun yapılması hususunu uygun görüşle, takdir ve tensiplerinize arz ederim]

ii) herkesin mutlu mutlu yemeğini yediği masada, garsonun getirmeyi unuttuğu [...]

berserk

gözlerim göz yuvalarında hareket ederken ağrıdığı için izin alıp eve geldim. buraya kadar her şey normal. izlemek için bilgisayar yanında beklettiğim iki filmi -tabi ki gözlerimi hareket ettirmeden- üst üste izlemek için bulunmaz fırsat, bu da normal. peki ya iki filmin de bitiş cümlerinin mot à mot aynı olması, what the f*ck is goin on [...]

?akşam yapçam ben banyo!..?

artık hiç kimse, büyük sarı bir telefon rehberinde -küçük heyecanlı işaret parmağıyla takip etmeye çalışarak- aramayacak soyadımızı. pazartesi günü kümeler değişirken yanında olmak istediklerimizin yakınına oturtulmamız söz konusu değil. kare içine teğet hapsolmuş bir dairenin taranmış garip yanlarının alanını hesaplayandan -sırf zekasından etkilendik diye- hoşlanmaya devam etme lüksümüz yok. son on yedi yıldır hiçbir ilkokul [...]

retro koyun

“duvarlar, tablolar, koltuklar, size sesleniyorum: konuşun!”
ayhans cimoğlu / skaytürk, hastasıyız

asıl filormar 127′nin dili olsa da konuşsa. perihan hanım, sizi -yetmiş milyonumuz birden- 10 dk sonra dosyalarınızla birlikte odamızda görmek istiyoruz. hayır ya şimdi sen benim çatalımdan yemek istemezsen. hayır hayır ya şimdi sen çatalından yememi istemezsen. garson bey bi forklift alabilir miyiz, benim çatalımdaki ıspanağı [...]

süperpozisyon

bence beni sevmen schrödinger’in kedisi demektir. yani burada % 50 olma, % 50 olmama olasılığından bahsetmiyorum. iki olasılığın üst üste çakışması durumu, ikisi de aynı anda oluyor. [bunu sistem bile yemedi] beni sevdiğin evrende elimden tutsana.

it?s true that i can

gerçek kesit

- alo?
- iyi günler ben sertuğ bey’i aramıştım.
- sertuğ bey batman’a gitti, öğleden sonra gelicek, bi notunuz varsa ben ileteyim.
- ben metü’den arıyorum, es-pi-i stüdınt çeptırın başkanıyım, şey şay şuy istiycektim.
- tamam metü’ncüm ben iletirim.
* * *
- ekonomi haberleri için ünlü ekonomistmanımız feyzullah’a bağlanıyoruz, evet ne diyorsunuz feyzul’um şimdiden euro alak mı?
- şimdi şöyle ki, [...]

kareli harita metot

üstümü örttün, korkma dedin, incecik kırmızı çizgili, simsiyah, kocaman bir yılan bacaklarıma -o üstüme örttüğün şeyin üstünden- sürtünerek geçti, gitti, hiç korkmadım, dün gece.
[yaşanmış bir rüyadır]

switch off

uykum gelmiyorsa yataktan kalkarım, boğazım acıyorsa ılık süt içerim, seni aklımdan çıkaramıyorsam da çıkarmam olur biter, seni kazanmak gibi bir şeyin söz konusu olmadığı evrenimde seni kaybetmek daha ne kadar acı olabilir, ayrıca bu kazanmak ve kaybetmek ne çirkin şeyler, biz burada oyun mu oynuyoruz? belki de. evrenim zaten sensiz işliyor: gacır gucur!
* * *
püskülü [...]

kaldırım kenarı masada oturmak

- ama çalışmıyo hocam..
- anne ben tavşanı sevice-e-e-e-e-m!.. (patı patı koşarak)
- atasözü mü o? atasözüne baaaaak!..
- git yaa..
- e-mailleri aldın mı sen?
- 7. cadde’ye girdiğiniz zaman bi çağrı atın ben sizi ararım.
- gelip geçiyolar mı bilmiyorum.
- e heralde o küçük tavşan hiç büyümüyo.
- cık cık.. (cıkcıklama sesi)
- şeye doğru gidiyo..
- murat’a da al benden bi [...]

süveyda

üzülmemi geçtim, asıl beni üzüyor olduklarının farkında olmamaları ve olmaları, işte bu ikisi daha da kötü. kollarım uçlarına örümcek bağlanmış iki çıta gibi, sarılamıyorum, ortada hep bir boşluk kalıyor derken, o zaman anlamamıştım ama şimdi, çok sonradan olan şimdi anlıyorum. üzülebilmek de bir şey, ne iyi, ne çok, ne ağır, üzülebiliyorum,
ama asıl beni üzüyor olabilmeleri, [...]

gudmornik myselves!

[bu sabah yaşanmış bir olaydır]

epidermic terror

int main (void)
  {
     gün jelatin çiçek’in sobesine karşılık verme günüdür sevgili gönül dosları,
     erkek olsaydım “sevgilimler, gönül doslarım, cicilerim” yazardım,
     erkekler kızlar kendine aşık olsun diye hep öyle şeyler yazıyorlar,
     mesela: meraba gızlar seni seviyom,
     kızlar da hemen inanıyo,
     kriptolojik blog yazma teknikleri,
     return 0;
  }
 
bu postu yazmadan önce düşündüğümde anladım ki, benim yaptığım [...]

mini röportaj

- coming up on 9 minutes after 10, we have miss rügşan in our studio, welcome!
- hey.. how ya doin..
- miss rügşan, i have quite a few questions for you tonight.
- yes baby, go on, my heart will go on.
- the good news is that i’ve reduced those questions to just one simple question.
- well, i can’t [...]

dünyadaki son petal

papatya havuzuna gitmeye karar verdiler ama bunu kız erkeğin gömlek düğmesini diktikten sonra yaptılar. zira erkek hep gömlek giymek zorundaydı, yoksa yaşayamazdı, ölüverirdi - şeytan kulağına minera tozu! [literatürde pek az geçen bu hastalığın adı göynek hastalığıdır, 21. yy’ın başlarında bazı erkeklerin tüşört giymeyi reddetmesiyle başlayan bu salgın hızla yayıldı ve bir hastalık olduğuna karar [...]

Favorilerine Ekleyenler

Hakkında Yapılan Yorumlar


Kategori başlığı Kişisel olarak kaydedilmiştir.
Yazıyı Email Gönder Yazıyı Email Gönder
Bu Blog Hakkında Yorum Yaz

Yorum