« Istanbul Sokak Stili
istanbulog »


MasqoT! - İnternet Maskotunuz

Gönderen: Editorya Tarihi: Şub 9, 2008
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars6 Stars7 Stars8 Stars9 Stars10 Stars (8 Değerlendirme, Ortalaması: 10 üzerinden 4.38 )

Verilen Yıldızların Toplamı: 35.
Oy kullanan ziyaretci sayısı: 8
Beğenilme Oranı % 43.75
SİZ HENÜZ OY VERMEDİNİZ !...
Loading ... Loading ...

masqot-blogspot-com.jpgmasqot tarafından sahiplenilmiştir.
Ad : Cagrı
Soyad : Konyalı
Açıklama : İnternet Maskotunuz!
Rss : feeds.feedburner.com/masqot
Kategori : Kişisel
Etiketler : Oyun digital teknoloji tasarım yaşam video sinema albüm müzik sanat kültür….

-

MasqoT! Hikayesi…


Bismillah deyip başlıyoruz ama ilk önce size MasqoT! hikayesinden söz etmek istiyorum;

Neden MasqoT! ?

Maskot,anahtarları bir arada tutan bir obje.Bundan yola çıkarak
MasqoT!,teknoloj,tasarım,sanat,kültür,sinema,oyun,müzik vb alanındaki haberleri bir arada tutan maskot görevinde bir blog olsun dedim.Ee kötü mü ettim? :)


İlk önce sadece teknoloji ve tasarım içerikli olsun demiştim ama arkadaşlarımın da fikirlerini alarak değiştirdim kararımı…


Unutmadan,bu sayfanın oluşumunda çok çok yardımcı olan ve emeği geçen sevgili arkadaşım
Fatih Taşöz’e sonsuz saygılarımı sunuyorum…Eyvallah kardeşim :)

İşte bütün hikaye bu kadar,BİTTİ! :)

Son Gönderiler


MasqoT! l By Çağrı Konyalı

İsminizi Didikleyin

İsimlerin anlamları pek çok internet sitesi içinde veriliyor ancak bu tarz birşey daha önce görülmedi. Görüntü olarak Google arama motoruna benzeyen ilginç internet sitesinde dünyada kaç tane adaşınız olduğunu bulabiliyorsunuz...

ismididikle.com adlı internet sitesinde dünyada sizinle aynı adı taşıyan kaç kişinin olduğundan, isminizin görme engelliler, işitme engelliler için yazılışına; adınızın barkod yazılışından aritmetik uyumlu olduğu diğer adlara kadar pek çok seçenek var. Eğer siz de bu gibi şeyleri merak ediyorsanız Ismididikle.com'u tıklayın, adınızın sicilini çıkartın...
Kaynak!



' O An ' 'dan Bir Kare

Teniste, oyun sırasında elbette böyle bir figür yok. Arjantinli tenisçi Jose Acasuso, Fransa Açık Turnuvası'nda galibiyet sevincini yaşıyor. Tam da 'o' anı yakalayan AP fotoğrafçısı Francois Mori de kutlamayı havadan yere çakılmış da kafası korta gömülmüş bir sporcunun duruşuna dönüştürüyor. (AP/Francois Mori)

Kaynak!



Konuş Sen,Nasılsa Yazan Var

Hayal gerçek oldu. Artık dert bitti. Bilgisayarlar bizim yerimize yapacak.

Intel Türkiye Genel Müdürü Çiğdem Ertem, yazılım şirketi CTD’nin, Intel’in en son teknolojilerini kullanarak artık Türkçe konuşmayı bilgisayarlara aktarabileceğini bildirdi. Yazılım firmalarını doğru teknolojiler kullanmaya yönlendirdiklerini ve yazılım şirketi CTD’nin, konuşma ve tanıma üzerine çalıştığını anlatan Ertem, şöyle dedi:
BİZ KONUŞACAĞIZ BİLGİSAYAR YAZACAK
Hep bir hayalimiz vardı; biz konuşacağız, bilgisayar yazacak. Artık bu gerçek olacak. Bizim en son teknolojilerle, geliştirdiğimiz ürünlerle performans o kadar arttı ki CTD, şu anda yeni bir ürün sunuyor. CTD, bizim en son teknolojilerimizi kullanarak artık Türkçe konuşmayı bilgisayarlara aktarabilecek. Siz Word’ü açacaksınız, konuşacaksınız, o yazacak.
Eylül veya Ekim aylarında Türkiye’deki tekno marketlerde bu ürünü görebileceksiniz. Türkiye’de bunu ilk defa yapan bir şirket var. Yakında bir kaç farklı dile çevirerek yapacak, Türkçe konuşacaksınız, İngilizce yazacak, onun için de çalışıyorlar. Bu şirket, diğer dilleri de buna ilave ederek, Türkiye’den Intel bünyesinde dünyaya yayılacak. Intel, bu tip iyi yazılımları bulduğu zaman dünyaya satışına destek olmaya çalışıyor, katalogunda yer vererek satılmasını sağlıyor.”

Kaynak!



Bilgilendirme

Sevgili arkadaşlar,sayfama girdiğinizde resimdeki gibi bir görüntü çıkıyorsa,lütfen sayfayı yenileyiniz,düzelecektir.Genelde Windows XP lerde bu hatayı veriyor sanırım.Bilginize....



LOST-5.Sezon'dan Tüyolar

Lost' dizisi hayranları, sıkı durun!
İşte size dizinin 5. sezonuyla ilgili sağlam tüyolar. İşte, son televizyon efsanesi Lost'un 5. sezonuyla ilgili en yeni tüyolar;

- Dizinin yeni sezonu 17 bölüm olacak,

- Sezon 5 neden geri dönmek zorunda olduklarını anlatırken, sezon 6 geri döndüklerinde neler yaşandığını anlatacak,

- Dizide Claire karakterini canlandıran Emilie De Ravin, dizinin bu sezonunda karşımıza çıkmayacak fakat 6. sezonda tekrar diziye dönecek,

- Micheal tarafından vurulan ve Hurley ile aşk yaşıyan Libby'nin hikayesine, Desmond'un flashbacklarinde geri dönülecek ve Hurley ile neden aynı hastanede oldukları ortaya çıkacak,

- Esrarengiz ‘Blacksmoke' dizi bitene kadar açıklanmayacak,

- Locke'un deyimiyle “Mr Eko” geri dönecek fakat bu dönüş flashback şeklinde olmayacak,- Vahşi doğada yaşayan ve kızını yıllar sonra bulan Danielle Rousseou, geçtiğimiz sezonda ölmüş olsa da flashbacklarda karşımıza çıkıcak,

- Charlotte ve Daniel Faraday daha aktif karakterler olarak dizide yer alacaklar,

- 4. sezonda, Mr. Eco'nun John Locke'a “You're next” (Sıradaki sensin) demesiyle Locke'un liderliği ve ölümü arasındaki bağlantı ortaya çıkacak,

- Karısı Sun'ın hamile olduğunu öğrenen Jin büyük ihtimalle yaşıyor olacak,

- Herkesi şaşırtan bir şekilde hem Jack'ın hemde Claire'in babası olduğunu öğrendiğimiz Christian Shephard çok önemli olacak ve neden bu denli önemli olduğu açıklığa kavuşacak,

- Benjamin ve Desmond 1. sezondan bu yana ilk defa aynı sahnede yer alacaklar,

- Son olarak, flashbackler ile flashforwardlar azalacak ve bir yerde ‘günümüz tarihi' diye birleşecek…

Kaynak!

Deha Demek Az Kalır

Akılları zorlayan bir yetenek,bir dahi,deha... Bütün bu kelimeler az kalır Mimar Sinan'ı anlatmak için...Da Vinci şifresi de neyin nesiymiş,Mimar Sinan eserlerini araştırın,Da Vinci'yi 4'e katlar,8 ile çarpar.Bizim tarihimizde Koskaca Mimar Sinan var. (Koca Sinan)

Mimar Sinan'in Şifresi :
Gelin size Sinan'ın, Leonardo da Vinci ile yarışacak dehasını anlatayım. Sizleri, büyük ustanın kalfalık eserim dediği Süleymaniye'nin şifreleriyle tanıştırayım. Akıllara durgunluk verecek gizemli bir yolculuğa çıkmaya hazır olun.
Süleymaniye Camii, Kanuni Sultan Süleyman tarafından imparatorluğun gücünü ve görkemini göstermek adına inşa ettirildi. Bu görev, tarihin en büyük ustası Mimarbaşı Sinan'a verildi. Camii ve külliyesi 7 senede bitirildi. Ancak 7 yıllık bu uzun süre Kanuni'nin canını sıkmıştı. Sinan'ın yapıyı neden bir türlü açmadığını anlamamıştı. O sırada her taraftan da dedikodular yağmaya başladı Sultan'a. 'Sinan caminin ortasında oturuyor ve nargile tüttürüyor'dediler Muhteşem Süleyman'a. Kanuni durumu kendi gözleriyle görmek için bir ikindi vakti Süleymaniye'ye gitti. Muhteşem yapının içine girdiğinde Sinan tam da söylendiği gibi caminin ortasında oturmuş nargilesini tüttürmekteydi. Sultan gözlerine inanamadı. Tok sesiyle ve bütün haşmetiyle ''Bu ne iştirMimarbaşi'' diye haykırdı. Oysa Mimar Sinan'ın içtiği nargilede tömbeki yoktu. İçtiği sadece suydu. Usta mimar, nargilenin fokurtularını dinleyerek caminin akustiğini ölçmeye çalışıyordu.Mihraptaki imamın sesini, aynı oranda bütün camiye nasıl ulaştıracağını hesaplıyordu. Bunun için Anadolu'nun değişik köşelerinden 65 tane dev turşu küpü getirtti. Bu küpleri içleri boş,ağızları dışarıya gelecek şekilde kubbenin eteklerine dizdirdi.Amacına ulaşmıştı Mimarbaşı. Sesi, yüzlerce metrekarelik mekanın herköşesine, en iyi şekilde yaymayı başarmıştı. Kanuni de, Sinan'ınniyetini anlamış, ustasını hemen bağışlamıştı. Mimar Sinan yapının içine bir de hava koridoru inşa etti.Elektriğin henüz bulunmadığı o yıllarda, Süleymaniye 275 dev kandille aydınlatılıyordu. Sinan, bu kandillerden çıkan is camiye zarar vermesin ve cemaati rahatsız etmesin diye orta kapının üzerine küçükbir odacık yaptırdı. Binanın değişik köşelerine açtığı oyuklardan giren islerin bu odada toplanmasını sağladı. Şaşırdınız değil mi? Durun, daha bitmedi.Ve adına da İs Odası denilen bu bölmenin içine özel bir nemlendirme sistemi kurdu Sinan.Odada toplanan islerden, dönemin en kaliteli mürekkebini damıttı.Süleymaniye'nin duvarlarında gördüğünüz o muhteşem kalem işleri,yazılar, süslemeler, caminin kandillerinden çıkan isten damıtılan o mürekkeple yapıldı. Tekrar altını çiziyorum, bunlar günümüzden 458 yıl öncesinin bilimiyle, teknolojisiyle yapıldı. Son bir şifre daha var..
Hani oyuklar var dedim ya isin bir odada toplanmasını sağlayan, hava akımını içeri alan. Dışarıya çıkıp o iki oyuktan içeriye baktığınızda, birinden caminin içindeki Allah,diğerinden ise Muhammed yazılı dev levhaları görürsünüz. Ayrıca Süleymaniye'nin hangi köşesini, hangi duvarını, hangi açısını ölçerseniz ölçün, sayısal olarak karşınıza Allah kelimesinin vekatlarının çıktığını görürsünüz. Alın işte size sırlarla,şifrelerle dolu bir mabet. Da Vinci şifresini yaya bırakacak bir maharet.
(Alıntıdır)



Hacker'ların Meydan Okuyuşu

ABD'de geleneksel olarak düzenlenen Defcon etkinliği yerli yabancı birçok hacker'ın gövde gösterisine sahne oluyor.

Geçtiğimiz haftaki 2008 ayağı da bir istisna oluşturmadı. Yine onlarca grup hacker açılamaz denen kilitleri açtı, kopyalanamaz denen dosyaları kopyaladı, kırılmaz denen şifreleri kırdı.

Ülke çapında kullanılan ve bizdeki Akbil sistemine benzeyen kart tabanlı yapının nasıl hack edilerek ücretsiz kullanılacağını gösterileceği oturum mahkeme kararıyla engellendi. Dolayısıyla hâkim kararıyla engellenen ilk oturum da bu sene yaşandı.

Öte yandan en ürkütücü hack operasyonu kalp pillerine yönelikti. Kullanılan yöntemle uzaktan kumanda kullanarak belirli model kalp pilleri durdurulabiliyor. Şu an dünyada 2,6 milyon insanın bu tip cihazlara bağlı yaşadığı düşünülürse sonuçları endişe verici hale geliyor.

Kısa süre önce benzer bir girişimle sara (epilepsi) hastalarını krize sokacak hareketli resimler bu hastalığa sahip olanların gezdiği forumlara yüklenmiş ve birçok kişi mağdur olmuştu.

Kaynak!

Gökyüzü Şöleni

Bu gece,halk arasında 'Yıldız Kayması' denilen bir gökyüzü şöleni gerçekleşecek.

Kahraman takımyıldızı 12 Ağustos tarihinde saat 21:00 civarında Güneş battıktan sonra kuzey-kuzeydoğu doğu yönünden doğmaya başlayacak. Takım yıldızının tamamen ufkumuzun üzerine çıkması saat 23:00’ı bulacak ve Güneş doğduğunda henüz batmamış olacak. Kahraman takımyıldızı doğduktan sonra kuzey yönünde görülür. Ayrıca, Jüpiter de tüm güzelliğiyle geceye eşlik edecek. Ay gece yarısına kadar gökyüzünde olmayacağından sönük akanyıldızları da görmek mümkün olacak.
Ankara Üniversitesi Ahlatlıbel Rasathanesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da Perseid meteor yağmuru gözlemi için bir etkinlik düzenliyor. Detaylarına Rasathane’nin internet sayfasından (http://rasathane.ankara.edu.tr) ulaşılabilecek olan programda teleskoplarla ve çıplak gözle gökyüzü gözlemleri ve konu hakkında sunular yer almaktadır. Çıplak gözle her yerden izlenebilecek bu gökolayını Rasathane’den izleyecekler şehir ışıklarından uzakta daha fazla sayıda akanyıldız görmek, uzman astronomlarla gökbilim konularında sohbet etmek ve gökyüzüne bir de teleskoplarla bakmak ayrıcalığına sahip olacaklar.

Kaynak!

Aşk Renginiz

Neden bazı insanlara aşık olduğunuzu, bazılarından ise hiç etkilenmediğinizi merak ettiniz mi? Örneğin; kendinizi yakın hissettiğiniz insanlardan pozitif, itici gelenlerden ise negatif sinyaller aldığınızı hissediyor musunuz? Eğer cevabınız evetse, bu, onların auralarını hissettiğiniz anlamına gelir. Auralarımızdaki farklı renkler; kişiliğimiz, hedeflerimiz ve ilişki tarzlarımız hakkında önemli bilgiler ortaya çıkarıyor.

RENGİNİ ÖĞREN!
Auramızda, vücudumuza en yakın olan bir ya da iki renk kuşağı, bizim yaşam rengimiz oluyor. Bunlar aşk renkleri olarak da yorumlanıyor. Yazar Pamala Oslie de bu görüşe yazdığı 'Aşkın Renkleri' isimli kitapla katılıyor. Cosmopolitan dergisinin ağustos sayısında hediye olarak verilen kitapta aşk rengini bulamayanlara yol gösteren testler sunuyor.

KIRMIZILAR
Kendilerini daha çok vücutlarıyla ifade etmeyi seven, sağlam iradeli, güçlü, pratik ve gerçekçi kişilerdir. Fiziksel zevklerden mutlu olurlar. Parayla alınabilecek ve konfor sağlayan her şeyi severler. Teknolojiyi yakından takip ederler. Öfkeleri saman alevi gibidir. Yalnız olmaya meyillidirler. Meslekleri: Kayak hocası, cankurtaran, doktor, ordu mensubu, anestezist gibi bağımsız meslekler... Rengin ünlüleri: Marilyn Monroe, Russel Crowe, Madonna.

TURUNCULAR
Gerçekçidirler. Hayat ve felsefeler hakkında teorilerdense, meydan okumayı ve zafer kazanmayı severler. Maneviyata pek önem vermezler. Olumsuz düşünceler taşıdıklarında ise, dünyayı umursamaz bir tavır içine girip, intihara yönelebilirler. Turuncular duygusal açıdan çok merhametli veya sıcakkanlı da değildir. Evliliğe ise sıcak bakmazlar. Meslekleri: Araba yarışçısı, paraşütçü, dublör veya dalgıç olabilirler. Tehlikeli görevleri sevdikleri için itfaiye görevlisi ve polislik yaparlar. Rengin ünlüleri: Jackie Chan, Evil Knievel...

SARILAR
Bazıları son derece utangaç ve hassasken, bazıları sempatik, eğlenceli, enerjik ve komiktir. Olumlu özellikleri taşıyanlar mutlu, sağlıklı, şefkatli, cömert, iyimser, eğlenceyi seven, duygusal ve özgür ruhlu kişilerdir. Gülmeyi severler. Aşk renkleri arasında en inatçı olanlardır, bu yüzden suçluluk hissettirmek veya zorlamak onlarda işe yaramaz. Meslekleri: Müzisyen, yazar, aktör, komedyen, tasarımcı, parti organizatörü, doktor, veteriner ve spor hocası olabilirler. Rengin ünlüleri: Jim Carrey, Brad Pitt, Meg Ryan, Goldie Hawn.

YEŞİLLER
Her zaman panik halindedirler. Çok zeki, rekabetçi, çok para kazanmaya eğilimli olurlar. Çok hızlı konuşup, başkalarının cümlelerini tamamlarlar. Borsada, para odaklı işlerde ve emlakçılık işinde çalışırlar. Pahalı bir araba kullanırlar. Dinlenme konusunda zorluk çekerler; tatile gittiklerinde bile akılları işte veya bir projededir. Çok fazla kahve veya kafeinli içecek tüketirler. Kontrolü elinde tutmak isteyen bu tipler, tartışmaya meyilli olurlar ve hatalarını kabul etmezler. Meslekleri: Bankacı, araba galericisi, kuyumcu, sigortacı, yönetici, işadamı veya hakim olabilirler. Rengin ünlüleri: Bill Gates, Donald Trump, Arnold Schwarzenegger...

MAVİLER
Aşk renkleri arasında en duygusal, ilgili ve destekleyici olanıdır. Mavi tiplerin en önem verdikleri şey aşk ve maneviyattır. Genellikle kalplerine göre yaşadıkları için kolay ağlarlar. Hayatlarının büyük bölümünde evlenme hayali kurarlar. Egzersiz yapmayı sevmezler. Düşündüklerinden çok, hissettiklerinden bahsederler; duygularını saklamazlar. Meslekleri: Danışman, terapist, psikolog, öğretmen, çocuk bakıcısı, din adamı, hemşire, doktor olabilir. Rengin ünlüleri: Jennifer Aniston, Kate Hudson, Prenses Diana.

MORLAR
Çok çekici ve karizmatiktirler. Bir odaya girdiklerinde dikkatleri üzerlerine çekerler. Sanat, seks ve dünyayı kurtarma konusunda tutkuludurlar. Müzikle ilgilenirler. İyi iletişim kurarlar. Acelecidirler, hayallerini gerçekleştirmek için gereken zamanı iyi kullanırlar. Kendilerini sık sık bunalmış ve dağılmış hissedebilirler, çünkü bir anda çok iş yaparlar. Filozof gibi akıllıca ve akıcı konuşurlar. Hayvanları severler. Meslekleri: Aktör, müzisyen, şarkıcı, sanatçı, yapımcı, yönetmen, fotoğrafçı, yazar, gazeteci olabilir. Rengin ünlüleri: Nelson Mandela, John F. Kennedy, Julia Roberts, Elvis Presley, Bono, Beyonce...

Kaynak!

Pekin Olimpiyatları'ndan Kareler

Olimpiyat açılışlarını Tv'den canlı izleyemedim,kaçırdım.Benim gibi kaçıranlar için en azından bir kaç kare paylaşmak istiyorum :))



Tembeller SİZİ

-Yukarıdaki şiirin ölçüsü nedir?
Cevap: Yaklaşık dokuz santimetredir. (Lise 1)

-Kimlere zekat verilmez?
Cevap: Şeytana. (İlkokul 5)
-Demokrasilerde kuvvetler ayrılığı kaça ayrılır?
Cevap: Üçe. Kara, deniz, hava kuvvetleri. (Orta 3)
-İneğin midesi kaç bölümdür?
Cevap: İki oda, bir salon, bir mutfak (Ortaokul 1)
-Servet-I Fünun edebiyatı hangi edebi akımlardan etkilenmiştir?
Cevap: Elektrik akımından (Lise 3)
-Üremeyi açıklayınız.
Cevap: Anne ve babanın gece yaptığı işe üreme denir. (Lise 1)
-Canlıların ortak özellikleri nelerdir?
Cevap: Yol, su, camii, mezarlık.
-Orta Asya'dan göçün sebepleri nelerdir?
Cevap: Elektirik kesintisi (Ortaokul 1)
-Türkiye'nin geçitlerini yazınız.
Cevap: Altgeçit, Üst geçit, yaya geçidi (Ortaokul 2)
-Kanuni Fransa'ya neden kapitülasyon tanımıştır?
Cevap: Bir kadına yardım etmek için (İlkokul)
-Ailenin reisi kimdir?
Cevap: Annem (İlkokul 3)
-Koşma nedir?
Cevap: Yürümenin hızlı şekline koşma denir. (Lise1)
-Canlıların en küçüğüne ne ad verilir?
Cevap: Bebek (İlkokul 1)
-Kasabayı kim yönetir?
Cevap: Şerif ve adamları (İlkokul 5)
-Mübarek geceler hangileridir, yazınız.
Cevap: Kına, gerdek ve dolunay gecesi (İlkokul 5)



Arkanızda Destek Var mı?

Denizli'de araştırma yapmak için kamp kuran bir grup universite öğrencisi, kamp yakınına tüneyen bir Denizli horozunun sabahın erken saatlerinde yüksek sesle ötmesinden çok rahatsız olmuşlar... Sabahın köründe ortaya çıkan horoz, önce dikleniyor, sonra dakikalarca ötüyormuş...Tabii ekipte ne uyku ne de huzur bırakmıyormuş.Sonunda sabırlar tükenmiş... Susturmak için baslamışlar horozu kovalamaya.. . Horoz önde.. Gençler peşinde... Mahalle arasına dalmışlar... Kovalamacayı gören, fakat bir anlam veremeyen yaşlı dede, seslenmiş:

- Hey, evlatlar!.. Bu zavallı horozu niye ürkütüyorsunuz?
- Dede, sabahın körunde ötmeye başlıyor, kampı ayağa kaldırıyor. O yüzden başını keseceğiz!
- Yazıktır evladım yapmayın!.. demiş ihtiyar, bırakın, ben onun sesini keserim, bir daha da rahatsız etmez sizi...Gençler bunun uzerine kovalamayı bırakmışlar.
Ertesi sabah, hafif ' gak - guk ' sesleri dışında horozdan kayda değer hiçbir ses çıkmadığını görünce de şaşırıp dedeye koşmuşlar:
- Yahu dede, ne yaptın da bu horozun sesini kestin?
ihtiyar gülmüş:
- Kıçına zeytinyağı sürdüm. Horoz kabararak ötmeye yeltendiğinde, gerisi tutmuyor ki kuvvet alsın... Ancak ' gak - guk ' edebiliyor...
Kıssadan hisse:
Arkan sağlamsa, istediğin kadar kabarır, diklenir, sözünü dinletirsin.Arkan bir gevşemeye görsün, ancak ' gak-guk ' edersin...



Duymadık Demeyİn!

Google, çok önemli bir servisinde çalışacak kişileri arıyor. Bu servis için yabancı dil biliyor olmanız şart. Üstelik evinizin rahatlığında.

Özellikle web sayfalarının farklı dillere çevrilmesinde büyük kolaylık sağlayan Google Translate hizmetinin bir kısmı, bilgisayar tabanlı olmaktan çıkarılarak insan formundaki çevirmenlere devrediliyor. Bu değişimin nedeni ise, bilgisayar ile yapılan çevirilerin tam anlamıyla istenileni verememesi ve kimi zaman yanlış çeviri yapılması.

Kaynak!

Güle Güle WİNDOWS

Microsoft’un bilişim dünyasına kazandırdığı kilometre taşlarından biri olan Windows’un yerini, yine Microsoft’un geliştirdiği başka bir program alacak. İnternet merkezli olacak programın ismi ‘Midori’. Microsoft, şu anda yapım aşamasında olan programı ‘modern bilgisayarcılık’ olarak nitelendiriyor. Midori’nın windows gibi her eve gireceği belirtiliyor.

Windows yetkilileri, Midori’nin sanal bir işletim sistemi olacağını ve sadece tek bir bilgisayar üzerinde kullanılmayacağını belirtti. Şirket yekilileri, teknolojide ‘mobil insan’ döneminin hüküm sürmeye başladığını ve yeni işletim sisteminin, yeni çağın gereksinimlerine uygun olarak tasarlandığını belirtti. Bu işletim sistemi, kullanıcının kendi işletim sistemini, internete bağlı olan her bilgisayarda kullanabileceği anlamına geliyor. Yazılım Uzmanı Darren Brown, sanal sistemin öncelikle birden fazla server yönetiminde kilit nokta olacağını ifade ederek,” Sanal işletim sistemi bilindik problemleri yenmek için yeni yollar açacak” dedi.

Kaynak!

ŞEMSİYE'DEN ÇANTA'YA

Tasarımcı Seung Hee Son tarafında yapılan bu şemsiye kapandığında çanta haline gelmesi ile taşıma kolaylığı sağlıyor.

Ayrıca şemsiyeyi kapattığımızda dış kısmının ıslak olması sebebiyle problem yaşıyoruz.Bu tasarım ile ıslak kısım iç kısımda kalıyor ve hava delikleri sayesinde su buharlaşarak ıslaklık ortadan kalkıyor.Bu ürünü ülkemizde görmedim henüz.Özellikle bayanların ilgisini çekecek bir şemsiye.Türkiye'ye getirtip ya da fason ürettirip satışını yapabilirsiniz.



DENİZ,KUM,SANAT



Sıcak Çok Sıcak

Öyle bir geçer zaman ki,bir bakmışsınız günler ,haftalar hatta yıllar olmuş.Biter mi bu kadar zaman dediğimiz günler,bir o kadar eskide kalmış olur...
Aynen öyle oldu benim içinde.Bir bakmışım günler geçmiş ve ben hala blogumu güncellememişim.Aslında uzun zamandır hiçbir şey yapmak gelmiyor içimden.Ama hiçbir şey...Keyfim yok ne zamandır.Ne bloguma birşey yapabiliyorum ne de arkadaşlarımın bloglarını ziyaret edebiliyorum.Bu durum sanırsam herkes için geçerli.Zaman zaman her insanda oluyor tahminimce bu durumlar.Bu sıcaklar varya bu sıcaklar...İşte herşey bu sıcaklar yüzünden.Hele de benim yaşadığım yerde,sizin sıcak dediğiniz kavram burda 2 ile çarpılır :)) Sıcaklardan dolayı insan gevşiyor istemez istemez ve dolayısıyla da birşey yapmak istemiyor.Dokunmayın bana yav dokunmayın.Zaten sıcak... olayları falan.... Mevsimi ve zamanı ya şimdi sıcakların,Sıcak da çıkmış ortaya,adeta meydan okuyor insanlara;
- Var mı ateşimi söndürecek olan var mı var mı? der gibisinden...
Sesisimizi çıkaramıyoruz nihayetinde :)) 40 -45 derecelere kadar da çıksa sıcak,yok abi bişey diyemem.Tamam sensin diyoruz... Ne yapalım yav sıcak işte :))



Hayvandan Al İlhamı

Dünyanın en sağlam zırhı bu balıkta...

ABD’li araştırmacılar, Afrika’nın çamurlu sularında yaşayan yırtıcı bir balık Senegal bişirinin pullarını çok hafif ve sağlam zırh yapabilme düşüncesiyle inceliyor.

Massachusetts’deki Teknoloji Enstitüsü mühendisleri, 40 cm boyundaki Senegal Bişiri (Polypterus senegalus) pullarının dışarıdan gelen her türlü darbeye karşı mükemmel bir kalkan görevi gördüğünü tespit etti. Canlı balıklardan pul alan araştırmacılar, dört katmandan oluşan bu “minik kalkanları” bilgisayar ortamında da büyüteç altına yatırdı.

Araştırmacılar, dört katmandan her birinin “büyüleyici” geometrik yapıya sahip olduğunu ve katmanların birbirleriyle eklemlenme şeklinin, pulları müthiş dayanıklı kıldığını belirledi. Araştırmacı Christine Ortiz, pulların bu özelliğinin insanları koruyacak yeni zırh sistemlerine uyarlanabileceğini belirtti.

Kaynak!

107 Yıldan Bu Yana

ABD’nin California Eyaleti’nde tam 107 yıldır yanan bir ampul, rekor kitaplarına girdi.Guinness Rekorlar Kitabı ve "Ripley’s ister inan ister inanma" rehberi, söz konusu ampulun rekorunu kayıtlara geçirdiler. Los Angeles Times gazetesi, ampulün, Livermore’daki bir İtfaiye Müdürlüğü’ne 1901’de takıldığını yazdı. "Ripley Entertainment" Şirketi yetkilisi Edward Meyer, "Bu kırılgan ampul, üreticisi olan firmadan daha çok yaşadı. Onu oraya takanlardan, hakkında yazı yazanlardan ve bekçisi olanlardan bile daha fazla hayatta kaldı" dedi. Livermore’daki ampulün web kamerası var ve "Centennialbulb.org" adlı web sitesine her yıl bir milyon kez giriliyor. Ampulün bu kadar uzun bir süre yanmasının ışığın hiç kapatılmamasından kaynaklandığına inanılıyor...

Kaynak!



Sporculardan Komik Kareler



Gelİnen Son Nokta

Otomobil dünyasında sanırsam gelinen son nokta şimdiye kadar ki.BMW yapmış yapacağını yine...

Emin olun böyle bir otomobil concepti görmediniz,videoyu izlediğinizde çok şaşıracak,hayran kalacaksınız.Akılları zorlayan bir concept kısacası...
Videoyu izleyin ve akıllara zarar bu concepti görmeyenlerden olmayın...



Dİkkat!İlk ve Tek

Arkadaşımdan aldığım bir maili sizinle paylaşmak istiyorum.Çünkü herkesin bilmesi ve kaçırmaması gereken bir durum diye düşünüyorum.Maili aynen olduğu gibi yayınlıyorum;

Mars gezegeni Agustostan itibaren geceleri gökyüzünün en parlak cismi olacak. Mars çıplak gözle dolunay kadar büyük görünecek.27 Agustos'ta Mars dünyaya 34,65 milyon mil yaklaştığında en büyük göründügü gün olacak. 27 Agustos gecesi 00:30'da gökyüzünü izleyin. Dünya'nın iki Ay'ı varmış gibi görünecek.Mars'ın dünyaya bu kadar yakin geçeceği bir sonraki tarih 2287 yılı.Bunu dostlarınızla paylaşın. Bugün hayatta olan hiçbir kimse bu olayı tekrar göremeyecek...

Bence de kaçırmayın... :))

Çılgın Bir TÜRK!

TARİH, 14 Ekim 1987.
Saat, 11.05.
Yer, Ankara Mürted

4'üncü Ana Jet Üssü'nün pistinde bir F16 frenlerini bırakmış, kulakları adeta sağır eden bir gümbürtüyle hızlanıyordu.
Nefesler tutulmuştu.
Çünkü 86-0068 kuyruk numaralı o F16, tarihimizde yeni bir sayfa açıyordu. Türkiye'de üretilen ilk savaş uçağıydı.
İlk kez test ediliyordu.Haliyle, düşme ihtimali yüksekti.
Pilot, 36 yaşında bir binbaşıydı.
Şener Koltuk.'Kelle Koltuk' diyorlardı ona.

Haklıydılar... Çünkü bu işi yapabilmek için hakikaten kelleyi koltuğa almak gerekiyordu. Havalanacak, bütün manevraları deneyecek, kelimenin tam manasıyla 'canını çıkaracaktı' hiç uçmamış uçağın... Kalktı, daldı, çıktı, yattı, döndü ve sağ salim indi.

'Tamam' dedi, 'Bu uçar...'

Gözü karaydı, mangal yürekli...Tam çılgın Türk!

Kıbrıs'ta savaştı.F100'le... Bu F100 dedikleri, hesapta avcı bombardıman uçağı ama, aslında soba borusu gibi bi şey... ABD'nin bize kakaladığı uçaklardan... 1953 model!
Onunla dağıttı Yunan'ı.

F104 macerası var bir de...

Bandırma'ya inecek, basıyor düğmeye, sol iniş takımı açılmıyor... Komutan, Cumhur Asparuk Paşa... 'Atla' diyor, 'Uçağın canı cehenneme, pilotumdan kıymetli değil...' Atlasa, rutin kontrol için hastaneye gidecek, 28 gün uçuştan men edilecek, kural bu... Uçak arızalı ama, pilot daha arızalı! 'Çorbayı akşam evde içeceğim komutanım' diyor, atlamıyor! Gövde üstü indiriyor uçağı! Hem de öyle indiriyor ki, tereyağından kıl çeker gibi, tekerlekle inse bu kadar olur... Aynı uçağı, 27 gün sonra 'kendisi' test ediyor ve yeniden Hava Kuvvetleri'ne dahil ediyor!

521 uçağın test uçuşunu yaptı. 521 kez 'maksimum' riske attı hayatını... Bu bir dünya rekoru... Çünkü, binlerce parça ve milyonlarca hesaptan oluşan 'sıfır kilometre' 521 uçağı, düşürmeden indiren başka bir pilot yok dünyada!

Emekli oldu sonra...ABD'den iş teklifi aldı. Acayip paralar teklif edildi. Gitmedi.
'Ben bu işi para için yapmadım, bu vatanın ne toprağını terk edebilirim, ne gökyüzünü' dedi.Restoran açtı.'Ticaret yapmak F16 uçurmaktan zor' diyordu arkadaşlarına: 'Buzda kayıyorsun, suya yazı yazıyorlar, dürüstlük yok! Böyle ortamda uçmak mı kolay, ticaret yapmak mı?'

Ve tarih, 13 Haziran 2008...
Yer, Ankara Kocatepe Camii...

Musalla taşında ay-yıldızlı tabut.

Şener Koltuk...

Henüz 57 yaşında kalp krizinden vefat etti.

Türkiye, hakkı ödenmez bir kahramanını sessiz sedasız toprağa verdi. Allah rahmet eylesin!


Kaynak!

Osmanlı Fayton Yazıları

- O şimdi yeniçeri

- Alırım faytonunuuuuuuuu..

- Hatalıysa teeez kellesi vurullla

- Faytonunda yer yoksa bana güzelim ben at üstünde de giderim

- Medreselim

- Tek rakibim Hezarfen Ahmet Çelebi

- Akıncısın dediler kız vermediler

- Rahmetli de şahlanırdı

- Atımın eğerini / bilemedin değerimi..

- Yezidim ama akçe bende!

- Nallarım saf demirdir paşamın sözü emirdir!

- Yolda hızlıyım meşkte yavaş Enderunluyum arkadaş...

- Nemçeliden aldım bir tutam saç, sollama yoksa yersin kırbaç...

- Tütün içilmez

- Atım araptır / yüküm şaraptır (ıv.murat duymasın)

Kaynak!

Merhaba Ben TAVŞAN

Yavru tavşan yuvasından ilk kez ayrılır ve ormanda dolaşmaya başlar. Karşılaştıgı ilk hayvana kendini tanıtır:
'Merhaba kardeş ben TAVŞAN, sen kimsin?'
Karşısındaki hayvan: 'Ben de KATIR der'
Tavşanın kafası karışır: 'Nasıl yani?' der.
Katır: 'Benim annem Eşşek, ba bam da At; onlar birlikte olmuşlar sonra ben doğmuşum' der. Tavşan yoluna devam eder. Karşılaştıgı başka bir hayvana kendini tanıtır:
'Merhaba kardeş, ben TAVŞAN, sen kimsin?
Hayvan: 'Ben kurt köpeğiyim' der. Tavşan yine şaşırır:
'Nasıl yani?' der.
Kurt köpeği: 'Benim annem kopek, babam da kurt; onlar birlikte olmuşlar sonra ben doğmuşum' der. Tavşan yoluna devam ederken yavaş yavaş aklından bu bilgileri geçirir ve işlerin nasıl olduğunu anlamaya başlar. Karşılaştıgı başka bir hayvana kendini tanıtır:
'Merhaba kardeş ben TAVŞAN, sen kimsin?'
Hayvan: 'Ben DEVEKUŞU' der. Tavşan afallar:
'Hade lennn!'

Kaynak!

Favorilerine Ekleyenler

Hakkında Yapılan Yorumlar


Kategori başlığı Kişisel olarak kaydedilmiştir.
Yazıyı Email Gönder Yazıyı Email Gönder
Bu Blog Hakkında Yorum Yaz

Yorum