disal’in gözünden mutfak
Gönderen: Editorya Tarihi: Oca 20, 2008
disal tarafından sahiplenilmiştir.
Açıklama : denenmiş yemek,pasta,tatlı,börek tarifleri
Rss : www.blogcu.com/rss.php?u=di…
Kategori : Yemek
Etiketler : tatlı kek kurabiye yemek pasta börek
Hakkında;
annem temel atmasaydı ben bu katları çıkamazdım.
disalce.blogspot.com, ‘da BALIKLAR , BÖREKLER , CORBALAR , HAMUR İSLERİ , HAMUR TATLILARI , HAYATTAN , KEK VE MUFFİNLER , KURABİYELER , PASTALAR , PİZZALAR , SALATALAR , SÜTLÜ TATLILAR , TARTLAR ve YEMEKLER kategori başlıkları altında birbirinden enfes yiyecek içecek tarifleri yer alıyor.
Örnek Gönderi:
merhaba arkadaşlar….
işlerimin hepsi bitti çok şükür…..ama bu hafta çok yoruldum…..gece geç yattım sabah erken kalktım..zaten üst üste gelir işlerin hepsi……ama bitti……
çocuk kısmı biraz seçici oluyor..bu tatlıları kızımın anasınıfı için yaptım….herhafta pazartesi günleri veli günü…bu hafta sıra bendeydi……bende meyve götüreceğime tatlısını yapayım çocuklar sevinsin dedim ama maalesef şeklini beğendiler ama tadını sevmediler…..
nedense alışkın olmadıkları değişik yiyecekleri pek istemiyorlar…Allahtan bazıları yedide bende rahatladım…..(kızım bile yemedi..ben daha diğerlerine ne diyeyim….)
mandalinayı çok severim….küçükken okulda mandalina ilk çıktığı günlerde bir kişi mandalina getirse bütün okulu sarardı kokusu……mis gibiydi….tabi birde salatalık öyle kokardı…..nasıl canım çekerdi..şimdi her mevsim bulmak kolay…ama çocukluğumdaki kokuda yok tatta…..
eğer denerseniz bu tarifi size tadından bahsedeyim…..sonra çocuklar gibi yüzünü buruşturmayın…..sıradan bir mandalina peltesi……size lezzetli gelen kısmı kendi kasesinden yemek……artanı başka tabağa koysanız o kadar leziz gelmeyebilir….haberiniz olsun…..
daha öncede eklemiştim bu tarifi ama şimdiki ölçülerim biraz daha net…..
gelelim tarifimize……Devamı>
Son Gönderileri
disal'in gözünden mutfak
resimli,denenmiş yemek tarifleri,pasta,börek,çorba,tatlı ve hayattan kareler...
artık tarifle ilgili bişeyler yazabilirim....
bu turtanın hamurunu çok seviyorum.....canım arkadaşım bitanem yeşildomatesimde yemiştim....elmalısını yemiştim tabiki..canım arkadaşım hamur için teşekkürler..senli yediğim günlerde tadı daha bi güzeldi...:))yine güzel ama sensiz güzel:))
hamuru öyle güzel gelmişti ki bana bunun eriklisini yapsam nasıl olur diye düşündüm.....
dondurucuya attığım eriklerim vardı...hemde onları denemek istedim.....erikliside gayet güzel oldu...ben büyük tart kalıplarında değilde muffin kalıbında yapmak istedim....yoğurulmuş hamuru on iki parçaya böldüm...çok kabardı....onun için mümkünse daha ince yapın hamuru....erikler sulanıp kenarlara akmış..kağıta yapışmış....hamur kabardığı için tabiki...
sulanmayan erik olabilir....yada daha fazla konulabilir...çünkü hamur kabardıkça erikler üzerinde az kaldı gibi göründü.....ceviz çok yakıştı..ve sarı görünen limona benzeyen meyve ise kumkuat....çok sevdim bunu....nefis bir kabuğu var.......alın size bi kaç bilgi......
Kamkat, Turunçgiller içinde küçük mücevher olarak adlandırılır.Anavatanının Çin olduğuna inanılır.
- Kamkat Çincede altın portakal manasına gelir "gold orange".
- Dünyada kabuğu ile beraber yenilen tek narenciye çeşididir.
- Evlerde, salonlarda, balkonlarda yetiştirilebilen belki de tek meyve ağacı kamkatdır. Minyatür portakal olarak da bilinen kamkat, hem vitamin kaynağı hem de süs bitkisi olarak 5 yıldızlı otellerin iç mekan düzenlemesinde peyzaj malzemesi olarakda kullanılmaktadır.
- 2.5 su bardağı un
- 150 gr margarin(erimiş olacak)
- yarım su bardağı toz şeker
- 1 paket kabartma tozu
- iki yumurta
üzeri için....
- erik
- ceviz
yapılışı.....
- Bütün malzemeler karıştırılır yumuşak bir hamur elde edilir.
- hamur kalıp sayısına göre eşit paylaştırılır...elle yuvarlanıp kağıt serilmiş kalıplara konulur..
- elle bastırılıp üzerine çekirdekleri çıkarılmış erikler ve iri parçalanmış cevizler eklenir...
- 180 dereceli fırında üzeri kızana kadar pişirilir....
not...çok kabardığını unutmayın..daha ince açın ..ben oniki kişilik muffin kalıbına pay etmiştim..yukardaki gibi kalın oldu..tadı güzeldi ama daha ince olsa daha güzel olurdu.....ve erikler marmelata dönüştürülerek yapılsada daha lezzetli olacağını düşünüyorum..öylesinide deneyeceğim.....afiyet olsun....
öncelikle tarifimi p.d.ç.s.e..50 yürüten arkadaşım nursene gönderiyorum....kensine kolaylıklar diliyorum...
normalde yaz tatillerinde iki ayı geçkin bloğumla ilgilenemezsem(ki tatilde ailemin yanındayım),elim hemen soğuyor yeni tarif eklemek çok zor oluyor....
şimdide o moddayım.....eklemezsem canım hiç istemeyecek...onun için ufak tefekte olsa bişeyler karalamak istedim.....
az biraz kendimden haber vereyim.....amacım sizleri sıkmak değil...sadece inşallah ilerde bu sayfaları açıp okuduğumda neler yaşadığımı bilmek.....bi nevi günlük olsun işte....okumak zorunda değilsiniz :))))
şu anda hamileliğimin 24. haftasındayım......aşermelerim neredeyse kalmadı.....kesin olmamakla birlikte hala kız görünmekte kendileri......yaklaşık üç dört haftadır hareketleri şiddetle hissedilir şekilde.....birde çok fazla dönmeleri var buda içimi daraltıyor:)))nefesim daralıyor...tatlı şeyler bunlar...biliyorum hayırlısı ile doğunca bunlardan kurtulcam:))
işte böyle bu arada boş durmayıp bloglardan denemeler yapıyorum bu aralar.......rende kekide denemek istedim....
tarifi sevgili arkadaşım turuncu tatlardan aldım.....şahsen benim bu hamileliğimde tatlıyla aram pek yok..yiyenler beğendi...ama bana biraz hamurumsu geldi....kekten çok tart hamuru gibi...zaten malzemelerde onu andırıyor......yalnız bi gün bekleyince daha lezzetli oluyor....biraz aşamalı bi kek....turuncu tatların sayfasında yapıp beğenenler daha fazla..bence deneyin....benim damak tadım bu aralar biraz değişik:)))
MALZEMELER:
HAMURU İÇİN:
- 5 Yumurta
- 1/4 Cup pudra şekeri(Tepeleme bir kahve fincanı)
- 1 Paket vanilya
- 1 Paket kabartma tozu
- 1 Margarin(yumuşak)
- 3 Su bardağı un(Daha fazlada olabilir)
- 1 Yemek kaşığı kakao
KREMASI İÇİN:
- 1 Su bardağı şeker
- 2 Yemek kaşığı buğday nişastası
ARASI İÇİN:
- 1 Çay tabağı marmelet ya da tanesiz reçel
YAPILIŞI:
- Önce hamurunu hazırlıyoruz. Bunun için önce yumurta sarılarını ve beyazlarını ayırıyoruz.Sarılarla pudra şekerini çırpıyoruz.
- Sonra margarini, unu, kabartma tozunu ve bir paket vanilyayı ekleyip yoğuruyoruz. Birazcık sert bir hamur olacak.
- Yaptığımız bu hamuru yarı yarıya önce ikiye bölelim. Sonra böldüğümüz bir yarım hamuruda ikiye bölelim.
- Yarım olan hamurumuzu yuvarlak bir kalıbın tabanına (kelepçeli olursa çok rahat olur) yayalım.(Kalıbınızın büyüklüğüne göre hamurunuz az ya da çok olabilir onu göz kararı kendiniz ayarlayın) Diğer ikiye böldüğümüz yarım hamurumuzun birine kakaoyu ekleyip yoğuralım.
- Yani hamurumuzun biri sade biri kakaolu olacak. Sonra bunları buzluğa 15-20 dakikalığına koyalım.
- Diğer taraftan pastamızın kremasını hazırlayalım. Bunun için ayırdığımız yumurta beyazlarımızı önce bir çimdik tuzla çırpalım.
- Sonra üzerine bir su bardağı şekeri yavaş yavaş ekleyelim. Ardında da nişasta ve vanilyayı da azar azar ekleyip köpük olana dek beş dakika çırpalım.
- Marmelat ya da reçelimizi kalıba yaydığımız hamurumuzun üzerine gezdirelim.
- Onun üstüne buzluktan çıkardığımız kakaolu hamurumuzu rendeleyelim.
- Onun üstüne kremamızı yayalım ve sade hamurumuzu rendeleyelim. 150 derecede ısıtılmış fırında 40 - 60 dakika kadar pişirelim.
- Pişerken çok kabarıyor fırından çıkınca sönüp formunu alıyor. Herkese afiyet olsun.
OTLU ATOM KURABİYE..BLOĞUM 3 YAŞINI GEÇMİŞ BİLE:)
...................................................
işte benim günüm...cuma:))))
bu günü çok seviyorum.....iki gün tatil.......sabah 7 yok.....inşallah tabiki .....ne zaman hayal kursam veya plan yapsam alt üst olabiliyor......onun için inşallah diyelim..hayırlı olsun güzel olsun.....kötü tarafı çabuk geçiyor olması......eminim biraz sonra pazar olur......:(
bu günde yağmurla uyandık..hemde ne yağmur...şimşekler,gök gürlemeleri.........bayburt'ta oturduğum günleri hatırladım bugün......biz orda kar denizinde yürümeye çalışırken,antalya 'da insanlar kısa kollu ile gezerdi..hayret ederdik......şimdi egede güneş var doğuda yine kar....ama dört gözle kar yağmasını bekliyorum....lapa lapa hemde.....
dört mevsimi birden yaşayabildiğimiz için çok şanslıyız.....hiçbirinden vazgeçemiyorum...hepsi bizde var olduğu için Allah'a şükürler olsun....
tarife geçiyorum hemen.....
bu tarifi sevgili toprağım ikizlerin annesinden aldım....oda pembelimden almış...tarif için arkadaşlarıma teşekkür ediyorum......ben ıspanak yerine maydonoz falan kullandım......tuzlu bir kurabiye olsun istedim...sonuç güzeldi.....zaten bu tür kurabiyeler tadından çok görüntüsüyle akılda kalırlar......
- 150 gr. margarin
- göz kararı tuz...1 çay kaşığı şeker
- 1/2 bardak krema(bu yarım bardak demek galiba)
- 1 kahve fincanı sıvı yağ(türk kahvesi sanırım)
- 1 paket kab.tozu
- küçük doğranmış maydonoz,az nane ve dere otu
- pul biber
- 4-4,5 su bardağı kadar un..gerekirse ilave edin...
üzeri için ve topları yapıştırmak için.....
- 1 adet yumurta(beyazı toplara ,sarısı üzerine
- margarin,sıvı yağ ve krema bir kapta karıştırılır....
- kab.tozu,tuz ve un katılarak yoğurmaya başlanır...içine doğranmış otlar ve pul biber eklenir....hamur yoğrulup biraz dinlenmeye bırakılır...
- hamurdan portakal büyüklüğünde bezeler alınır ve fazla ince olmayacak şekilde açılır...
- çay bardağı ile veya istenilen bir kalıpla yuvarlaklar çıkarılır...
- yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizilir....
- kenardan çıkan parçalardan fındık kadar yuvarlaklar yapılır ve yumurta beyazına bulayarak dairelerin üzerine üst üste yapıştırılır...
- yumurta sarısı sürülerek önceden ısıtılmış 150 derecelik fırında kızarana kadar pişirilir...
ÇİKOLATALI PORTAKAL ŞEKERLEMESİ
ben bu yazıyı yazarken ,dışarda harika bir yağmur yağıyor......sesini rahatlıkla duyabiliyorum....buda bana huzur veriyor.....
küçükken yağmur yağmasını sevmezdim...heryer çamur olurdu.....okula giderken ayakkabım kirlenmesin diye poşet geçirirdim ayakkabıma....onlarla yürümekte o kadar zor olurdu ki ,kayardım,çamur bir batman olurdu resmen.....
ilk asfalt atıldığında yollarımıza ne kadar sevinmiştim.....simsiyah uzun tertemiz yollar....artık kışın yağan karda ayaklarımız çamur olmayacaktı,elimizde poşetlerle kayabilecektik ne güzel...
şimdi o yollarda kalmadı.....bi yandan yıkılıyor bi yandan yenisi inşaa ediliyor......
artık seviyorum yağmuru.....ıslanınca annem kızmıyor...ayaklarım çamur olmuyor.....dünyanın bu suya ihtiyacı var biliyorum.....onun için yağsın istiyorum.....berekettir diyorum......zaten pencere arkasından seyrediyorum artık....ıslanamıyorum....
bir kıssa vardır bilir misiniz?
bir zamanlar bir köyde uzun yıllar yağmur yağmamış.....heryer gitgide kuraklaşmaya başlamış...köylü su bulamaz hale gelmiş.....ne kadar yağmur duasına falan çıktılarsada yok...olmamış......en sonunda bir alime gitmişler.....
köye yağmur yağmadığını söylemişler....ne yapalım ,nasıl yalvaralım.....
alim onlara şunu söylemiş....(alimlerin kalp gözü açıktır..Allah onlara isteği şeyleri gösterir,bildirir)
-falanca köyde bir küçük kız çocuğu var.....babası ona yeni bir ayakkabı almış....küçük kızda Allaha dua etmişki,
-Allahım nolur yağmur yağmasın ....yeni ayakkabılarım ıslanmasın eskimesin...diye......gidin çocuğa söyleyin..yoksa onun bu içten duası üzerine bi daha yağmur yağmayacak...
işte böyle arkadaşlar..kıssanın sonunu yazmama gerek yok sanırım....yağmurla alakalı diye yazdım.....ilk duyduğumda çok etkilenmiştim......haa bu arada evet yağmur yağarken yapılan dualarda kabul olur....tabiki hayırlı dualar:)
şimdi gelelim tarifin inceliklerine.....
sevgili arkadaşım mutfaktayım özlem güzel bir etkinlik düzenlemiş.....ismide ilk aşk çikolatayla başlar diye.....bende küçükken çikolataya aşıktım halada aşıkım.....
.....hiç unutmam bakkallarda salam,sucuk,peynir gibi malzemelerin konulduğu bir dolap vardı.......üst raftada hep üç beş tane üç beş tane ülkerin güzel çikolatalarından koyarlardı...hazine gibi.....sanki kuyumcunun altını gibi..camın arkasında:)onların çoook pahalı olduğunu sanardımda yıllarca arkasından bakmıştım....çünkü bizim alabileceğimiz çikolatalar bakkal amcanın önündeki tezgahta olurdu...
o ülkerinkiler farklıydı....onları kim alırdı hala düşünüyorum.....çok özeldi onlar çook.....
birde bu tarifi sevgili arkadaşım mutfaktasanatın etkinliğine gönderiyorum..p.d.ç.s.e.49 u yapıyor kendisi..kolaylıklar diliyorum....
etkinlikleri seviyorum çünkü görmediğim blogları görüyorum ve beni görmeyenlere bloğumu tanıtmış oluyorum...etkinliklre katılın diyorum.....
işte nefis tarife geldim sonunda.......
- 4 portakal
- 3 su bardağı tozşeker
- 1 çay kaşığı kaşığı tuz
- 2 litre su
süslemek için...
- bitter çikolata(200 gr)
yapılışı......
- Portakalları yıkayıp kabuklarını dilimleyin...tencereye alıp üzerine tuz ekleyin.....Kapağını kapatın ve 24 saat bekletin...
- Tuzda beklettiğiniz portakal kabuklarını bol suyla yıkayıp süzün. ...Tencereye alıp üzerine soğuk su ilave edin..... acılığını gidermek için biraz kaynatın ve suyunu süzün. ...Kaynatma işlemini 3 defa tekrarlayın.
- sonra portakal kabuklarını birer santim eninde şeritler halinde doğrayın.
- Portakal kabuklarını bir tencereye alın. Üzerine 2 su bardağı kadar şeker ilave edin. Tahta bir kaşıkla hafifçe karıştırarak kabukları şeffaflaşıncaya kadar pişirin ve şerbetini süzün
- Süzdüğünüz portakal kabuklarını fırın ızgara telinin üzerine aralıklı olarak dizin. Kalan şekeri üzerlerine serpiştirin. 3-4 gün oda sıcaklığında bekletip kurutun.
- son olarak erilitmiş çikolataya batırarak servis yapın yani yiyin:)
öncelikle bütün arkadaşlarımın, geçmiş ne bayramı varsa kutlarım.....özel gün kutlama konusunda biraz kötüyümdür.......o günleri öyle hareketli ve yoğun geçiririm ki bırakın kutlama yapmayı bilgisayarı görmem mümkün olmaz......
bi önceki yazımda elektrikli süpürgem bozuk ve aradığım makinayı bulamıyorum demiştim......bayramdan bir gün önce hiç ummadığım bir bayiden istediğim modeli buldum.....buda sizlere önerim olsun....sadece aradığınız markanın değil,diğer mağazalarada mutlaka bakın.....neyin nerden çıkacağı bilinmez......
biraz bahsedeyim ki isteyenlere ama karar veremeyenlere FİKİR OLSUN......markası philips maraton 9210......
güzel yönü çekişi gerçekten harika.....çoğu yeri en kısık ayarda süpürmek zorunda kalıyorsunuz......buda en sessizde çalışması demek.....görünüşü hoş.....
çok sessiz çalışıyor demişlerdi ama eski süpürgenize göre evet sessiz ama çıt yok denilecek gibide değil..illaki sesi var.....birazda büyük gibi...ama yinede tavsiye ederim......çekiş süper....
torbalısını alacaktım ama bulamadım...eğer aynısının torbalısı dersenizde 9170 modelini tavsiye ederim....
birde fakir mağazasından buldum haberiniz olsun....ve çin malı olup olmadığını mutlaka sorun....benimki hollanda üretimi......
sorunsuz güzel bir bayram geçirdim......
ailelerimizin ellerini telefondan öptük......uzakta olmanın en kötü yanı bu sanırım.....biz küçükken bütün aile iç içe kutlarken, bayramın değerini bilirken, çocuklarımız bayramın anlamını şeker ve çikolatadan ibaret zannedecek......bu duruma çok üzülüyorum ama elimizden gelecek bişey yok....
bayram sabahı için hazırladığım ,tarifini canım arkadaşım muhteremciğimden aldığım bu harika sosislerin tarifine geldi sıra......ekleyecek bişey yok...görüntüsü çok güzel oluyor........tadı malum sosis kaşar karışımı......teşekkür ederim tarif için......acele çekim yaptım...süsleyemedim:)
özellikle çocuklar bayılıyor buna:)
- Sosislerin karnını bıçakla çizin ve içine kaşar peynir yerleştirin.
- Tepsiye dizip, kaşarlar eriyinceye kadar fırında pişirin.
- not.....sosislerin karnını kesmeden önce üzerlerine kaynamış su döktüm az haşlanmış gibi olsunlar diye....bu şekilde karınlarıda daha güzel kesildi..yumuşaktı......
- ve fırın tepsisine dizdikten sonra üzerlerine az zeytinyağı gezdirdim...az ama......
bir kadının başına gelecek en kötü olmasada biraz kötü bir şey diycem......temizlik hastaları dikkat....elektirikli süpürgem bozuldu......hemde bayram arefesinde......rüyalarıma neler giriyor bir bilseniz.....yığınla misafirler,ailem ,konu komşu.......ben telaş içinde ev pis diye gözüm orda burda...:)buna rüya denmez kabus bu kabus.....
diyorsunuzdur şimdi..hemen git al yenisini..veya yaptır:)
evet yenisini alacağım ama alacağım marka şu an yaşadığım yerde yok....internet siparişlerini deniyoruz bakalım......aman dikkat edin internetten bişey alırken alacağınız ürünün çin malı olup olmadığını mutlaka sorun......fiyat farklılıkları size cazip gelmesin....büyükşehirlerde oturanlar daha şanslı galiba bu konuda..yerinden alırlar.....
bu arada canım eşimin ve bütün öğretmenlerin öğretmenler gününü kutluyorum.....
kızımda öğretmenine pembiş saksılı güzel bir sarmaşık aldı.....üzerinede not yazmış...."nasıl bir çiçek hava ve güneşle büyüyorsa sizde bizi rengarenk çiçekler gibi büyütüyorsunuz" diye ....:)
biz küçükken daha basit hediyeler alırdık..belkide öğretmenin üç yıllık mendil bir yıllık kolonya ve beş yıllık kalem ihtiyacını karşılardık:)şimdi daha orjinal hediyeler alınabiliyor....
ama ben mendil falan almazdım....annem o gün erkenden kalkar 6 adet bana 6 adet abime elbezi örerdi...:)sabah sabah nasıl yetiştirirdi hayret:)
eşimin ilk görev yeri Bayburt'tu......orada öyle bir kolonya birikmişti ki resmen beş yıl bayramlara kolonya almamıştım..süperdi bu benim için:)birde bebeğim olmadığı halde patik falan gelmişti.....:)
neyse tarife geçelim.....
bu güzel kurabiyeleri kızımın okulunun kermesi için yapmıştım.....çocukların çok ilgisini görmüş....tarifi sevgili arkadaşım acemişeften aldım.....teşekkür ediyorum bu güzel tarif için...tadı bildiğiniz un kurabiyesine yakın bir tat......şekli çok şirin......özel günler için yapılacak bir kurabiye......
esra yarım ölçü kullanmış.....ben tam ölçü yaptım.....17-18 adet falan çıktı.......birde vanilya ekleyin....sanki istiyor:)
malzemeler....
- 250 gr tereyağı ya da margarin-oda ısısında beklemiş
- 1 su bardağı pudra şekeri
- 3 su bardağı un(az geldi ekledim biraz)
- 2-3 çorba kaşığı kakao(göz kararı)
- bir paket vanilya
yapılışı.....
- Hamurumuzu kakao hariç yoğurup hazırlayalım.
- Biri birinden biraz daha küçük iki parçaya ayıralım, küçük parçaya kakao ekleyip tekrar yoğuralım.
- Beyaz hamurdan ceviz kadarını alıp top şeklinde yuvarlayalım.
- Elimizle ya avucumuzun içinde ya da düz bir yüzeyde avuç içi kadar açalım.
- Kakaolu hamurdan, açtığımız hamurun yarısı kadar bir parça koparalım.
- Şekildeki gibi yuvarlayıp beyaz hamurun üzerine koyalım. Beyaz hamuru dikkatlice kapatalım.
- İki elimizin arasında yavaşça oval olarak yuvarlayalım ve birleşim yerlerini kaybedelim. Keskin bir bıçak yardımı ile ön kısmını dikkatlice ağız oluşturmak üzere keselim.
- Bacakları oluşturmak üzere arka kısmı şekildeki gibi bıçakla iki yandan kesip hafifçe ayıralım. Sırtına bıçakla çizik atalım.
- İki adet boncuk şeker ya da damla çikolata ile gözleri yapalım.
- Tepsiye koyduğumuz kurbağanın ağız açıklığını kaybetmemesi için iki adet kuru nohutla destek yapalım.(ben bir tane fasulye koydum..daha rahat çıktı....ama iki adet koysam daha iyi olurmuş...sırıtık oldu biraz)
-
180 dereceye ısıttığımız fırına kurabiyelerimizi koyup, koyar koymaz ısıyı 100 dereceye düşürelim. Yaklaşık 20-25 dakika kurabiyelerin pembeleşmesini beklemeden pişirelim.
not:
- nohutu ağzından çıkarmak zor oluyormuş....onun için ben kuru fasulye koydum..rahat çıktı...ama siz iki adet koyun..benim ki gibi sırıtıyormuş gibi görünmesin:)
- ben ısıyı önce 100 dereceye düşürdüm..sonra içim rahat etmedi 150 ye çıkardım....sonra pişmiyor diye 180 e çıkardım....bilmiyorum ama ya tariften dışarı çıkmayın yada 170 dercede pişirin :)
- pişmedi diye pembeleştirmeyin benimki kenarları yanmış gibi göründü.....kurabiyelerin has özelliğidir azda fırın sönükken dursun deriz ama demeyin....zaman dolunca çıkarın....yumuşak gibi görünsede çıkınca sertleşiyor.......
bloglarda kimse kalmadı dimi.....
genellikle giremiyorum,başına oturmak istemiyorum gibi büssürü şey yazıp çiziyoruz......
aslında bloğun başına oturamıyoruz.....ama facebooka girebiliyoruz....nedense bizi esir aldı gibi bişey oldu.....eskiden blog sahiplerini gezerdim..şimdi facebookda kimler ne yazmış,ne eklemiş onları takip ediyorum.....
diğer bloglarını güncelleyemen arkadaşlarada buradan duyurayım....bloglarınıza dönün ...kendinizi ve tariflerinizi özletmeyin......benim gibi ara sırada olsa bişeyler karalayın:)tarlanızdan topladıklarınızla bir yemek pişirin:)
hemen pastamıza geçeyim...
adındanda anlaşılacağı gibi aşırı pratik bir pasta oldu...belkide minik tatlı kanapeler demeliyim...
tadı güzeldi..zaten herşey hazır olduğu için tadıda ona göre oldu....servis önerisi olsun.....yaptığınız güzel tariflerin yanına eklersiniz....fazlalık görünür işte:)
son olarak tarifimi sevincaltuntas arkadaşımın pdçse..48 e gönderiyorum....arkadaşıma bu etkinlikte kolaylıklar diliyorum.....
- 1 adet hazır kakaolu pankek
- 1 paket pasta kreması(katsanın markasını kullandım...su ile hazırlanıyor..çok hafif bir tadı var...çok oluyor yarısını çırpabilirsiniz)
- 1adet muz
- ıslatmak için kahveli süt veya reçelli su
- kürdan
yapılışı...
- pankeki fotoğraftaki gibi önce ince dilimler ,sonra ikiye bölerek küçük kareler kesilir...
- her karenin içi önce kahveli süt ile ıslatılır....muz dilimi konulur...
- sonra çırpılmış krema eklenir.....
- diğer kare kekde üzerine kapatılıp kürdanla sabitlenir....
isterseniz üzerine sos yapabilirsiniz.....
nasıl kalkılır sabah...helede tatilden sonra ki bu ilk gün.....:(pazartesi günleri alıştırma babında işler güçler,okullar sabah 10:00 da açılsaya.......:)
sizde benim gibi bir o yana bir bu yana dönerek bir dakika uyumayı bile kar sayanlardan mısınız?.....bakın o zaman.....
şimdi size yıllardır kullandığım bir teknikten bahsedeceğim.....bu uygulama eziyet mi? yoksa işime yarar bir şey mi? anlamadım.....
saatimi her zaman uyanmam gereken saatten bir saat önceye ayarlıyorum.....alarm çalmaya başladığı anda (uykumda hafiftir yani) erteleye basıyorum.....her beş dakikada bir ertele yapıyorum.....bir saat boyunca hem çok uyuduğumu düşünüyorum hemde uyanmam gereken saate kadar uykum hafiflemiş oluyor......yinede sağa sola mızırdanarak kalkıyorum ama olsun....bu olay bi kaç dakikamı alıyor...
sizce bu bir eziyet mi?......:))))
tarif eklemede hep geç kalıyorum.....nedense başına oturup bi kaç cümle yazmak zor geliyor...bu tip kelimelerle sayfa doldurmak hoşuma gitmiyor ama ne yaparsın..insan halinden haber vermek istiyor.....
bu arada geçen doktor kontrolüm vardı....dört ayımız bitti şükürler olsun......sağlığından sonra en çok merak ettiğimiz konuya gelmişti sıra.....doktorumuz göstermiyor,durun azcık görünüyor derken %70 lik bir oranla kız belirtileri gördüğünü söyledi......hala mavilere veya pembelere saldıramıyorum anlayacağınız......artık önümüzdeki ay kesin bilgiler olursa bende ufak tefek bişeyler almaya başlayacağım.....
şimdi tarife geçelim.....yine göz kararı ile yapılan ve sizlere şimdi yaklaşık miktarlar vermeye çalışarak kendimi zorlayacağım tarife geldi......
hepinizin bir rus salatası vardır......benimkide kendime göre uyarladığım bir tarif......içine neler konuluyor neler......işte buyrun tarif.....
- 3 adet iri patates
- 2 adet havuç
- 1 su bardağı haşlanmış bezelye
- 6-7 kornişon salatalık turşusu
- kalın bir dilim salam(küçük küpler halinde doğranmış)
- kaşar peyniri aynen salam gibi küçük küpler halinde doğranmış
- 1 su bardağı kadar haşlanmış mısır
- 1 su bardağı yoğurt(ben katıyorum,gerçek rus salatasında kullanılmıyor galiba)
- 6-7 kaşık mayonez
- tuz
yapılışı.....
- patatesler ve havuçlar soyulup yıkanır..küçük küpler halinde doğranır.....ve tuzda eklenerek haşlamaya bırakılır.....sürekli kontrol edilir....(çok çabuk haşlanıyor.....)
- salatalıklar küçük küpler halinde doğranır...diğer bütün malzemeler karıştırılır.....
- mayonez yoğurt ile birlikte çırpılır.....doğranmış malzemelerle harmanlanır....tuzuda eklenerek yenmeye hazır hale gelir......
not.....
- 1..patates ve havucu minik küpler halinde doğrayıp haşlarsanız daha çabuk haşlanıyor ve görüntüleri daha güzel oluyor..dağılmıyor..yalnız sürekli kontrol edin haşlanırken.....
- 2..haşlanmış yumurta sarısı konuluyormuş..ben hiç denemedim....siz ekleyebilirsiniz..kıvamını daha koyu daha güzel yapıyormuş....
- 3..birde yalnızca mayonez ekleyerek yapıyorlar..ben sırf mayonez tadını ağır bulduğum için yoğurt mutlaka kullanıyorum......daha hafif oluyor....
- 4..son olarak salam,kaşar çok yakışıyor...özellikle bu malzemeleri katmaya çalışıyorum.....
sabah kahvaltısı,servisi gözlemek ve rapunsel saçlı kızımın saçlarıyla uğraşmak yok daha doğrusu sabahın erken saatinde yok:)
geçenlerde bir korku filmi seyrettim....hem korkarım hem seyrederim işte....sonrada kızarım kendime neden baktım ki diye.....bu da onlardan biriydi.....hamile olduğum için hormanlar farklımı çlışıyor yoksa gerçekten korkunçmuydu ayırt edemedim...filmin başından sonuna kadar kalbim gümbür gümbür attı.....sabaha kadar gardroba bakarak uyumaya çalıştım...
neden gardrop ?filmi izlerseniz anlarsınız..ve duşakabinin kapaklarıda bi kaç gün açık durdu...:)oda filmden bi kare izleyin:)
filmin adı pek yakında ......tıklayın ve konusuna bi göz atın..bence konusunda hiçde korkunç bişey yok.izlerkenki sahneler ürkütücü....belkide diyeceksiniz amaaan bu mu ben bunu izledim hiçde korkmadım.....ama ben çook korktum:)neyse bi bakın bi gece geçirin ondan sonra konuşuruz:)
şimdi gelelim bu güzel tatlıya...aslında ramazanda deneyip yayınlasam daha güzel olurdu..şerbetliler o vakit daha revaşta ...ama seneye hazırlık olsun bizimki....
bu güzel tarifide papatyacımdan almıştım....yiyenler çok beğendiler.....fındığın tadı belli oluyor...hoş bir tat bırakıyor ağızda.....teşekkürler canım tarif için.....bide ters tık kopya işini açık bıraksan ne olur sanki..bütün tarifi yazdırcaksın bana....kopyala yapıştır derdim ne güzel....şimdi parmaklara kuvvet aynısını yaz bakalım disal:)
ben üzerine kremşanti yapmadım..menümde başka kremalı pastalar vardı.....hepsi kremalı olmasın diye bunu tatlı görüntüsünde bıraktım....üzerine kremşanti yapmak isterseniz tarifte var zaten:)
malzemeler.....
- 4 yumurta
- 1 su bardağı şeker
- 1 su bardağı sıvı yağ
- 1 su bardağı galeta unu
- 1 su bardağı hindistan cevizi
- 1 su bardağı ince kıyılmış fındık
- 1 paket kabartma tozu
- 1 paket vanilya
şerbet için....
- 1,5 su bardağı su
- 1 su bardağı şeker
- 1-2 damla limon suyu
üzeri için...
- 1 poşet kremşanti
- 1 su bardağı süt
yapılışı.....
- öncelikle şerbet için şeker ve su kaynatılır....limon damlası eklenerek soğumaya bırakılır..
- keki için şeker ve yumurta yaklaşık beş dakika çırpılır.....diğer malzemelerde tek tek ilave edilir....
- yağlanmış yuvarlak veya kare borcama harç dökülerek 180-200 dereceli fırında üzeri kızarana kadar pişirilir....
- frından çıkardıktan bi kaç dakika sonra soğuk şerbet üzerine gezdirilir....
- daha sonra isteğe göre ister heryerine sürmek sureti ile ister şekilli sıkarak,çırpılmış şanti ile servis edilir.....
afiyet olsun...:)
öncelikle uzun zamandır katılamadığım etkinliğe tarifimi göndermek istiyorum...p.d.ç.s.e...46..yı nurmutfakta arkadaşımız yapıyor..kolaylıklar diliyorum kendisine....
akşam olunca bizimkiler gözümün içine bakar oldular....acaba çay yaparmı?yanına bişeyler getirir mi?....sonra bakıyorlar ki bende o ışık yok...çaresiz susup oturuyorlar.....:)su içmeye mutfağa gidecek gibi olsam hemen soruyorlar..nereye ,ne yapacaksın bişeymi getireceksin:)diye ...gülüyorum getire getire meyve getiriyorum....daha iyi bence....pasta pasta nereye kadar:)
ilk üç ayım geçmeye başlayınca bulantılarımda bir hafifleme oldu...artık pişirdiğimi yiyebiliyorum,çok zevk alamasamda........
geçtiğimiz günlerde kızımın öğretmeni Esra hanım ailesiyle birlikte bize misafirliğie geldiler....kendisi çok tatlı ve hoşsohbet bir bayan......hem çocuklardan konuştuk hemde ilk defa denediğim bu börekten tattık....börek hakkındaki yorumlarımızı aşağıda belirteceğim....
menümüzde daha neler vardı...(tarifleri tek tek ekleyeceğim)
- unlu börek
- fındık güzeli(papatya prensesden menü kopyaları:)
- rus salatası
- pratik minik pastalar(tek lokmalık)
iki güzel tarif denedim papatyamdan....biri unlu börek biri fındık güzeli.....her iki tarifte çok güzeldi.....benim yaptığım bir iki yanlış dışında tabiki....
eşimin yağlı takıntısından dolayı börekteki yağ miktarı çok fazlama gelmişti....kendimce yağı daha az sürmeye çalıştım....unuda eklenince böreğim biraz kuru oldu....siz yağ miktarıyla oynamayın.......
üzerinede ben dayanamayıp yumurta sürdüm...yine siz asıl tarifteki gibi yağ sürün.....bunların haricinde böreğimiz güzeldi...bi dahakine bu ayrıntılarla yapacağım....
çok pratik ,kolay ve az malzeme ile çok börek elde ediyorsunuz.....tarif için arkadaşıma teşekkür ediyorum......
- 3 adet yufka
- 3 tane haşlanmış patates
- 1 büyük kase kaşar ve lor karışımı
- 100 gr. eritilmiş margarin
- 2 çay bardağı sıvı yağ
- un
- 1 çay kaşığı karabiber
- 1,5 çay kaşığı tuz
yapılışı.....
- patatesler haşlanır..ılınınca peynir ilave edilir.....tuz ve karabiber eklenir....
- margarin eritilip sıvı yağ ile karıştırılır....
- tezgahın üzerine bir yufka serilir.....her tarafı yağlanır....un elenir.....ikiye katlanır...
- yine yağlanır ve un serpilir......düz tarafına bolca iç konulur....
- kenarlardan az içe katlanarak rulo yapılır.....
- dilimlenir ve yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizilir....
- artan yağın üzerine biraz su eklenir ve böreklerin üzerine sürülür...
- kızarana kadar pişirilir.....
ARTIK SAĞLIKLI BESLENİYORUM....ÇÜNKÜ BENDE....:)FIRIN POŞETİNDE SEBZELİ TAVUK...
söze nerden başlasam bilmiyorum......benimde tatilim bitti sonunda......bu kadar ara vermeminde bir sebebi vardı.......halsizdim....başım bulanıyordu:)midem dönüyordu:) ankara tatilimden gelince bloglara bi baktım ne göreyim......
beğenilmiş bi tarifi denemiş gibi hissettim kendimi....
çoğu arkadaş hamile.....hepsini hem burdan kutluyorum,hemde bir bir bloglarından kutlayacağım.....nede olsa gebedaşız:)
bende 12 haftalık hamileyim.....ikinci bebeğim olacak.....
sıradaki bebekde ,artık başımın etini yiyen akraba ve dostlarıma gelsin diyorum......zor bir üç ay geçirdim.....halada geçiriyorum......ilk kızımla aralarında 8 yaş var...unutmuşum hamileliği......bu bulantılar beni bitirdi....
çok sevdiğim şeyleri artık sevmiyorum.....ne olacak bakalım......
sağlıklı beslenelim diye bu tarifi hazırladım sizlere........tadını sorarsanız yalnızca içindeki kabak hoşuma gitmedi......şekerli gibi bi tuhaftı.....yinede üzerine yoğurt gezdirince güzell oldu.....zaten sağlıklı şeyler hep böyle olur:)
bu aralar tatlıyla aram yok.....tekrar sevene kadar tuzlu yemeklere devam edebilirim.....:)
işte tarifim....
malzemeler....
- patates
- havuç
- brokoli
- kabak
- 1 adet tavuk göğsü
- az zeytinyağı
- tuz ve karabiber
yapılışı.....
- malzemeler doğranır.....
- bir kabın içinde tuzu ,karabiberi ve yağı eklenir...
- harmanlanıp,unlanmış fırın poşetine doldurulur....
- poşet bi kaç yerinden iğne ile delinir.....
- 200 derecede pişirilir...
- (isteğe göre domates ile tatlandırılabilir)ben domatesten böğk oldumda katmadım:)
bizdeki heyecan onlarda yok maalesef....umurlarında bile değil....oysa bizim için "akdeniz karadeniz biz karnemizi isteriz " bağrışları ne kadar önemliydi....:)
okul başladığından beri o kadar çok karne ve benzeri şey alıyorlar ki heves meves kalmıyor çocuklarda..hiç bişey süpriz olmuyor onlar için......
her neyse işte....küçük kızıma küçük pasta...acil şeker düşüşlerinde yapılabilecek bir tarif....biz çok beğendik......işte tarif.....
malzemeler...
- 1 adet kakaolu pankek(veya benzeri)
- 1 poşet kremşanti...ve çırmak için yarım su bardağı süt
- yarım paket çilekli labne peyniri
- 1 adet muz,damla çikolata
- 80 gr çikolata,hindistan cevizi
- kek üç parçaya bölünür....
- kremşanti yarım su bardağı süt ile çırpılır....birazı süsleme amaçlı ayrılır...
- içine labne karıştırılır....
- çikolata eritilir....dilimlenmiş muzlar çikolataya batırılarak yağlı kağıt üzerine alınır...soğutulur...
- kekin bi parçası konulur..az şekerli süt ile ıslatılır....krema sürülür...küçük doğranmış muz ve damla çikolata serpilir....
- ikinci kat kek konulur...hafif ıslatılır....krema sürülür...
- üçüncü katta konularak süsleme için ayrılan beyaz kremşanti buzdolabı poşetine konularak poşetin ucu bir iğne ile delinir.....kekin üzeri fotoğraftaki gibi süslenir.....
- kekin kenarları artan krema ile kaplanır...hindistan cevizine bulanır....
- en üste çikolatalı muz dilimleri konulur....afiyet olsun....
KÖY YUFKASI BÖREĞİ(TAVA BÖREĞİ)
canım hiçbişey yazmak istemiyor aslında...haftalardır duyduğum çocuk ölümlerinden dolayı evde hayalet gibi gezmeye başladım.......
çevremdeki herkese karşı şüphe ile bakıyorum.....kimin ne olduğu belli olmuyormuş.......nerde kaldı anne şefkatleri ,nerde kaldı komşuluk ilişkileri.......gözünün içine baka baka karşındaki insanın ızdırabını göre göre nasıl soğukkanlılıkla anneliğe veya komşuluğa devam edersin.....
Allahım cezalarını verecektir......
Ailelerine bol bol sabır diliyorum....ve o bebeklerin bir melek olduğunu acı çekmeden hayata gözlerini yumduklarını bilmelerini istiyorum:(
gerçekten yazacak halde değilim...:(
canım arkadaşım arzumcumdan aldığım bu güzel tarifi sizlerle paylaşmak istiyorum....tadı o kadar güzel olduki evde köy yufkası olanlar kesinlikle denemeliler.....hazır yufka ile yapılırsada karbonatın mutlaka kullanılmasını tavsiye ediyorum.....tarif için teşekkür ediyorum...
- 4 adet köy yufkası
- Sos için;
- 2 adet yumurta
- Yarım çay bardağı sıvıyağ
- Yarım çay bardağı süt
- 1 çay kaşığı karbonat,tuz ve karabiber
İçi için;
- Bir kase çökelek yada lor,1 çay bardağı kaşar rendesi ve pulbiber
- (ben fazladan ebegömeci otu ve ısırgan otuda kattım..çiğ olarak iri iri doğradım
- tabiki birazda zeytinyağı)
YAPILIŞI:
- Sos için;yumurta,sıvıyağ ve sütü çırpın.
- Tuz,karbonat ve karabiber ekleyin.
- Geniş bir tavayı yağlayın ve ilk yufkayı tavadan kenarları taşacak şekilde bütün olarak serin.
- Yaptığınız sostan fırçayla her yerine sürün.
- İkinci yufkayı 2-3 parçaya bölüp, üzerine yayın ve tekrar sostan sürün.
- İç mazlemeyi karıştırın ve yarısını yufkaların üzerine yayın.
- Üçüncü yufkayı yine 2-3 parçaya bölüp,yayın ve sostan sürün.
- Kalan iç malzemeyi yerleştirin.Üzerine dördüncü ve son yufkayıda 2-3 parçaya bölerek yerleştirin ve sostan sürün.
- Son olarak ilk yufkanın tavadan taşan kenarlarını ortada birleştirin.Kalan sosu üzerine gezdirin ve 10-15 dakika dinlendirin.
- Orta ateşte böreğinizin her tarafını kızartın.Tavanın kapağı varsa onunla,yoksa tava büyüklüğünde bir tabakla böreği ters çevirin ve diğer yüzünüde kızartın.Sıcak sıcak servis edin.
ÇİLEK SOSU ve HİNDİSTAN CEVİZİ AROMALI HAZIR KEK UNLU KEK
halbuki tezgahlarda ne kadarda güzel görünüyor.....
Allah'dan çileği reçel ,sos gibi şeylere dönüştürme imkanımız var.....
bende tadını merak ederek aldığım sinangil hindistan cevizi aromalı kekun ile kek yaptım,çileklerimide sos olarak değerlendirip kekimi zenginleştirdim....aslında kekin tadı o kadar güzel oluyorki sosa mosa ihtiyacı yok..benim gibi hindistan cevizinin aromasını sevenler mutlaka alıp denesinler.....muffin ve kurabiyedede çok güzel olacağını tahmin ediyorum....
bu tarifimide aynı zamanda annelere özel ve güzel tarifler etkinliğinin sahibi sevgili özlemhana gönderiyorum....kendisine kolaylıklar diliyorum bu güzel etkinlikte....
canım annem çok sever sade keki...sıradaki tarifim sade kek seven annelere gitsin....çilek sosumda sade keki sevmeyenlere gitsin:)
öncelikle hindistan cevizi aromalı kekunlu kekim...
malzemeler....
- 2 adet iri yumurta
- 1 su bardağı şeker(benim su bardağım çok büyük değil)
- 1 su bardağı sıvı yağ
- 1 su bardağı süt
- 1 adet vanilya
- kabartma tozu kullanmıyoruz..kekunun içinde var....
- isteğe göre bir çay bardağı hindistan cevizi(ben kullanmadım)
yapılışı.....
- yumurta ve şeker iyice çırpılır...
- yağ,süt eklenir...çırpılır...
- vanilya ve kekun yavaş yavaş katılarak ne katı ne çok sıvı hamur hazırlanır..
- istenen kalıpta kürdan testi eşliğinde 180 derceli fırında pişirilir...
çilekli sos tarifi.....(ben yaklaşık yarım kilo kadar çilekten yaptım..şekerini ona göre ayarlayarak koydum)
- 10 adet orta boy çilek
- 3 tatlı kaşığı toz şeker
yapılışı.....
- Çileklerin saplarını koparmadan yıkayın ve iyice kuruyuncaya kadar süzgeçte bekletin.
- Toz şeker ile birlikte doğrayıcınızın içine alıp, püre haline gelinceye kadar çırpın. (Toz şekeri tadına bakarak kaşık kaşık eklemenizi tavsiye ederim. Çünkü çileklerin tatları her ay aynı olmuyor.)
- Kalın tabanlı çelik bir tencereye püreyi koyup, arada karıştırarak kaynatın. Kaynayınca altını kısın ve yine arada karıştırarak 1-2 dakika daha kıvam almasını bekleyin. Altını kapatın.
- Ilınınca dilediğiniz tatlı veya kekte servis edin. Hemen kullanmayacaksanız, oda sıcaklığına geldiğinde, kuru cam bir kavanoz içine koyarak buzdolabında saklayabilirsiniz.
KEBAPLARDAN SEÇMELER....PAPARA,ET ŞİŞ VE EV USULÜ İSKENDER TARİFİ
evet veganlar.....ilk gördüğümde çok şaşırmıştım.....nedir veganlık?
veganlık:hayvansal hiç bir ürünü tüketmemek demek....
sadece et yemeyenleri anlıyordum ama vaganlık çok ayrı bir konu....hazır kek bile yiyemiyorlar...içinde peynir altı suyu olduğu için..yumurta olduğu için.....yani hayvandan elde edilen hiçbir şey....ben saymakla uğraşmıycam......eğer merak ederseniz bu konuyu tıklayın....
ben et ,süt,yumurta yemeden duramam...dünyada olan bütün besinlerin yenmesi gerektiğini düşünüyorum.....hiçbir şey sebepsiz yaratılmamıştır......
ama yanlış anlaşılmak istemem...saygı duyuyorum ....benim için farkeden bi durum yok..ister yesinler ister yemesinler...her insanın kendi seçimidir.......
ama veganlara kolaylıklar diliyorum....
öncelikle papara tarifimi yazayım.....canımın içi yeşildomatesimden aldığım bi tarif....yoğurdum az kalmış onun için bol yoğurtlu yapamadım.....nefisti tarifi......teşekkürler canım benim.....
malzemeler....
- 1 adet pide(ben normal ekmek kullandım)
- üzeri için yoğurt
sos için....
- bir baş soğan
- zeytin yağı
- iki yemek kaşığı salça
- 100 gr kıyma
- iki su bardağı sıcak su
- tuz,pulbiber,karabiber,kıyılmış maydonoz...
- yapılışı...pideler küp küp doğranır borcama alınır..
- fırına alır hafif kıtırlanması sağlanır...fırından alınır üzerine iki bardak sıcak su gezdirilir...yumuşanması sağlanır...
- diğer tarafa zeytinyağında soğanlar kavrulur..kıyma eklenir..daha sonra salça eklenerek karışırılır...
- Tuz ve biberlerini ekleyin.
- Kaynamaya bırakın. 5 dakika kısık ateşte kaynaması yeterli. Ocağı kapattıktan sonra sosun içine kıyılmış maydanoz eklenip ve karıştırılır...
- ıslatılan ekmeklerin üstüne bolca yoğurt dökülür...
- en üstünede yapılan sos dökülür..
- afiyetle yenir....
EV USULÜ İSKENDER TARİFİ.....
bunuda canım arkadaşım abı hayattan aldım.....tabiki buda nefisti.....teşekkürler canım tarif için...
tarifi çok önceden denemiştim....şimdi yayınladım.....fotoğraf pek güzel çıkmamış...acemilik günlerimden kalma bi görüntü..yenisini yaparsam yeni fotoğrafla değiştiririm.....:)
tarifi aynen aktarıyorum......
- Malzemeler:
- Yarım kilo et (dondurucuda bekletilip çok ince doğranmış)
- 1 su bardağı sıcak su
- 1 -2 yemek kaşığı tereyağı
- Tuz
- Pide(ben normal ekmekle yaptım)
- Yoğurt
Sos için;
- 1 yemek kaşığı salça
- 2 yemek kaşığı tereyağı
- 1 su bardağı et suyu
Hazırlanması:
- Dondurucuda beklettiğimiz etleri çok ince olarak doğruyoruz (dondurucuda bekletilen etler çok ince doğranılabiliyor).1–2 yemek kaşığı tereyağı ile pişiriyoruz. Pişen etlerimize 1 su bardağı sıcak su ekleyip birkaç dakika kaynatıyoruz ve suyunu bir kaba süzüyoruz (pidelerin üzerine kullanacağız).
- Sos için; tereyağını eritip salçayı çok az kavuruyoruz ve ayırdığımız 1 su bardağı et suyunu ilave edip karıştırıyoruz (suyu ilave ederken yağ sıçrayabilir dikkat edin).
- Pideleri küçük verev parçalar halinde doğrayıp (üzerine bir - iki kaşık tereyağı gezdirebilirsiniz, ben kullanmadım )kızarması için birkaç dakika fırında bekletiyoruz ve servis tabağına alıyoruz.
- Servis tabağına alınan pidelerin üzerine salçalı sos gezdirip kavrulmuş etleri diziyoruz ve etlerin üzerine de salçalı sos gezdiriyoruz. İsteğe göre yoğurdu kaşık yardımıyla çırpıp üzerine gezdirebilirsiniz veya yanında servis yapabilirsiniz.
ET ŞİŞ TARİFİ......
- et ,süt ve sıvı yağ ile karıştırılarak bu şekilde bir kaç saat bekletilir.....kısaca terbiye edilir...
- küçük küçük doğranır.....şişlere geçirilir.....
- ister ızgarada ister yağsız tavada çevirerek pişirilir....
- püre için patatesler haşlanır....ezilir.....az tereyağ,tuz ve süt ilavesi ile hazırlanır....
afiyet olsun.....
bu aralar "aradaki beş farkı bul" gibi oyunlara taktım..ne işime yarayacaksa artık...günlük 500 fark bulmayınca içim rahat etmiyor:-)
zaten bu tarifi yayınlayayım yine fark bulcam..daha çok işim var:)
geçen senede bulmacalara takmıştım..gazetelerin bulmaca eklerini bitirince internetten bulup çözüyordum....hatta arkadaşların sebzeliklerindeki bulmacalarını çalıyordum....:)
neyse işte tarifimden bahsedeyim birazda.....
geçenlerde canım çikolatalı bi tarif çekti...ne yapsam ne etsem diye düşünürken bu tarif belirdi zihnimde...adını uydurmaya çalıştım...bilmiyorum uydumu?
başkaları böyle bir tarif yaptı mı ?onuda bilmiyorum..ben kendim uydurdum zannediyorum şu anda:)
tadını çok beğendim...browni bile diyebiliriz.....ismini browni koymadım çünkü eti markası sonra adımı çalmış demesin:)
işte tarifim...
malzemeler....kek için...
- 3 adet yumurta
- 1 su bardağı şeker(bardağınız küçükse 1 buçuk)
- 1 su bardağı sıvı yağ
- 1 su bardağı süt
- 1 paket kabartma tozu,1 paket vanilya
- 3 yemek kaşığı kakao
- un(ne çok katı, ne çok akıcı olacak şekilde ayarlayın)
içi için....
- 1 paket hazır çikolata sosu
- 2,5 su bardağı süt(sosu pişirmek için)
- 1 su bardağı dondurulmuş vişne(mutlaka olmalı)
yapılışı.....
- kek malzemesi çırpılır....yağlanmış tepsiye kek hamurunun yarısı dökülür..(fırının kendi tepsisinden daha küçük bir tepsi olsun)
- hazır çikolata sosuda pişirilerek hafif ılınınca içine vişneler katılır....sosda yarısı tepsiye dökülmüş kekin üzerine dökülerek yayılır.....
- kalan kek hamuruda tekrar çikolatalı sosun üzerine yayılır.....
- 180 dereceli önceden ısıtılmış fırında pişirilir.....
çok büyük bir tepsi kullanmamama rağmen tepsi büyük geldi....arzu ettiğiniz herhangi bir kalıpta deneyebilirsiniz.....
afiyet olsun.....
merhaba arkadaşlar....
bu güzel tarifi yemekelislerinin devraldığı p.d.ç.s.e..41 e gönderiyorum....kolaylıklar diliyorum kendisine...
nasıl bizim, anne ve babamızla aramızda zaman farkı varsa ,çocuklarımızında bizimle aralarında zaman farkı var......bakın konuyu nereye getireceğim....
ben küçükken dondurma benim için ulaşılmazdı.....zaten öyle heryerde satılmazdı da.....okul şenliklerinde küçük arabasıyla satış yapan dondurmacılar olurdu.....zaten onlarda bir kepçe kadar koyardı.....kıymetliydi yani.....birde meybuz vardı.....parası az olan ondan alırdı..kolalı olana bayılırdım....kim sevmezdiki kolayı:)pikniklerin süper ikilisi...gazoz ve piknik bisküvi:)
bu durumda annelerimiz bizim şanslı olduğumuzu söylerlerdi......
sonraları parklar arttı.....haliyle dondurmacılarda......artık arabayla değil bizzat dükkandan satış yapmaya başladılar.....bizim ordada Yunus Emre Parkı vardı.....babam akşam işten gelince bizi götürmesi için yalvarırdık...bazen götürürdü bazen yorgunum der götürmezdi.....
derdimiz ne salıncak ne de kaydırak.....tabiki dondurma......
bizde kardeşimle yatağa girince hayal kurardık......"şimdi arabaya bindik....araba parka doğru gidiyor.(biz burda yatağın içinde arabada gibi sallanıyoruz)....şmdi indik parka girdik...şimdi salıncağa biniyoruz(burdada sallanıyoruz).......daha sonra dondurmacıya gidiyoruz(yürüme kıpırtıları)aldık yiyoruz......(eh dondurma yeme taklidi)......artık yorulduk..eve arabaya binip eve geliyoruz.....(ve biz yine sallanıyoruz).......
bu hayal bizi mutlu ederdi..gitmişiz gibi huzurla uykuya dalardık.....
sonraları markalı çubuklu dondurmalarda çıktı tabi....gittikçe tadı bozuldu gittikçe adiler çıktı...ve şimdi çocukluğumdaki tat yok maalesef......işte çocuğum bolluk içinde ama oda bolluğun verdiği nankörlüğü yaşıyor dönem dönem......
yinede dondurma dondurmadır....ya evde yapın yada kaliteden vazgeçmeyin....
bu tarifi canım arkadaşım misssimden aldım......gerçekten nefisti.....çilekleriniz bitmeden deneyin derim......tarif için çok teşekkür ediyorum....
haa birde bu tarifi dondurmayı çoook seven canımın içi yeşildomatesime göndereyim....tadına baksın bakalım.....
Malzemeler:
- 700 gr. çilek
1 su bardağı krema
1 su bardağı yoğurt
1 su bardağı pudra şekeri
yapılışı........
- 1- 6-7 Adet çilek ayırıyoruz geri kalan çilekleri robotla püre haline getiriyoruz..Pudra şekerini ekleyip şeker eriyene kadar karıştırıyoruz. ben ikinci yapışımda normal şeker kullandım.
2- krema ve yoğurdu bir kapta iki katına gelinceye kadar mikserle çırpıyoruz. Çilek püresi ve şeker karışımını kremalı karışımın içine döküyoruz. Karıştırıyoruz. rengi pembe bir hal almalı, homojen şekilde dağılmalı. Ayırdığımız çilekleri küp küp doğrayıp karışıma ekliyoruz.
3- Buzluğa dayanıklı bir kaba koyup buzluğa kaldırıyoruz. 1 saat sonra çıkarıp yeniden mikserle çırpıyoruz. yeniden buzluğa koyuyoruz. Ben biraz daha yumşak kıvamlı dondurma seviyorum. Siz nasıl kıvamda seviyorsanız o kadar dondurun. Afiyet olsun.
SEBZELİ BÖREK TARİFİ
merhaba arkadaşlar......
bizim oralarda çok konuşupta ne dediği anlaşılmayan küçük bebeklere "ağzı lafınan dolu..bide ne konuştuğu anlaşılsa" denir.......
benimde onun gibi aslında ağzım lafla dolu ama yanlış bir cümle kurmamak için yazmıycam....konu blog ödüllerinde dönen bazı olaylar......sizinde gördükleriniz işte......neyse sonuçlansın konuşuruz.......
şu güzel bahar ayında moralimizi düzelten olaylarda var tabiii....evimizin arkasında ki arazi kar yağmış gibi.....papatyalarla süslenmiş.....öyle güzel görünüyorki gidip toplamak istiyorum ama dalından koparmak istemiyorum.....
birde evin önündeki badem ağacı var ki şu sıralar bademler kocaman olmuş....dalından yemek hiç bu kadar keyif vermemişti.......
ve geçtiğimiz hafta içinde kızımın sınıf gecesi vardı..oraya gittik....çok eğlenceli geçti....şiirini unutup arkasını seyirciye dönüp ,rolu bitene kadar önünü dönmeyen ,üzülüp ağlayan çocuklarmı ararsın......Fatih Sultan Mehmet'i canlandıran çocuğun sünnet kıyafetini savura savura yürüyüşünü mü ararsın......zenci kılığındaki çocukların zenci olabilmek için siyah badi ve siyah tayt giyerek yüzleri bembeyaz şekilde afrika dansı yapmalarınımı ararsın....çok güldük...
artık böreğimize geçebilirim.....
kabağın pek bi yemeğini yapıp yemem.....ama dolmasını eşim çok sever....kabağın dolmasını yapınca artan içi ne yapsam diye düşündüm......mücveride sevmiyoruz......önce aklıma sevgili fundanın kabak yemeği geldi.......ama daha sonra evde kalan kullanılması gereken yufkalarım vardı.......sebzeli börekte kullanmaya karar verdim......çokda güzel oldu......
fırından çıkar çıkmaz yemeyin.....üzerine bir bez örterek en az yarım saat içini çekmesini bekleyin....
işte malzemeler.....sıvı harç için....
- 2 adet iri yumurta
- 1 su bardağı yoğurt(çok katı olmasın..biraz sulu olsun)
- 1 su bardağından iki parmak az sıvı yağ
- yarım paket kabartmatozu
yapılışı....
- bütün malzemeler çırpılır......
- 5-6 kabak içi
- 1 adet patates
- 2 adet havuç
- az maydonoz
- küçük bir kalıp beyaz peynir(ben koyun peyniri kullanıyorum)
- tuz
- ve 6 adet yufka
- üzeri için 1 yumurta
- susam
yapılışı.....
- havuç,patates rendelenir......peynir içine uafalanır....maydonoz doğranır....kabak içi iri haldelerse küçük küçük doğranır.....
- bütün malzeme karıştırılır.....
- tepsiye bir yufka serilir.....sıvı karışımdan gezdirilir......
- ikinci yufka büzdürülerek birincinin üzerine serilir.....yine sıvı karışım gezdirilir....
- kabaklı harcın yarısı serilir....
- üçüncü yufkada büzdürülerek harcın üzerine serilir......sıvı karışımla ıslatılır...
- aynen dördüncüde büzük bi şekilde üçüncünün üzerine.....sıvı karışım.....
- yine harcın diğer yarısı eklenir.....
- kalan iki yufkada aynı şekilde büzdürülüp serilir...
- en üste bir yumurta kırılır..heryerine sürülür...
- susam serpilir....
- 200 dereceli önceden az ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirilir......
TİLKİŞEN...YABANİ KUŞKONMAZ...BLOG2009
merhaba arkadaşlar....
ne zamandır uğrayamadım bloğuma ve sizlere....Ankaradan ailem geldi ziyaretime.....yeni taşındığım yerleri genellikle merak ederler......bende onları sık sık görebilmek için taşınıyorum gördüğünüz gibi :) :) :)
ben onlara neler neler pişireceğim diye hayal kurarken ,onlarda buraların, otlarına yeşilliklerine hayran oldular ve sürekli yeşillik pişirmek zorunda kaldım......zeytinlerine,zeytinyağlarına ve zeytinyağlı sabunlarınıda çok çok beğendiler....giderkende bolca götürdüler.......bu saydıklarım Ankarada pek tüketilmeyen şeylerdir......
ve tilkişen, yine bilmediğim burda(burhaniyede)görüp öğrendiğim bir ot....tadı hakkında çok yorum yapamayacağım......
biraz acemi işi oldu.....sert yerlerini doğramamam gerekiyormuş...oysa ben zorlada olsa bıçağı köreltmeyi göze alarak doğramıştım......galiba pişerken yumuşuyor dedim.....ama pişmedi mübarek.....yumuşak yerler pişti ve lezzetli oldu....sert yerler aynen kaldı....
otumuz böyle işte..bir bağ aldım......tek tek inceledim..yıkadım.....
tereyağda kavurmaya başladım.....
bir iki çevirdim......kısık ateşte az kavurdum......
kırmızı pul biber ve karabiber ekledim....ve birazda tuz serptim......biraz daha kavurdum....
tost makinamın yukardaki gibi yuvarlak çemberleri vardı...süslü olsun yemeğim diye otları içine denk getirerek içine aldım..üzerine yumurta kırdım.....tuz ektim yumurtanın üzerine.....
piştikten sonra çemberden çıkardım...yanına desen olsun diye peyniri şekilli kalıpla kestim...içini kaşıkla küçücük oydum..bir zeytin koyarak üzerine zeytinyağı doldurdum......oda nefis olmuştu....
yanına çay ile harika bir kahvaltı oldu......
bu arada 2009 blog ödülleri yarışmasına katıldım.....şansım ne derece bilmiyorum.....ilk günlerde üç tane oy vardı...biri bendim zaten:) :) :) diğer iki kişiye teşekkür ediyorum.....çok merak ediyorum kim oldukları :)
beğendiğiniz taktirde bana oy vermek isterseniz aşağıdaki ilk fotoğrafa tıklayarak kayıt olabilir ve bana veya sevdiğiniz başka bir bloğa oy verebilirsiniz......
yukardaki fotoğrafa basın ve posta adresinizi ve şifrenizi girin........kayıt ol butonuna basın....
sonra bu sayfa açılacak.....mail adresinize gelen onay kodunu açılan sayfadaki boş yere yazarak e-posta adresimi onayla diyorsunuz......
sonraki açılan sayfada bazı bilgiler istiyor..onları girmek zorunda değilsiniz......direk kategorilere giderek yemek bölümünden istediğiniz bir bloğa (....(:bana :)...) oy ver demeniz yeterli......sonrasında işlem tamam......
KÜPKEK PASTASI ...2....
ilk seferde tarifini yanlış yaptığım küpkek pastamın tam tarifini almış bulunmaktayım.....deneyen arkadaşlardan özür diliyorum......gerçek tarifi ancak alıp deneyip yayınlayabildim....
bu tarifimi missgibi.blogcu arkadaşımın yaptığı p.d.ç.s.e...40.ıncı etkinliğe gönderiyorum.....daveti için teşekkürler.....kolay gelsin canım......
ilk yaptığım tarif burada......tıklayın....
ilkine çok benziyor..sadece yapım aşamsında biraz eksiklikler olmuş.....kendimdende ekleme yaptığım pastanın tarifine geçiyorum....
malzemeler.....
- hazır kek (veya evdeki bir kek)
- 1 paket vanilyalı puding (veya evdeki yaptığınız bi krema)
- 2 poşet (bir paket) kremşanti
- 1 paket çikolata sosu (veya evde yapılmış bi sos)
- ıslatmak için sulandırılmış herhangi bi reçel (suyu)
- süslemek için hin.cevizi
(ben biraz hazıra konmuşum.....:)
- ilk olarak kekin bir katı küçük küpler halinde doğranır.....
- vanilyalı puding 3 su bardağı süt ile pişirilir.....
- 2 poşet kremşanti 1 buçuk su bardağı süt ile çırpılır....soğuyan pudinge karıştırılır.....
- hazırlanan kremanın yarısı ilk kek katının üzerine dökülür.....
hindistan cevizi veya istediğiniz bir malzemeyle süslemesi yapılır....
not....
- ilk yaptığımda yalnozca bir kat yapmıştım...daha ince olmuştu...
- ilk yaptığımda altta kalan kekler biraz daha yavandı...ıslatınca daha güzel oldu....
- mutlaka en az yarım gün beklemeli.....
- puding soğumayınca kremşantiyi eklemeyin...cıvıklaşıyor....
afiyet olsun.....
TRAMİSU TARİFİ...ve....GOOGLE TERCÜME PROGRAMI...
Türk filmlerinde yabancı bir kadın vardır......ve aynen şöyle konuşur.....
-ben var sana gelmek.....sen var benden gitmek......yok....ben öyle demek istememek......
çok gülerdim.....yeni türkçe öğrenmeye başlayan bir yabancı neden böyle saçma sapan konuşsun.....
şimdi size tanıtacağım google ın tercüme programında istediğiniz bir dile çeviri yaptığınız zaman konuşma aynen böyle oluyormuş...yeni anladım ...yeni gördüm......artık gülmeyeceğim:) :) :)
eğer sizde benim gibi yabancı sitelerin ne yazdığını,beğendiğiniz tarifin nasıl yapaıldığını görmek istiyor ama diliniz yoksa bu program tam size göre.......bütün dillere çeviri yapabiliyor......
geçenlerde yabancı bir siteye yorum yazayım dedim.......yorumumu türkçe yazdım...ingilizceye çevirdim...sonrada siteye yapıştırdım......sonra merak ettim...acaba yorumumu tekrar türkçeye çevirsem nasıl görünecek....aynenmi çeviri yapmış.....yoksa değişikliğe uğramışmı......
tekrar türkçeye çevirdim.....Aman Allah'ım..!gönderdiğim yorumla alakası yok......aynen yukarda yazdığım gibi bi mesaj......ben var tarif beğenmek......sen var bana ver....falan gibi saçma bir yorum...inşallah anlamıştır diyorum ve işte çeviri programının adresi........
haa ister yazdığınız bir yazıyı çevirin istersenizde beğendiğiniz sayfanın url adresini yapıştırın..ve çevir diyin.....google sizin yerinize bütün sayfayı çeviriyor.......hatta çevirdiği sayfadaki bağlantı verilmiş adresleri bile otomatik olarak çeviriyor......bu harika programı mutlaka herkes tanımalı.......
RESMİN ÜZERİNE TIKLAMANIZ YETERLİ...........
ve başka bir konuya dalayım hemen.......
bloğumun sol tarafında kız annelerine harika bir bölüm yaptım.......bugün ne saç modeli yapsam diye düşünmeyin......
sevgili diki arkadaşım sayesinde bulduğum bir saç modelleri bloğunu biraz daha araştırınca bunun gibi büssürü blog olduğunu öğrendim......kendim ve sizler için en iyilerinden bir grup yaptım......
ilginizi çekiyorsa mutlaka kızlarınızın saçlarını ordan yapın.....harika modeller var.....
artık tarifime geçebilirim.....
kedi dilli tramisuyu ilk defa denedim......gerçekten harika oluyormuş.......tarifi sevgili arkadaşım arzumcum dan aldım.......onun diğer nefis tariflerini görmek için mutlaka bloğuna uğrayın....teşekkürler canım bu güzel lezzet için.....
eski tarifim için tıklayın....onun tadıda çok güzeldi:)
MALZEMELER
- 200 gram kedi dili bisküvisi(24 adet)
- ıslatmak için bir nescafe fincanı sıcak su
- 2 yemek kaşığı nescafe
- 2 yemek kaşığı şeker
KREMASI
-
4 su bardağı süt
-
1 adet yumurta
-
3 kahve fincanı un(türk kahvesi)
-
3 kahve fincanı toz şeker
-
1 paket labne
-
1 paket vanilya
ÜZERİ İÇİN
- bol kakao+pudra şekeri
- (ben kakaoya biraz pudra şekeri karıştırdım acı olmasın diye..daha güzel oluyor...deneyin)
YAPILIŞI
-
krema için süt,yumurta,un,şeker çırpılır,kaynayıncaya kadar karıştırılarak pişirilir.vanilya katılır.soğuyunca labne katılır.
-
sıcak su ,kahve,şeker karıştırılır.....
- bisküvilerden oniki tanesi dizilir..kahveli karışımın yarısı ile ıslatılır.....
- üzerine krema sürülür.....
- ikinci kat bisküvilerde dizilir......yine kahve ile ıslatılır.....
- en üste krema yayılarak bol kakao ile kaplanır......
not.......çok kakaolu sevmiyorsanız sizde benim gibi pudra şekeri ile karıştırın.....ağır kakao derdinden kurtulun:)
..birgün bekleyince daha güzel oluyor.....akşamdan yapın derim......
SICAK PATATES.....TAVUK ŞİŞ....BURHANİYE-ÖREN FOTOĞRAFLARI
ne zamandır istiyordum bu tarifi denemeyi......çok değişik olmasada yemeklerin yanına çok yakışan bir aparatif.......
mutlaka deneyin.....bugün fotoğraf çok eklediğim için sizi yazılarımla sıkmayacağım......
işte tariflerim.......pilav,tavuk şiş ve sıcak patates........
malzemeler.......
- kişi sayısına göre küçük patatesler(ben büyük kullandım)
- zeytinyağı
- tuz
- pul biber,kekik ve biberiye(biberiye kullanamadım)
YAPILIŞI.....
- kişi sayısına göre patatesler iyice yıkandıktan sonra kabukları ile birlikte haşlanır.....
- büyük patates kullandıysanız benim gibi bıçakla ikiye bölünür......
- yağlı kağıt serilmiş zeytinyağı gezdirilmiş tepsiye dizilir.......
- bıçak yardımı ile fotoğrafta görüldüğü gibi kesilir....(aslında küçük patateslerde ezici yardımı ile eziliyor..ama benim patates ezicim olmadığı için bıçakla kestim)
- üzerlerine tuz serpilir.....
- zeytinyağı ve baharatlarda eklenerek 230 derecede ısıtılmış fırına sürülür....üzerleri kızana kadar pişirilir......isteğe göre fırının yalnızca ızgara kısmına getirerek üzerinide kızartabilirsiniz.......
tarif için veganyumyum sitesine teşekkürler........
tavuk şiş için malzemeler.....
- bir bütün tavuğun çıkabildiği kadar etleri......(butlarından,göğüs etinden)
- zeytinyağı
- tuz
- 2 adet domates
- 2 adet acı sivri biber
- karabiber
- şiş çöpler
yapılışı.....
- tavuğun butlarından ve göğüs etinden kuşbaşı şeklinde etler kesilir....
- yağ ,tuz ve baharatla tatlandırılır.....
- domates ve biberlerde doğranarak tuzlanır....
- şişe istediğiniz sırada dizilir......
- yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizilerek 200 derecede ızgara ayarında ara ara çevirerek kızartılır......
(mutlaka tavuğun her yerinden kullanın....böyle olunca et yumuşak ve yağlı oluyor....yalnız göğüs eti kullanırsanız sert ve tatsız oluyor.....)
ve işte bir kaç burhaniye fotoğrafı.......çok ekleyemedim..yağmurlu havalarda fazla fotoğraf çekilmiyor.....makinam ıslanıyor:)))))
bugün buranın büyük pazarı...pazarı çekince ekleme yaparım.......iyi seyirler.....
burhaniye -ören den bahçeli evler.....çok güzel evler var ama çevrede insanlar olunca çekilmiyor:))
bu hafta baya yağmur yağdı buraya.....deniz çamura dönmüştü......
alışverişlerin çoğu burdan.......içini gezmeyi seviyorum.......sinemasınada daha gitmek kımet olmadı...en yakın zamanda bakalım......
burhaniyede bahar var....sitenin önündeki bir badem ağacından ve yağmurdan dolayı gölet olmuş su birikintisinden bir pozzz.....
ören burhaniyenin bir mahallesi.....ama merkeze uzaklığı 4-5 km.......harika tek katlı evler....sakin dalgasız bir deniz ve kaz dağlarından arada esen süper temiz rüzgar.......yazında serin olduğunu duydum......inş......
pazar ve merkezden fotoğrafları bugün çekmeye çalışacağım.....
MUZLU RULO YAŞ PASTA
merhaba arkadaşlar.....
taşınma işlerim sona erdi.....iki haftadır yeni evimin tadını çıkarıyorum.....yerleştim şükür....
bu süre içinde biraz Burhaniye'yi gezmeye çalıştım.....
belki bu yazıda değil ama sonraki yazımda burhaniye fotoğraflarımı ekleyeceğim.....insan bloğa ara verince başına oturması çok zor oluyor.....sadece bi giriş yapayım şimdilik dedim....
Burhaniye tam istediğim gibi denize kıyısı olan,sakin ve fazla kalabalık olmayan bi ilçe......yazın nüfusu artıyormuş.... denize 4-5 km.....
önceleri ,fazla kıyafet mağazası yok diye üzülüyordum ama pazarını görünce bu üzüntümün yerini sevinç aldı.......mağazaları bastıracak bi pazar kuruluyor pazartesi günleri......harika şeyler var vede çok uygun fiyatlara....valla bayılırım zaten pazar gezmeye...haa birde kipamız var.......büyük...içinde sineması var.....bence daha ne olsun.....herşeyden var yani......
buraları düşünen arkadaşlara şunu diyebilirim......eğer sukuneti seviyorsanız,denizi seviyorsanız,tertemiz hava olsun diyorsanız mutlaka buralara gelmelisiniz.....
ev fiyatları merkezde 300-350.....yeni evler(hani salon camında bile balkon olanlardan) merkezde 400-450-500.......biraz şehrin dışlarına doğru yeni evler(zaten sitecilik yeni yeni gelişiyor..onun için genellikle yeniler)...350........
doğalgaz yok.....kalorifer yeni yeni gelişmeye başlamış.......aslında çok soğuk bir ilçe olmadığı için şimdiye kadar ihtiyaç hissetmemiş olabilirler.......buraya geldiğimden beri baharlık dış kıyafetimi giyiyorum.......etrafında kaz dağları var....anlayacağınız burası dünyanın ikinci temiz havasına sahipmiş......
birde burda zeytin ve zeytinyağı üretimi fazla.....ilk siparişimizi verdik....bakalım zeytinyağları nasıl.....daha denenecek çok şeyler var.....ve gezecek......
benim yokluğumda çok güzel mesajlar gelmiş...hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum....
ve doğum günümü hiçbir zaman unutmayan ve güzel süprizi ile beni yine çok mutlu eden canım arkadaşım,dostum ,kardeşim yeşildomatesime çoook teşekkür ediyorum....
daha önceki muzlu yaş pastamdan yaptım.....
işte tarifim....
malzemeler....
- kek için,
- 4 adet yumurta(beyazı kar haline getirilecek)
- 1 su bardağı un
- 1 su bardağı şeker
- 1 paket kab.tozu
- krema için ,
- 1 paket vanilyalı puding
- 1 poşet kakaolu kremşanti
- pudingin belirttiği kadar süt....
- 2 adet muz(ben bir muzu ikiye böldüm)
- üst süslemesi için,
- 1 poşet kremşanti
- çikolata sosu
yapılışı.....
- puding tarifine göre pişirilir....
- soğuduktan sonra kremşanti toz halinde pudinge eklenir ve iyice çırpılır...
kek için.....
- yumurtanın beyazı ayrı bir kapta kar haline getirilir...
- sarısı ile şeker iyice çırpılır.....
- kabartma tozu ve un eklenir....
- en son yumurtanın beyazıda ilave edilerek yavaşca alttan üste doğru karıştırılır...
- yağlı kağıt serilmiş tepsiye dökülür....
- 180 dereceli fırında üzeri pembelşinceye kadar pişirilir....
- fırından çıkardıktan sonra kağıt ile beraber rulo yapılır....
- biraz bekletilir ve rulo açılır....
- içine yapılan krema sürülür.....
- sarmaya başladığımız noktada muz konulur ve yuvarlanır....
- servis edeceğimiz zaman dışı kremşanti ile kaplanır....üzerine çikolata sosu dökülür....
afiyet olsun......
soğuk bir kış gecesi....
14.03.1981....
canım dostum,kardeşim,disalim doğuvermiş....
ailesne ve çevresine mutluluk vermeye daha o zaman başlamış....
benİm canım arkadaşım....
iyikide doğmuş...
iyikide tanımışız seni....
disalim 5 sene üstüne ilk ayrı doğum günümüz..
oyüzden çok hüzünlüyüm...
orda mutlu olduğunu bildiğim içinde çok mutluyum.....
seni çok sevdiğimi ve bütün güzelliklerin seninle olacağını biliyorsun..
mutluluklar peşini hiç bırakmasın...
daima mutlu başarılı sağlıklı olman dileği ile canım...
sevdklerin seni,sen ise bizi hiç bırakma vede beniiii.....:)))
İYİKİ DOĞDUNNNNNNNNNNNNN.......
YESİLDOMATES.......
SÜPRİZ TURTA....SÜPRİZ TAYİN....TAŞINMA......
"aaa yine mi taşınıyorsun" diyenleri duyuyorum şimdiden......
giderayak, tarifimi sevincceden arkadaşımın düzenlediği p.d.ç.s.e....37..ye göndereyimde ondan sonra ayrıntılara gireyim......kolay gelsin arkadaşım.....
öncelikle tayin istediğimizi ve yine Balıkesirin bi ilçesi olan Burhaniyeyi istediğimizi söylemek istiyorum......sonuç belli olana kadar yazmamıştım..şimdi tayin belli oldu....TAŞINIYORUZ....
sizleri yazarken kısa ama yaşarken uzuuun bir yolculuğa götüreceğim......10 yıllık evliliğim sürecinde ne kadar taşınmışım neler yaşamışım özetlemeye çalışacağım.....böyleliklede çocuklarıma hayatımı anlatacağıma buranın linkini veririm okurlar:)))
- 1.EV....evlenip içine ilk girdiğim evim....Ankarada....bütün eşyalar o eve göre alınmış....taze gelin evi..heryer mobilya kokuyor.....ve gıcır gıcır eşya.....bu kadar taşınacağımı bilsem almazdım....
- 2.EV....eşimin ilk görev yeri olan Bayburt....o zamanlar doğu görevi var...bizim için en uygun yer orası......eşim benden önce gidip ev arıyor....13 saatlik yol....çok uzak.....edebiyat öğrt.olmasına rağmen köye veriyorlar bizi......köyde ev bulmak zor.....lojmanda başkası oturuyor....ve bizim tuttuğumuz evin kapısını görünce ağlamak geliyor içimden......kapı açılıyor ve içeri doğru karanlık bir mağara gibi koridor....mutfak yok...banyo yok.....tuvalet merdiven altında..kapısı yok....bir perde tutturmuşlar...hemn yanında pınar başındaki çeşmelere benzer bir havt var...orası mutfağım olacak ...nasıl içim alacak.....meçhul.....uydu yok....trt de nede güzel filmler varmış..o zaman farkediyoruz.....farelerimiz akıllı...asla kapana kapılmıyor.....orada bir kaç ay oturuyoruz..dayanamıyorum..ev aramaya başlıyorum......
- 3.EV....okula daha yakın bir ev buluyoruz.....yerden yüksek..altı ahır...sıcak olur bu ev Bayburtun soğuğunda......yaşasın tuvalet var...banyo var....kışın 3 cm lik buz tutuyor kayıyoruz ama olsun var sonuçta......seyyar bir mutfak var...bir lavaboya dört ayak çakmışlar..çeşmenin altına denk getirdimmi al sana mutfak...harika ..daha ne isteyebilirim ki.....en sevdiğim evim...en güzel evim....ve en fareli....geceleri kalkınca mutfaktan bi kaç fare koşuyor..bizi görünce korkuyorlar....kapanada kapılmıyorlar...ne yapsak evcilleştirsek mi.....bari eve işemezler:))
lojmana gözüm düşüyor....ve bize lojman hakkı doğuyor....
- 4.EV....lojman çok küçük..yalnızca iki oda ,mutfak,banyo,tuvalet.....eşya çok nasıl sığılır ki....taşındığım evede arkadaşlar girecek..zaten her gece beraberiz ..bi kısmını orda bırakıyoruz eşyaların...yetecek kadar alıyoruz yanımıza.....sular donmuş.....pürmüzün ne olduğunu o zaman öğreniyorum.....musluklara tutuyoruz açılsın diye....tuz basıyoruz lavabolara..nafile....günler geçiyor....dışardan su getiriyoruz.....bi gece aniden su sesi duyuyorum..biz sevinçden dört köşe....artık kış boyunca musluk biraz kıvık bırakılarak kullanılyor.....donmasın yine diye.....derken eşimin askerliği......
- 5.EV....asker öğretmen umudu ile bekliyoruz....hiç değilse oturduğumuz yerde kalırız...ama olmuyor..taşınmak bizim alın yazımız olmuş.....İstanbul çıkıyor karşımıza bu kez....hiçde sevmem büyük şehir..ama eşimdende ayrılamam.....bir yıllığına bi kaç parça eşya ile çıkıyoruz yola....yine eşim önden gidip tutuyor evi....ev büyük..güzel....ama eşya yok.....yerde süngerde yatıyoruz...tencerede pişirip kapağında yiyoruz...olmuyor....ev büyük...eşyasız evi temizlemek ölümle zulüm gibi geliyor bana....ve artık hamileyim...yokuş çıkmak zor.....yine ev arıyoruz.....daha aşağılarda bir ev.......
- 6.EV....ev küçük...lojmanımı andırıyor.....biraz bakımsız ama huzurlu....komşu var...bahçe var....ee birazda akrepli....ilk gördüğümde cinnet geçiriyorum resmen.....olur buralarda diyorlar....alışmaya çalışıyorum...çok korkuyorum çok......hiç sevmedim İstanbulu....güzelde hatırlamayacağım sanırım....aylar geçiyor,kızımın doğmasına az kaldı.....eşimin askerliğinin bittiği gün kızımda doğuyor Kadıköy gatada......sevmediğim şehir kızımın doğum yeri oluyor.....iki günlükken kızım Ankaraya ailemizin yanına geliyoruz....tatil bitince doğruuuu Bayburta evimize..
hala lojmandayım....bir yıl sonra artık doğu görevi sona eriyor.....artık burdan gidebiliriz....dostluğu burda öğreniyorum.....diğer memur arkadaşlardan ayrılmak zor...ama herkes zamanı gelince gidecek diyoruz.....ve tayin isyioruz.....ilk tercihimiz Balıkesir...ama Kastamonu çıkıyor...Ankarayada yakın....iyi işte.....
- 7.EV....Kastamonu inebolu......çok şaşırıyorum...denize kıyısı varmış.....çok seviniyorum...denizi seviyorum.....okula yakın oturmaya alışmışız......dibinden ev arıyoruz.....bulamıyoruz.....bi sokak gitsek sanki başka şehre gitmişiz gibi oluyor..hemen okulun çevresine tekrar dönüyoruz....önünden geçerken beğenmediğimiz evi arkasından beğenip tutuyoruz..kısmet dedikleri bu galiba......okulda görünüyor balkondan ....çok güzel....havadar....yerler eski evimi andıran tahtalarla döşeli....birazda ısınmıyor ev...camlar çok büyük......iki yıl oturuyorum orda....sonra ısınamadığımız için başka ev arıyoruz....
- 8.EV....bir evin namını çok duyuyoruz...çok güzelmiş..adam içini yeni yaptırmış....merkezin içi neredeyse...ama çok kira istiyormuş.....olsun diyoruz...bi bakalım....birazda merak..içi nasıl acaba....pahalı der kaçarız sonra....ev sahibimiz bizi çok seviyor ve o anda bizim istediğimiz fiyata düşüyor.....ev anlatılanlara göre çok güzel değil...ama çıkacağım evden güzel....arkadaşlara ve merkeze yakın....canım yeşildomatesime dahada yakın......giriyoruz orayada....iki yılda orda kalıyoruz.....ve sonra hedefimiz olan Balıkesire tayin istiyoruz.....İneboluda denizin kıyısında yaptığımız piknikleri çok özleyeceğim.......ve can dostlarımı......
- 9.EV....Balıkesir-gönen çıkıyor.....ama biz Burhaniyeyi istiyoruz....neyse hayırlısı......ev tutuluyor...uzun bir yolculuktan sonra eve yerleşiyorum.....ev kötü....balkonumda çok güzel bir asmam var...ama bu asma evime örümcek olarak geri dönüyor......zaten gönene alışamadım.....üç ay sonra anadolu liselerine tayin hakkı doğuyor......tamam diyoruz bu sefer burhaniye kesin.....ama yine çıkmıyor.....çıkan yer Bandırma.......
- 10.EV....gönenle bandırma yakın....günlük ev aramaya geliyoruz....ramazanın ilk haftaları..oruçluyuz....susuzluk mahvediyor bizi......ev yok...olanlar pahalı.......okul uzak....kızım bire başlayacak......millet gideli iki hafta oldu..biz hala ev arıyoruz.....kızımın kaybı büyük......ama en sonunda bittiğimizi düşündüğümüz bi anda ev buluyoruz......ev çok güzel....kızımın okluluna yakın.....havadar.....kaloriferli....ilk kez oturacağım....her oda sıcak ..rüya gibi......taşıma şirketine veriyoruz evi.....kıra döke getiriyorlar.....kırdınız diyoruz..biz yapmadık abla diyorlar....ispat yok...kabulleniyoruz maalesef....evi seviyoruz,bandırmayı seviyoruz....marketlerine bayılıyoruz:))))
ama hedef burhaniye......dört aydır buradayım.....şansmı yoksa kadermi bilmiyorum...yine anadolu liseleri başvurusu...ve biz yine tayin istiyoruz.....bu sefer tuttu...burhaniye....bakalım hayırlı gelir bize inşallah.....
- 11.EV....bu hafta sonu gidip bulacağım....(inş)..ve kolleksiyonuma senide ekleyeceğim......muhohahaahaaa......
galiba bize bi karavan olsa daha iyi olcak......hep biz evi taşıdık..birazda o bizi taşısın dimi ama....eski türk beylikleri bizden daha az göçmüşlerdir kesin.....yada biz yanlış zamanda doğduk.:)benim için en iyisi oba reisliği....göçmekte üstüme yok çünkü........
lafı çok uzattım....inşallah sıkılmadınız......28 yaşındayım....10 yıllık evliyim..ve 10 kez taşındım....son durak Ankara olacak benim için ama burhaniyenin tadına bakmadan gidemedik işte:) :) :)
tarife geçebilirim....
tarifi hdidemlezzetdenizinden aldım......çok beğendim..teşekkür ediyorum kendisine.....bazı ufak değişiklikler yaptım......çok büyük değil ama......
malzemeler....
- 4 adet yumurta
- 1 su bardağı şeker
- 1 su bardağı süt
- 1 paket kab.tozu
- 5 yemek kaşığı kakao
- 3-4 bardak un
krema.....
- 1 paket kremşanti
- 1 bardak süt
- muz dilimleri(ben eklemedim)
üzerine.....
- bir paket kakalou puding(ben çikolata sosu kullandım....)
- kenar süslemesi için çikolata rendesi...
yapılışı.....
- kek malzemeleri çırpılır...yağlanmış unlanmış kalıba dökülür..
- 180 derecede pişirilir....
- soğuyunca üç kata bölünür.....
- krem şanti süt ile çırpılır.....
- keklerin aralarına şanti sürülür,muz dilimleri eklenir...
- üç kat bu şekilde çıkılır.....
- bu şekilde 20 dakika kadar dolapta bekletilir.....
- puding veyada çikolata sosu tarifine göre hazırlanır....
- kekin ortasına küçük bir artı kesilir....bu artıdan içeri doğru sos dökülür....
- kekin kenarları çikolata ile kaplanır....
not.....ben kekimi traşlayınca artan parçaları ufaladım...yine artan şanti ile hindistan cevizide ekleyerek yoğurup yuvarladım....pastamın üzerini süslemede kullandım......
İlgili Diğer Bloglar:
Etiketler: börek, kek, kurabiye, pasta, tatlı, yemek, yemek tarifleri
Yazıyı Email Gönder





























canım çok teşekkürler….
çok sevindim….bloğumu tanıttığın için çok memnun oldum…
sevgilerle….