Mühendis-i Geyik
Gönderen: Editorya Tarihi: Oca 30, 2008
GeyikMühendisi tarafından sahiplenilmiştir.
Açıklama : ö,ş,ğ,ç matematik problemlerinde hiç bir boka karışmazken, niye küçük Emrah rolü hep x’e verilir? x’in günahı nedir?
Rss : geyikmuhendisi.blogspot.com…
Kategori : Eğlence
Etiketler : blogger kişisel günlük günlüğünden holivud röportaj manyak muhabbet eğlence Geyik Mühendisi Geyik
Örnek Gönderi 24 Ocak 2008:
Nerde Kalmıştık??
Uzun zaman oldu yazmayalı. En son bir kaç korku filmini izlemişim final döneminde, iyice germişim kendimi, sonra da buralara anlatmışım matematik, fizik heyecanıyla harmanladığım korkunç deneyimleri. Fena bir son değilmiş aslında
) Ama sanırım yine de “klasik holivud karakteri” eleştirileri (John Rambo, Terminatör, Batman, King Kong analizleri) daha hoş tatlar bırakmış sanki. En azından şimdi bakınca öyle gözüküyor. Normal olan da bu zaten… Geçmişe yapılan her yolculuk, onu bir kez daha tümüyle istila etme isteği, hırsıyla dolu oluyor hep. Zaten o yüzden değil mi, geçmişe sahip olmak için gelecekteki (kimi açılara göre, şimdiki zaman) koltuklarımızdan zahmet edip te kalkıp taa onca yolu gidip gerilere dönmemiz. Kafamızdaki bu düşsel yolculuklardır kimi zaman kararlarımızı sorgulatan. Tekrar, tekrar, tekrar yeniden… İşte blog olayına tekrar girmenin altında da böyle bir şey yatıyor. Her gün bilgisayarda eski arşivleri karıştırırken her seferinde aynı Yurdum Manyaklarına rastlamak, hep aynı çöd sorularını okumak, sadist bir katilin günlüğünün hep aynı sayfalarında iç titretmek… Açıkçası bir süre sonra yavan geliyor ne yalan söyleyeyim. O yüzden bir kez daha dedik ve kolları sıvadık
Devamı>>
İlk Türk F1 Takımı İle Bir Röportaj
Mr. Spiker: Yarışa sayılır dakikalaar! Evet takım sorumlusu Mustafa Kesmece’ye bağlanıyoruz… Evet Mr. Mustafa, yarış hakkındaki yorumlarınız?
M.K : Efenim şu an pilotumuz Mr. Mahmut yarış öncesi son çaylarını içiyor pitte… Gergin tabi haliyle. Bu sefer yarışı tamamlamak istiyor. Pilotumuz bu sefer gerçekten çok iddialı. Yarışı tamamlayamasa bile en azından 10 tur atacağını söylüyor kendisi.
Mr. Spiker: Araçtaki eksiklikleriniz neler? Motor dışında?
M.K: Valla geçen yarışta Mahmut tur yememek için Satoya yol vermek istememişti hatırlayacaksanız, Sato da sinirlenip deşip geçmişti arabamızı. Bu yüzden, sağ ön kanat, kaput hala kötü durumda, maalesef tamir edemedik imkansızlıklardan dolayı. Sol teker lastiği de hala patlak ama Mahmut imanıyla tamamlayacak bu yarışı.
Mr. Spiker: Size tur başına bir dualık iman yeter. Bu imanı Mahmut sağlayabilecek mi? Pit çalışanları Mahmuta son derece güveniyor.
M.K: Valla Mahmut’un arkasında bizler varız. Bizlerinde dualarını dikkate alacak inşallah yaradan.
Mr. Spiker: Peki pole pozisyonunu kim alır sizce?
M.K: Bu arada Mahmut küçükkene bir odada 13 kardeşi 5 babası ve 3 annesiyle beraber yaşamışlardı. Bu yüzden yoksul kardeşleri için 4254534543 nolu hesaba bir miktar para yatırabilir yardımseverler. Pole pozisyonuna gelirsek, Mahmut sol patlak tekeri ağırlığımla dengede tutturmayı başarabilirsem ilk 15′e girerim diyor. Bizim için de pole pozisyonu Haydfeldin gibi gözüküyor
Mr. Spiker: Sato çok iddialı olduğunu söylüyor. Mahmut’u deştiğinden bu yana gücüne güç katmış diyorlar.
M.K: Ee Japonda para bol tabi. Basıyor parayı deşiyor geçiyor. Basıyor parayı alıyor pole pozisyonunu.
Mr. Spiker: Kimi için yine akşamdan kalma diyorlar. Alkolün hıza artı etkisi olduğunu kanıtlamış ender pilotlardan birisi. Kimi’ye ne kadar şans tanıyorsunuz?
M.K: Evet evet dün akşam Mahmut’la çilingir sofrası yaptı kimi. Ee gavur rakıya dayanıklı değil tabi hemen sızıverdi. Açıkçası bugün nasıl kafayla yarışacak hiçbir fikrimiz yok. Bence şansı çok düşük. Ama Mahmut maşallah Kimi sızdıktan sonra bile 2 büyük bitirdi hala turp gibi. Kimi’nin önünde yer alacak bugün Mahmut tahminimizce.
Mr. Spiker: 22 yaşındaki çaylak pilot Hamilton 45’lik tecrübeli pilot Mahmut için hiç de hoş olmayan laflar etti geçen hafta. Yeteri kadar hızlı olmadığını, çilingir sofrasındaki performansını piste yansıtamadığını söylüyor ayrıca ilk defa Alonso ile bu konuda hemfikir oldular. Buna ne diyeceksiniz? Ayrıca hala Mahmut’un rekabet edeceği bir takım arkadaşı yok. Takımın tüm sorumluluğu Mahmut’un omuzlarında. Niye takım arkadaşı yok Mahmut’un?
M.K: Birinci olarak, kıskançlık… Hamilton 45 yaşına geldiğinde elleri titremekten direksiyonu sabit tutamayacağını biliyor. Ama Mahmut bunu 50 yaşında da yapar 55′te de. İşte bu yüzden Hamilton ve Alonso kıskançlık yapıyorlar. Fesatlar. Mahmut’a çok kez takım arkadaşı önerdik ama “ben tek çalışırım” deyip geçiştirdi.
Mr. Spiker: Ama Mahmut’un hayatı boyunca birinciliği bırakın bir podyum başarısı yok. Ama Hamilton ve Alonsonun bir çok podyum başarısı var. Hatta şimdi aldığım bilgiye göre Mahmut hiç puan alamamış şimdiye kadar. F1deki en tecrübeli pilot olmasına rağmen bir çok F1 pilotu tecrübesizlik simgesi olarak görüyor Mahmut’u.
M.K: Mahmut’un yeteneği olmayabilir ama ondaki azim hırs ve irade kimsede yok emin olun. Ayrıca Mahmut ehliyeti bile geçen sene aldı anca geçti sınavı.
Mr. Spiker: buradan tüm pilotlara söyeleyeceğiniz bir şey var mı?
M.K: Bir şans daha istemeyin verilemeyecek! Açın Mahmut’un önünü! Durduramazsınız Mahmut geliyooorr!!
Mr. Spiker: Başarılar… Nice Mahmutlara…
M.K: Sağolun efenim…
Son Gönderiler

Mühendis-i Geyik
Gayrı ciddi lakırdı silsilesi...
YİNE BİR SEZON FİNALİ
Azizim,
Şimdi ben bir ilaç firmasında staj yaptığımdan dolayıdır ki çok yoğunum bu aralar ki bunu siz de fark etmişsinizdir ki bloga girilen yazı sayısı gün geçtikçe düşmektedir ki ayrıca staj bittiğinde İsveç'i fethe gideceğimden mütevellittir ki stajın bitmesi demek hemen geri döneceğim anlamına da gelmemektedir. Sen de takdir edersin ki bu yaz yine geçen yaz ki gibi bir ara vermek iyi olacak gibi duruyor.
Bu yüzden bu yazı dedim ki bu sezonun finali olsun.
Su gibi aziz olasın.
Ben olamadım, sen ol.
Eylül'de, tüm televizyon dizileri yeni sezonlarına başladıklarında ben de burada olacağım.
Görüşmek üzere.
Yansın bu Olcay. Su veren itfaiyenin hortumunu...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
Kolbastı Oynayan Okunmuş Huskey
=> Geçen gün "Geyik Mühendisi"ni bizim Hoca Süleyman Efendi bizzat kendisi okudu. Nerden buldu da girdi siteye bilmiyorum ama, artık bu blog okunmuş blog ey dostlar! Okunmuş şeker tadında, okunmuş su azizliğinde. Sövmeyin çarpılırsınız...
=> Televizyonda hangi programı seyretsem artık, programdaki insanlar birden stüdyonun ortasına doluşup kolbastı oynamaya başlayacaklar diye öyle tırsıyorum ki. Çünkü biri "kol" dese hemen basacaklar havayı. Ha oynadı ha oynayacaklar diye telaş içinde beklemek çok acı verici.
Madem bukadar insan biliyordu bu oyunu oynamayı, daha önce nerdeydiler acaba? Bence hepsi gizliden gizliye bir kolbastı mensubu olup, bu oyunu bildiklerini tüm dünyadan...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
Diş Ağrısı ve SBS - LGS - OKS - ÖSS
=> Ağrıyan dişe neden diş masajı yapılmaz? Neden “illa çekecez bunu, illa bunun kanallarına sokacaz, illa dolduracaz” denir? Neden o mazlum dişe bir şans daha verilmez? E başım da ağrıyo şimdi benim. Hadi lan oyun başımı. Semih’in de çükü ağrıyomuş. Hadi koparın onu da!
=> Kardeşim SBS’de 100 soru üzerinden 89 ya da diğer bir ihtimalle 91,33 net çıkarmış. Aile üzerinde kurduğum “Bu okulu anca ben kazanırım ulen!”, “Benden sonra daha böyle başarı göremezsiniz!”, “En çok ben biliyorum, en çok bana soracaksınız!” türündeki baskılarımı böyle akademik bir başarıyla bertaraf etti. Kardeşimin bu başarısından güç bulan diğer aile fertleri “Sana mı kaldık ulan?” diyerek beni dışladılar. Bu büyük...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
Maltepe ile Serena_19
Mırc'ın çok popüler olduğu yıllar. 1998 gibi.
Muzaffer ilk defa chat yapıyor. Nicki Maltepe.
Favori sigarası o çünkü. Kütüğe kayıtlı olduğu yer de orası.
Bir kızla tanışıyor. İzmirli.
Muzo çok heyecanlı. Elleri 5.4 şiddetinde titriyor.
Kız iki aşklı meşkli kelime attırıyor bizimkinin monitörüne.
Muzaffer aşık oluyor.
2 saat boyunca romantizmin doruklarında tatmin ediyor kendini.
Muzaffer iki şiir yazıyor. Kız "lol" diyor.
Muzaffer ilan-ı aşk ediyor. Kız ":)" yapıyor.
Muzaffer bira şekilli piksel topluluğu ısmarlıyor.
Kız dudak pikselleriyle karşılık veriyor.
Muzo'nun kalbi çıktı çıkacak.
Dışarıda delikanlı bir bahar. Muzaffer çıldırasıya seviyor.
Sonra aniden net kesiliyor. Kızla...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
NSS ( Nadir Sorulan Sorular )
Yananı görür mü Allah?
Allah her şeyi gören, her şeyi bilendir. O yüzden yanıyorsan eğer telaş etmene gerek yok, O seni kesinlikle görüyordur. Ama yanan kişi Allah'ı görüyor mu, işte orası çok önemli. Asıl bunu sorman lazımdı be aslanım. Senin sorunun cevabını zaten zamanında Bülent Ersoy vermiş. Hiç mi dinlemedin Bülent ablayı? Ayıp!
Herneyse... Eğer yanan zavallı, Allah'ı görüyorsa; o zaman onun vay haline. İşte o çok fena. O zaman anlamalı ki, o insan evladı bu dünyayı çoktan geçip gitmiş de ruhunu öteki tarafa nakletmişler bile. Adresi bile belli. İşte o zaman çok kötü. Ama işte o zaman hak ona. İşte o ilah-i adalet. Ne sen üzül ona, ne ben üzüleyim. Kim bilir kimi yaktı da şu fani...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
Öksürük Şov
Arkadaş öksürüyor. Öyle bir öksürüyor ki ben diyeyim binlerce, siz deyin milyonlarca mikrop yayıyor etrafa. Çok da pis bir herif zaten. Mikropun, virüsün bini bin para kendisinde. Soluk verirken çıkardığı her karbondioksit molekülünün bir oksijen atomu kesinlikle hastalıklı, öyle diyeyim. Ya da "öyle bir öksürüyor ki eşkiyalar dağlarda dize geliyor" diyeyim. Beğenmediysen eğer, "çok şahane öksürüyor, her öksürüğü müzikal bir nota gibi kulaklarımda nağmeleniyor" da diyebilirim. Seç beğen al. Hangisini duymak istiyorsan. Hangisi işine geliyorsa! Subjektif bir öksürük nihayetinde. Kimine ters, kimine düz...
Arkadaş öksürüyor. Diğer bir arkadaş sırtına vuruyor. "Helal!" diyor. "Helal...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
Takıl Ağıma Canım, Tadına Bakacağım!
=> Konsere girmek için, sinemaya girmek için bilete o kadar para veriyoruz, sonra onu kapıda yırtıveriyorlar ya, içim gidiyor benim. Ulan öğrenci halimle son paramı vermişim belki o bilete ben. Ne biliyorsun? Bir çırpıda yırtmak onu yakışıyor mu sana? Kaç kere kavga ettim biletçibaşıyla sırf bu yüzden ben. Bilet yırtılmasın diye konsere girmediğim zamanlar bile oldu. Ayıp. Cidden çok ayıp. Gayrı ciddense kayıp.
=> Yararlı linkler serisi devam ediyor ey ahali! Geçen sefer verdiğim MyBrute.com'a yararlı diye girip aslında linkin gayet de yararsız olduğunu görünce bana aduket maviliğinde bir tepki gönderen insanlar vardı. Buradan onlara "bana ne yolluyorsanız size iki katı ulan!" diyerekten...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
Şizofreniyatım - 11
Azizim Günlük,
Biliyor musun bilmiyorum ama ben her ilkbahar zamanı yaz için form tutmaya başlıyorum. Hani Rocky her boks maçı öncesi 2-3 hafta yoğun programa giriyor ya, ben de öyle yapıyorum. Ama bu bahar biraz geç kalmışım. Çünkü form tutmaya başlamak için saatimin alarmını 5 Mayıs'a kurmuşum lan, çalınca fark ettim. 5 Mart olacaktı halbu ki. Mayıs, Mart ikisi de "Ma" ile başlıyor ya karışmış işte. Ben de aradaki açığı kapamak için dün akşam komple bir kutu ( 5 kilo ediyor kendisi ) protein tozunu çorbama karıştırıp içtim. Amacım bu sabaha kasları hemen çıkartmaktı. Lakin gel gör ki protein tozunun son kullanma tarihi geçmiş be günlük! Bozulmuş yani. Sabah bir kalktım, bir de ne...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
Geyikliler
=> Deli Petro falan hikaye... Tarihin en deli adamları hep Orta Asya'dan çıkan tiplerdir. Bak Timur'a, bak Cengiz Han'a, Bak Attila'ya... Bu adamlar öyle adamlarmış ki, kurdukları ülkeler bile kendi isimleri ile anılmış hep. Osmanlılar, Selçuklular, Timur İmparatorluğu... Dostlar, siz Henryliler, Petrolular, Davidliler, Konstantinliler diye Avrupa ülkesi gördünüz mü hiç, ha? Görmediniz. Göremezsiniz, çünkü bu adamların hepsi tırışkadan. Değil ülkeye kendi isimlerini verebilsinler, ben inanmıyorum ki savaş meydanlarına çıkıp ordularıyla beraber çarpışmış olsunlar. Utanmamışlar, bir de bu korkaklıklarını medeniyet adı altına saklayıp cesur Asyalılar'a da barbar diyerek işin içinden çıkmaya...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
Göbekli Adam vs Terminatör
Ne Coca-Cola'nın sırrı, ne de FBI'ın veya CIA'in sakladığı sırlardır en büyük sırlar. Şu dünyadaki en büyük ve en gizemli sır, ki an itibariyle artık sır olmaktan çıkıyor, göbekli adamın sakladığı sırdır. Göbekli adamın göbeği aslında üstün bir zeka ürünü, bir evrim mucizesidir. Göbeğin anlamı herkes tarafından bilinenden çok farklıdır. Göbek aslında sadece bir yağ tabakasından ibaret sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Hem de çok fena. Gerçeği öğrendikten sonra ters köşe olmuş Fevzi kadar şaşkın olmakla birlikte, inanıyorum ki kafayı Fevzi gibi direklere vuracak kadar da afallayacaksınız. Çünkü göbekli adamın o göbeğini evrim süreci içinde baklava kaslarını korumak için geliştirdiğini öğrenmek,...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
23
23 Nisanlar'da başbakanlık koltuğuna oturuyorsun ya sen, çocuk. Gidip 1 günlüğüne belediye çöp kamyonunda çalışan amcaların da yerine geçsene. Mesela iş arayanların da yerine geç, bugün onlar için sen iş ara. Geçsene hadi. Koltuğa oturmayı biliyorsun. Bana aklım ermiyor numaraları falan yapma. Bal gibi de eriyor aklın. Eriyor, geçiyor bile. Biz de geçtik o yollardan, bücür. Sen portakalda vitaminken, daha ben babamın pankreasında hormon; sen babanın gonat rampalarında bekliyorken, ben 23 Nisan'da polis kamuflajlarıyla yürüyüşlerdeydim. Törenden sonra da o kıyafetle Çorlu Emniyet Müdürlüğü'ne gidip, tüm işleri ele aldığımı bilirim. Adam coplamışlığım bile vardır. Bir de babamın copuyla...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
Balerin, Descartes ve Kusmuk
=> Bir mahallenin namusundan sayılabilecek objeler araasında o mahalledeki lunaparkta bulunan balerin de yer alabilir mi diye düşündüm geçen gün. Sonuçta o balerinin her beş saniyede bir verdiği frikiğe bakmaktan zevk duyan adamlar var bu memlekette. Üstelik balerine yakından bakmak için yanına gidince "Ulan yakından da o kadar güzel değilmiş lan, yörü gidelim." diyen türevleri de mevcut bunların. Ayıp oluyor. Mühendisler o balerini siz bakın diye icat etmedi arkadaşlar. Bineceksiniz. Onun zevki öyle çıkıyor.
=> Kimi mahallelerde ranger, kimi mahallelerde kamikaze ya da çekiç olarak adlandırılan ters dönen bir alet var ya, işte o tam tepedeyken yukarıdan düşen kusmuk parçacıklarını bozuk...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
Altta Kalanın Canı Çıksın!
=> Ben bilmem kaç aylıkken anasona, 2 yaşındayken de lunaparklardaki gondola başlamışım. İkisini de hatırlamam ama ikisinin de ilerleyen yaşlarda kişiliğimi etkilediği çok açıktır. Anason olayında, bir süre sonra level atladım ve rakıya geçtim. Tekirdağ'ın anasonu da rakısı da boldur. Bu yüzden her Trakyalı bir gün anasona ve dolayısıyla rakıya başlar. Fakat bu kadar erken başlayanını ben ne bildim ne gördüm. Düşünün işte kendi başladığım anı bile gördüğümü bilmiyorum. Öyle bir erkenlik yani bu. Gazeteler erken yaşlarda uyuşturucuya başlayan, 5 yaşında sigara içen çocukları ibretlik haberler yapıyor da beni neden hiç erken aylarda rakıya başlayan bebek şeklinde 16. sayfa haberi yapmadılar,...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
Oy Verme, Koyver Gitsin!
Azizim, biliyorsun Blog Ödülleri denen hadise başladı. Bakıyorum da tam 1 sene geçmiş geçen seneki yarışmadan bu yana. Ne 11 ay ne de 13 ay. Tamı tamına 1 yıl yani. Tesadüfün de böylesi... Hayretler içindeyim.
Hayretler içindeyim, "Eğlence" kategorisi dışlanıp, sindirilerek "Kişisel" içine ittirilivermiş. Görmezlikten geldim. Ama yutmadım. İlla sponsor gerekliyse ben de bir ayar çekerim seneye. No problem. Bundan sonra mizahçıların, geyikçilerin, boş lafla peynir gemisi yürütenlerin de yüzleri gülecek. Boş işlerin adamı daha çok gülecek. Söz.
Hayretler içindeyim, çünkü bu çift kişilikli mühendis tek blogla kişisel kategoride yarışmaya katılıyor. "Neden tek? Hangi kişiliğini dışladın? diye...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
O Gökdelen Var ya...
=> Şu okul hayatında işçi problemleri gibi daha başka mantıkdışı problem tipi yoktur. Mesela bir problemde diyor ki, bir gökdeleni 10 işçi 100 günde dikiyor.
20 işçi 50 günde dikiyor.
40 işçi 25 günde dikiyor.
Matematik kitapları bu noktada durmayı tercih ediyorlar. Çünkü devam ederlerse mantıksızlık açığa çıkacak. Onlar da biliyor.
Ben de biliyorum.
Devam edelim.
80 işçi 12,5 günde
160 işçi 6,25 günde
320 işçi yaklaşık 3,2 günde
640 işçi 1,6 günde
1280 işçi 19 saatte
2560 işçi 9,5 saatte
44000 işçi 10 dakikada dikecek gökdeleni.
Yani yeterli sayıdaki işçiyi koyarsan gökdelen daha saniyesinde çıkabilecek.
Bir kere iş hukukunda böyle bir şey yok. İşçinin işverenle saniyelik süreli...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
Nereden Geldin, Nereye Gidiyorsun?
Sansür yedirtilemeyen bilimin tek adresi olarak araştırma sonuçlarıma devam ediyorum dostlar. 115 kişiye nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun diye sorduk ve aslında bakarsanız diğerlerine ezici üstünlük sağlayan bir popüler cevap alamadık. Ve bu bilimsel aketimizdeki ilk şıkkı da kapak şıkkı yapayım şuraya, en başa yazayım.
Darwin'den geldim, maymuna doğru gidiyorum. 10 (8%) => Darwin bu işe ne derdi çok merak ediyorum. Zira Darwin maymundan geldi, sonra sen Darwin'den geldin ve tekrar maymuna gidip başa döndün. Bir döngü oldu burada şimdi. Kısır mı kısır... Kısır dedim de aklıma geldi bak, şöyle acılı bir kısır da iyi giderdi bu saatte be. Saat de gece yarısı 3'ü gösteriyor bu...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
Mühendishane-i Geyik
"Mühendishane-i Geyik" adında bir dergi çıkarmaya kara verdim ben. Hatta daha ilk sayısında okur mektuplarına yer verecem. "Ohoo baba çok güzel olmuş bu dergi.", "Ben böyle muhteşem bir dergi daha görmedim. Gördüysem ve eğer yalan söylüyorsam Allah beni bildiği gibi yapsın." gibi... Ama sorun şu ki Allah zaten seni bildiği gibi yapmamış mı be adam? Bilmediği gibi mi yapmış yani? Ne demeye getiriyorsun sen şimdi, ben anlamadım ki seni. Anlayan varsa beri gelsin bence. Evet, "Allah seni/beni bildiği gibi yapsın." cümlesi gibi saçma ve cibilliyetsiz bir cümle daha var mı şu alemde? Allah seni bilmese yapar mıydı sanıyorsun o seni? Seni senden daha iyi biliyor aslında da sen bilmiyorsun. Çünkü...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
ÇÖD ÖSS - 6
1) Ağırlıksız ve sürtünmesiz bir ortamda aşağıdakilerden hangisi olmaz?
A) Seks
B) Amasyalı Newton
C) Baskül
D) "Ağır ol Molla desinler!"
E) Her şey olacağına varır
2) Kimyagerler elementleri sınıflandırabilmek amacıyla periyodik cetveli icat etmişlerdir. Bu şeyin diğer adı periyodik tablo olduğuna göre, aşağıdakilerden hangisinde anlatım bozukluğu vardır?
A) Ayşe sınıfa tablosunu getirmediği için, üçgenin çevresinin uzunluğunu ölçemedi.
B) Picasso’nun çok ünlü yağlı boya cetvelleri vardır.
C) Makine mühendisleri için T tablosunun önemi büyüktür.
D) Ali 3. sınıfta çarpım cetvelini anca ezberleyebildi.
E) Yangında, Fekruh'un tablosu, cetveli yandı gitti kül oldu.
3) Tayyar, oğlu Hikmet’e...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
Hollywood
Hollywood filmlerini izlerken, dünyaya ne zaman bir göktaşı düşecek olsa o koca dünyayı hep Amerikalılar kurtarıyor ya biz de acayip kıl oluyoruz bu duruma. Ama boşunadır bu kıl olmalar, bilesin. Evet, tabi ki dünyayı Amerikalılar kurtaracaktı, ne olacaktı ya? Biz mi kurtaracaktık? Hadi tamam, filmi biz çeksek diyelim, tamam göktaşı da Türkiye'ye düşsün, filmin ana karakterleri, aşk pıtırcıkları Hayri ve Hayriye gidip o asteroidi patlacaklar mıydı sanki? Aksine, "Allahım, göktaşı bize, biz sana geliyoruz!" diyerek göktaşını şarkılarla, ilahilerle karşılayacaklardı. Peki böyle senaryo mu olur? Göktaşı bile isyan eder bu duruma ki "Ulan ben böyle atraksiyonsuz heyecansız filmin ağzına...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
Geometrili Hislerim
İsterim ki herkes geometriyi su gibi yalayıp yutsun. Çünkü şimdi ben derdimi geometrik terimlerle anlatmak istesem, mesela "Bugün bir eşkenar üçgen gibi homojen dağılmış tüm karakteristik yüzeylerim. Mutluyum uLan." desem isterim ki herkes anlayabilsin ne hissettiklerimi. Çünkü bazen öyle bir an geliyor ki ben hislerimi geometriye dökmek istiyorum. Başkası olmaz. O an geometri olacak. Şiirsel, romantik adam olamam ben. Sevdiğim kıza, yüreğimin kalp şeklindeki bulutlara çıkıp ağlayası geldi, bu yağmurun sebebi budur, seni sırılsıklam eden fırtına bundandır diyemem. İstesem derim ama aslında. Derim valla. Bak yazıyorum bile. Ama demiyorum işte, demem. Keyif benim değil mi? Çünkü sonra...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
Sayısal Günlük Tutan Öğretmen
=> Ben diyorum ki, sayısal lotoda çan eğrisi uygulanmalı. Mesela bilinen "şanslı sayı" sayısı loto oynayan insan sayısına bölünecek ve lotoyu o hafta oynayanlar ortalama kaç sayı bilmiş bulunacak. Diyelim ki çan 1 çıktı, yani herkes ortalama 1 tane bildi, işte o zaman 2 ve üstü bilen herkes para kazanacak. Diyelim ki çan 5 çıktı, yani çok bilenlerin sayısı fazla, yani herkes ortalama 5 bilmiş, işte o zaman kimse para almayacak arkadaş. Demek ki o hafta sayılar çok kolaymış ki herkes bilmiş. Kolay sorunun bile sınavlarda puanı düşük oluyor; kolay sayıya bir de para mı vereceklerdi? Böylece bu fikri ortaya attığımdan dolayı kimse almadığı için devreden paranın yarısı benim olacak. Çeyreği MP...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
Cuatro, El Robocop!
=> "Oh Shit!" ya da "Ananı! Bok!" deyip aşağılamayın artık! İnsan sıçınca bok oluyor, hayvan aynı şeyi yapınca gübre ya da organik madde oluyor. Nedir yani bu aşağılık duygusu? Orhan'ın dışkısından mesela çok güzel orhanik madde olur. Değerlendirin böyle şeyleri.
=> Adamı manyetik manyak yapmayalım lütfen. Nedir manyetik manyaklık? Şöyle ki; manyetik manyaklık doğadaki çekim kuvvetlerine karşı gelmektir. Fiziği hiçe saymaktır. Terbiyesizliktir, cibilliyetsizliktir. Çünkü budur yani. (+) yük (-) yükü, erkek dişiyi, dişi erkeği çeker. Ha ama, dişi dişçi de çekebilir. Dişçiyi dişinin çekmesi ise dişçinin tamamen erkek olup olmamasına bağlıdır. Aksini ortaya atacak öte gitsin!
=> Leonardo Da...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
Tres, El Maiquelyason!
=> Benim ilkokuldaki öğretmenim hep efendisine söylerdi. Bir ders anlatırken mesela, diyelim yabani hayvanları anlatsın; "Çocuklar, doğadaki yabani hayvanlar timsahtır, kertenkeledir, efendime söyleyeyim komodo ejderidir..." derdi. Ya da Sosyal Bilgiler dersinde çok sosyal bir konu anlatıyor olsun; "Biz seçimlerde kimi seçeriz? Mahalle muhtarını seçeriz, efendime söyleyeyim başbakanı seçeriz, cart seçeriz, curt seçeriz.". E hoca sen bunları madem efendine söyledin, ki hala da söylüyorsun, niye tekrardan bize de söyleme gereği hissediyorsun? Efendinle senin arandaki diyaloglardan bana ne? Hem senin efendin kim? Yıllarca sen değil miydin bu sınıfın kralı benim, yamuk yapanı çizerim diyen?...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
Hadise Ne Yapmalı ki;
Azizim, bilimin ayağa düştüğü bu geyik sitesinde, bundan tam bir ay önce binlerce kişiye Hadise ne yapmalı ki Eurovision kupasını kapsın? diye sormuşuz. Fakat bu binlerce kişinin sadece 127'si bu soruyu üstüne alınmış. Onların da cevaplarının dağılımı ve çok özel laboratuvarlarda çıkarılan kişilik analizleri aşağıdaki gibi olmuş.
Olay yaratmalı. Sahneye çıktığında öyle bir bakış atmalı ki insanlara; öyle bir bakış yani... Böyle değil... 27 (21%) =>İlk bakışta aşka inanıyorsun sen. Biraz safsın. Ama hayatta yol aldıkça, yaşın kemale ermeye başladıkça sen de gerçekleri birer birer öğreneceksin. Biraz sabır, biraz itimat az da tereyağlı omlet lazım sana. Sonra her şey istediğin gibi olacak....
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
Bugün de Benim Doğum Günüm Değil
Şimdi benim arkadaşlarım var, doğum günleri hep okul zamanında. Bir gün onunkini kutluyoruz, ertesi gün berikinin doğumgününü, başka bir gün ötekinin. Sınıf, sınıf değil ki bildiğin Reina yahu. Reina'yı bilmiyorsanız gidin araştırın derim. Devir internet devri. Bilgi devri.
Benim doğum günüm Temmuz'un tam ortasına koğuşlandığı için, bende bir için için kıskançlık oluyor bu sınıftaki kutlamalara. Okulda 50 kişinin ortasında hiç doğumgünü kutlamadım ben. Hiç o duyguyu hissetmedim. Halbuki çok duygu yüklü biriyimdir. Bana özel bir şey de değil aslında, herhangi tanıdığınız bir sulugöz yengeç erkeğinde de bu semptoma rastlayabilirsiniz. Yok eğer tanımıyorsanız, stredin. Ne güzel işte,...
[[ Azizim; bu, yazinin sadece kisa bir özeti. Eger devamini da okuyup cosmak istiyorsan, blogun kapilari sana sonuna kadar acik. => www.geyikmuhendisi.com ]]
Favorilerine Ekleyenler
Hakkında Yapılan Yorumlar
İlgili Diğer Bloglar:
Etiketler: anektot, blog, blogcu, blogger, eğlence, fıkra, Geyik, Geyik Mühendisi, günlüğünden, günlük, holivud, itü, Kişisel, Komik, muhabbet, röportaj, sohbet, teknik üniversite
Yazıyı Email Gönder










