buzcevheri
Gönderen: Editorya Tarihi: Ara 9, 2007
buzcevheri tarafından sahiplenilmiştir.
Hakkında: Kronik öğrencilik hayatım 2007 itibariyle bitti. Oysaki üniversiteye gireli daha 7 sene olmuştu.
Açıklama : Buzcevheri kisisinin zati begenilerinden olusan blog.
Rss : feeds.feedburner.com/buzcev…
Kategori : Kişisel
Etiketler : kisisel blog artlog weblog blog wordpress buzcevheri sanat art design tasarim
Son Gönderileri
buzcevheri
ÎnsanlI Köyün kavalcIsI
Velhasıl Yeni Tema-II ve Tüketim Manyaklığı
Yeni temaya geçeli iki gün olmamışken başka bir temaya tepeden iniverdim. (Mecburen) Çok kısa hayatı olan eski tema için “öyle böyle” dediler, “vurun kahpeye” deyip atıverdim kenara. Hani “yılan” oyunu falan da koymuştum ya en çok ona üzüldüm. Git gide minimalizmin doruklarına çıkacağım sanırım. Neyse, bu kadar sade ve güzel tema bulabildiğim için şanslıyım.
Bunaldım bu [...]
Velhasıl yeni tema..
Zıkkım baya bir uğraştırdı, epeyce vaktimi aldı ama velhasıl yeni temaya geçiş yapabildim. Eski temaya oranla yadırganabilecek bir tema olabilir ama zamanla yapacağım düzenlemelerle kıvama geleceğine şüphe yok.
Eski temanın tek sütunlu olmasından bıkkınlık gelmişti; herşeyi alt alta sıkıştırmaktan “yeter ulan be” dedim ve cebimden çıkardığım sapanımla onu bir güzel taş yağmuruna tuttum. Sonra elime bu tema geçti. Bunu [...]
Lamba tasarımları -2-
Hoşuna gittiyse bunlara da bak:
{Lamba Tasarımları-1}
{Floresan Lamba Tasarımları}
Yazıyla Alakasız Yazı:
Dün barodaki dersimize 40′lı yılları yaşamış genç bir avukat girdi. (Tahminen) Hafifçe kamburlaşmış bu beyefendi ufak ufak adımlarla sınıfa girip beyaz tahtaya adını yazdı. Bu sırada arkamı döndüğümde birçok kişinin adama güldüğünü “bu ne lan” dercesine baktığını farkettim. O anda bu insancıklara karşı büyük ölçüde bir [...]
Havadis ve Joshua Hoffine
“Cumaya gittim döneceğim” şeklindeki ruh halimin de evveliyatına geldim sevgili okuyucular. Blog güncelleme period aralığını da bir hayli aştım sanırım. O zaman silkelenen ve kendine gelen buzcevheri’nden bir iki haber ileteyim. Öncelikle kullandığım buggy temanın miladının dolduğuna karar vererek yeni tema arayışına girdim. “Ahanda bu olsun” diyebildiğim bir tema üzerinde test ve Türkçeleştirme çalışmalarına an [...]
Tabula rasa beyin
Yazılarını severek okuduğum sevgili aydan atlayan kedi bir yorumunda beynimin frontal lobundaki nöronları gıdıkladı. Zihninde fazlaca çer-çöp biriktiğine dair birşeyler demiş. Ben de bu vesileyle kendime dair trajikomik bir olayı anlatmak istedim.
Not: Aşağıdaki yazıda türlü edebi sanatları kullanmış olabilirim, ama hiç birinde en ufak bir mübalağa yoktur.
Efendim şimdi buzcevheri’nin beyni acayip bir yapıya sahipti. Bu [...]
Flashback düşünceler ve Andrzej Dragan manyağı
Zaten kayık olan şaftım bu ay iyice mevlasını buldu. Hele bu aralar dosyalar arasında elim sende oynuyorum. Alışmadık popoda durmayan dona ne kadar kemer takarsanız takın, yine o hodgam kıçın çatalı gözüküyor işte. Senelerdir istediği saatte yatıp, yellene yellene zıbarıp, sonra da ağzı burnu yamulmuş, göbeğini kaşıya kaşıya uyanan buzcevheri’nin metabolizması çok asi çıktı. Akrep ve yelkovanı iplemediğim günleri mecburen sonlandırmam lazım. Saatlere ve [...]
Sıpörcü
Biriktirdiğim görselleri yavaş yavaş elimden çıkarayım. Her türlü içerikte zibilyar tane resim birikmiş. Bunlar arasında yapacağım bir ayıklama sonrası bir kısmını blogda yayınlayacağım. Sonrasında SHIFT+DELETE yapmak büyük zevk verecek. Lakin tüm görselleri bodoslama bloga koymaktan hoşlanmıyorum. Aralara yazılar serpiştirmem lazım. Neyse ilk parti “Spor” içerikli.
Kaynak: Sen de ifun.ru, ben diyim darkroastedblend veya oradan buradan.. =)
Yazıyla Alakasız Yazı:
Tanıdığım bütün blog dostlarımın [...]
Bir berber bir berbere..
Bu sabah yeğenimin upuzun saçların taradım. ”Dayı” demeyi beceremeyip, “daaaa” dediği günleri hatırlayınca, zillinin nasıl da hızlı büyümüş olduğunu farkettim. İnsanların bu farkındalık anları ne kadar da kasvetli.
Cimcimenin saçlarını her fırçalayışımda çocukluk günlerime kısa süreli geri dönüşler yaşadım. Mahallemizin güzide berberi Mustafa Amca’nın elleri arasında oradan oraya savrulan kafamı ve o yeşil deri koltukları anımsadım. Mustafa Amca’nın lakabı “Top Berber” idi. [...]
Ikiru [Yaşamak]
Yönetmenlerin samurayı Akira Kurosawa‘nın 1952 yapımı Ikiru’sunu en sonunda izledim. Benim gibi sinefil memelilerin kaçırmaması gereken bir başyapıt. Başroldeki Takashi Shimura‘nın aşmış oyunculuğu karşısında ”yuharraaa” deyip şapka çıkartıyorum.
Bir devlet dairesinin halkla ilişkiler şefi olarak yıllarca rutin bir şekilde çalışan Kanji Watanabe‘nin (Takeshi Shimura), hasta olduğunu öğrendikten sonra, monoton olan yaşamının tekdüzeliğinden sıyrılarak yaşama sarılmasını ve kafasına göre yaşamasını anlatan bu filmi izledikten [...]
Freaks - Hilkat Garibeleri [1932]
Hatırlamayı beceremeyen aklımın bir köşesine sürekli “bul ve izle” dediğim bir film bu “Freaks”. 1932 yapımı bu film şu anda katırın* sırtında; çünkü bugün kenefte okuduğum Empire adlı sinema dergisi zihnimin hatırlamasını tetikledi. Kenefte uzun süre kalmamı sağlayan uzunca bir yazıydı. Lakin üzerinde derleme yapmak zorunda kaldım, filmin karakterlerini açıklayan kısımlara burada yer veriyorum.
Dergiden bakarak yazmak da zor [...]
Bir Özür Yazısı
Sizler farkında değildiniz ama blogun arka planı göçmüş durumdaydı. En son yaptığım wordpress güncellemesi sonrasında blogun görülmeyen edep yerlerinde ne yaralar açılmıştı. Bugün yaparım, yarın yaparım derken bu gece el attım. Çok şükür bu sefer güncellemeyi sorunsuz yapabildim. Wordpress’in admin panelinde deli değişiklikler yapılmış. Tam onları kurcalarken eklentileri otomatik güncelleme özelliğine takıldım. Tek tek hepsini [...]
Ray Caesar [sıyrık]
Yandaki* “Buuuz cev he riiii ooo vaaa laaa raa yayılııııırr” zamazingosundaki çığıran kızı ve aşağıdaki görselleri Ray Caesar adlı pisişik adam çizmekte. Bu adamın gerçekten birkaç tahtası eksik. Zaten başarılı olan her sanatçı sıyrıktır. Bu onların olmazsa olmaz özelliğidir. Adamın kendi sitesine yazdığı biyografisi de evlere şenlik. Neyse sitesi ahanda burası görsellerde ahanda aşağıda..
↓↓↓↓
* Geleceğe yatırımlı Dipnot: [...]
İmam gölgesindeki velet zamanlar
• Çocukluk arkadaşlarımdan biri imamın oğlu olunca oyun mekanlarımızdan biri de caminin içi oluyordu. Böyle bir mekanda neler oynanır?
a) Biri imam olur, diğerleri cemaat.. =) İhtiyaç duyulan herşeyin mekanda bulunması bu oyun için biçilmiş kaftandır.
b) Bruce Lee izleyen çocukların hiç bilmedikleri halde kıçlarından uydurdukları “uçan kafa atan maymun” tekniği ve varyasyonlarını heryeri halı kaplı bu mekanda [...]
Bozbulanık zamanlar
Ortalıktan kaybolmalarım sıklaştı farkındayım. Zoraki birşeyler yazıp çizmek, dostların bloglarına yorum yazmayı zorunluluk olarak hissetmek istemiyorum. İşte o yüzden arada bir kaçıyorum herşeyden. Çünkü o zaman bu kaçışlarıma bağlı mazaretler yaratabiliyorum.. =)
Neyse bu yazımda dört adet video içerik sunuyorum. Ucundan kıyısından 80′leri yaşayan herkes, bu videolarda çalan şarkıları hatırlayacaktır. Bu melodileri yıllar önce beynime kazıyan TRT [...]
Chapman & “Mr.Lennon?”
Tuvalette okuduklarım üzerine kategori açıp da tek yazıyla bırakacağımı mı düşündünüz? Ya da metabolizmamın bu kadar az çalıştığını mı? Bugün tuvalet macerama eşlik eden mecmua DVDKLASİKLER adlı DVD hediyeli derginin John Lennon sayısı. Okuduğum kısım, John Lennon’un katili Chapman ve Lennon’u öldürme anının anlatıldığı bölümdü.
Chapman’ın 1980 Ekim ayının ortalarından itibaren John Lennon’u öldürmesi gerektiğine kanaat getirdiği [...]
Favorilerine Ekleyenler
Hakkında Yapılan Yorumlar
Yazıyı Email Gönder








