okyanustaki rüzgar
Gönderen: Editorya Tarihi: Ara 23, 2007
okyanustakirüzgar tarafından sahiplenilmiştir.
Hakkında :” SiI baÅŸtan ,, rüyaIarım büyüyecek… zamanIa… fiIizIendi biIe.
Açıklama :öyIe boÅŸIukta süzüIen bir uçurtmanın simIi rüyaIarı…
Rss : feeds.feedburner.com/okyanu…
Kategori : KiÅŸisel
Etiketler : şiir rüya küçük kız sim
okyanustakirüzgar hakkında:
insanları kırmadığı; insanların onu kırmadığı ölcüde zevk alıyor gülmekten. oturuyor kendisiyle sohbet ediyor bazen. etrafına bakıyor . ” hayat ne tuhaf. vapurlar filan… ” diyerek bazen durumu baÅŸtan savıyor. bir de karşısındakinin anlayabildiÄŸi kadar olduÄŸunu biliyor. nefesinin kıymetini öğrenmek için ufkunu baÅŸka uÄŸraÅŸlara yönlendiriyor. ” please try again later… ” sinyal sesinden sonra bırakılan mesajlara bakmıyor. huzuru seviyor. hele huzur bulmak için saçmalamaya bayılıyor. mizah severliÄŸinden harçlığını haftalık dergilere dökmekten çekinmemekle birlikkte helal olsun diyor. birde saç kurutma makinasını çok sever son günlerde. odasının petekleri yanmıyorda. en sevdiÄŸi yemek mantı. en sevdiÄŸi tatlı keÅŸkül, künefe. en sevdiÄŸi zoolojik varlık köpek. burcu : ikizler. son olarak da o bir ÅŸiir sever. okur, yorumlar, harmanına katar… kocaman bir dünya iÅŸte bizimki. nacizhane. hoÅŸgelmiÅŸsiniz efendim. buyurun buyurun.Devamı>
Son Gönderiler
Uçuyoruz ne güzel balon
Geniş zamanın hikayesinin baş öznesi giderayak iki kelam etti. Gittim .
Ps.
İnterneti bağlatmanın bu kadar yorucu olacağını hiç tahmin edemezdim. Artık bu sorunu çözdüm. Uzanıp - Yürüme'yi aldım elime.. Oruç Aruoba'nın kitabından daha önce bahsetmiştim.
HoÅŸuma gitti, bir kuple ve kahve:
Yaşamda kimse paylaşmayacak -- paylaşamayacak -- senin tutkularını :
onları,
hep,
yaşayıp yaşayıp,
unutacaksın.
yalnız,
yaşayacaksın;
yalnız yaşayacaksın...
o.a
Olan biten:
Kadınlar kötü adamlara aşık olurlar, çünkü anneleri onlara kötü adamlara aşık olmamalarını söylemiştir.
Münnever nine.
Otopsi
- Ölmüş
- Nereden anladın?
- Kalbi hala atıyor
- Fazla acı cekmemiş
- Nereden anladın?
- Gülümsüyor.
I'm the next act
waiting in the wings
I'm an animal
Trapped in your hot car
I am all the days
that you choose to ignore
You are all I need
You are all I need
I'm in the middle of your picture
Lying in the reeds
I am a moth
who just wants to share your light
I'm just an insect
trying to get out of the night
I only stick with you
because there are no others
You are all I need
You are all I need
I'm in the middle of your picture
Lying in the reeds
It's all wrong
It's all right
It's all wrong
Bütün ihtiyacım ~~
Ben gelecek iÅŸinim
Kanatlarda bekleyen
Bir hayvanım
Senin sıcak arabanda sıkışıp kalan
Bütün şeylerim
Senin reddettiÄŸin
Bütün ihtiyacım olan sensin
Fotoğrafının tam ortasındayım
Boşlukları dolduruyorum
Ben bir güveyim
Sadece ışığını seninle paylaşmak isteyen
Bir böceğim
Karanlıktan çıkmaya çabalayan
Bütün ihtiyacım sensin
Fotoğrafının ortasındayım boşlukları dolduruyorum
Bunlarının hepsi
Bunların hepsi
Bunların hepsi doğru
Bunların hepsi yanlış
Bunların hepsi..
Cehenneme Övgü - Gündüz Vassaf
Sayfa: 254, Bölüm 3.
Çok önemli dediğimiz kararları almak için uzun uzun düşünüp taşınırız. Arkadaşlarımıza, akıllı insanlara danışırız. Simgelerden ipuçları çıkarmaya calışırız. Kahve falına, tarot falına baktırırız. Kararsızlık içinde oradan oraya savruluruz. Çoğu zaman biz böyle yalpalanıp dururken karar verme gerekliliği kendiliğinden oratadan kalkar. Ya da bir bakarız ki bir başkası bizim yerimize karar vermiş. Kimi zaman bir türlü bir karar varamayız, kimi zaman sağlam oynayıp orta yolu seçeriz. Bazen de alırız o önemli kararı, ama çok geçmeden onun tam tersi bir karar varırız.
Hayatlarımızı düzenlediğimizi düşünmek totaliter bir davranıştır.
Yalnızca hayatımızı düzenlediğimiz gibi yanlış bir düşünceye kapılmıyor, bir de üstelik sevinçleri düzenlemek, kendimiz içn en mükemmel koşulları planlamak gibi kibirli bir yol tutuyoruz. Bütün bunlar '' yaşamDAN '' istediğimiz şeyler. Neden bu terim yaşamDA istediğimiz şeyler değil ? Neden yaşamDAN ? Çünkü 'an'ları soyutluyoruz.
Yaşamlarımızı bir boşluğun , soyutun , yaşamsızlığın içinde kurmaya çalışıyoruz. *
Ve '' Orada uzakta '' bulunan yaşam ne zaman işin içine karışsa - kendini gösterse- kaderimize küfrediyoruz.
Planladığımız şey gerçekleştiğinde, o durumu biz yarattık sanıyoruz. Ben yaptım, oldu, diyoruz.
Olan şey mutlaka beklenen şey değildir. Hiç beklemediğimiz bir şey bizi sevindirebilir. Beklediğimiz bir sevinç de bizi hayal kırıklığına uğratabilir.
Neyin kime neyi nasıl ne zaman nerede yapacağını bilemeyiz. Planlar, programlar yapabilirz, ama yaşama sahip çıkamayız. Yaşamımızın hakimi değiliz. Kimse değil. Kader diye bir şey de yok. Kısmet de yok. Yaşamı denetim altında tutan kimse yok. Tutmayan da yok..
Süreç akıp gidiyor. Biçimlendirerek ve biçimlenerek.
Sayfa : 264
'' Seni seviyorum. ''
Anonim.

Kızcan bak anneciğin gelmiş !
Annenin cıkıp gelmesi nedir allah askına sınavlardan bir iki gün önce. Hiç mi düşünmezsin bu yavrucak streslidir şimdi diye. ben rahat olmazsam kuzucuğum da rahat edemez diye..
( hım hım hım ..)
Annenin gelmesinin sakıncalı olduğu durumlar yakın zamanda tecrübe edilmiştir. Buyurun buradan yakın:
- Öğrenci evinde yasayan arkadaslar. Öncelikle evinizde süpürge makinası bulundurun. Temizlik adına üstün hizmette bulunan bu alet sizin felaketiniz olabilir. Anne evde süpürge makinası bulamayınca karşı komşuya gider ve kuzuların sessizliği başlar.
- Aidatları geciktirmeyin.
- Aksam saat 7'den sonra ve önce kesinlikle çöp atmayın yoksa camcı amca ile kartonpiyerci amca cok pis dedikodunuzu yapar.
- Eve erkek ve kız girdiği zaman fanfini fin fon olayı muhakkak olması gerektiğinden Erkek ve kız oturup konuşamaz asla. Ben demedim komşu öyle diyor. ben bilmem komşum bilir.
( İnsanlar, gay ya da lezbiyenlerin de bu gezegende yaşadıklarını unutuyorlar herhalde. Aman hatırlatmiyim bir de lezbiyen olamam. )
- Sıkı fıkı olduğunuz kız arkadaslarınız günlerce evinizde kalmasın . Mesela 5 gün kalmasın. O zaman ev sahibi de kapınıza dayanabilir '' zaten eve 3.'yü de almışsınız .'' diyerek.
- Haftada bir kere gece evde 7 10 kiÅŸi toplanmak yasak. sohbet etmek yasak. yemek yemek yasak. tuvallette osurmak yasak.
- Komşuya '' hanım efendi artık abartmıyor musunuz. Lütfen anlayısımıza saygı gösterin.'' diyerek peygamber sabrı göstermek yasak. komşu amelayatlı olmak. en ufak sözde tansiyonu fırlamak. Ameliyat izinin bulunduğu o buruşuk göbeğini sürekli acmak. Abdestli olmak, namazında niyazında olmak. o asla yalan söylememek.. Anne öyle demek.
- Evde bira sisesi, şarap bulundurmayın. Satacaksanız hemen satın. Yakalndıysanız B planını uygulayın. Ev arkadasınız ne güne duruyor.
- Gıcırdayan yatağınıza bir an önce care bulun. Hayretinizi şaşırtacak bakışlarla karşılaşabilirsiniz.
Kısacası bir oksiyen tüpünü alın ve kendinizi bir sandalyeye bağlayın. O da hayat bu da hayat sonuçta...
Görsel
yanlış zaman yanlış hayat yanlış gezegen
Kendizi yollara vurma, olmayınca da astralseyhatlere çıkma sebebiniz:
İstiklal - bir kitap evi.
Raflar arasında sakin sakin gezinirken şahin bakışlarınızla birden odaklandığınız Bakirenin Aşığı'na doğru uzanışınız ve aynı anda cok hoş bir erkekle atak yaptığınızı anladığınızda, tebessümüne karşılık verdiğinizde aynı anda arkadan kara kuru bir kızın cıkması ve oğlancağızı sürüklemesi..
Talimhane tiyatrosunu beceriksizlik ve yön kabiliyetinden yoksun bir zaat olarak yorgun argın bulduktan sonra içeri girmek, brosürlere bakarken aradığını bulmamak, yandan yine yumuşak bir sesle hayatınızın jönü olabilecek kişiye rastlamak ama '' keremm salon acıldıı '' diye yandan çın çın çınlayan bir adet basen görmek.
Tebessüm edip iyi günler dilemesi, gitmesi..
Vucut piliniz alarm veriyor. Kahve depolamak lazım. Atıyorsun kendini wirellesli bir yere. İnternette dolanıyorsun öylesine. ''Pardon'' diyor bir ses. Bakıyorsun, bakıyorsun, bakıyorsun.. Bu cok uzunmuş diyorsun. Ensesindeki dövmeden sonra kirli sakalları ve gözlerini bir kestikten sonra '' Buyrun'' diyorsun. Hangi ağdan girdiğini soruyor. Onun bilgisayarı algılamamış ağları. '' Tekrar bir denesen olur belki '' diyorum. '' Bir bakayım o zaman '' diyor. Arkadan bir ses geliyor : '' Barış, bağlanabildi.'' .
Sağol diyor göz kırparak gidiyor.
Acıkmışsın artık. Bir de sinir basmış. Mc domalts amca gözleriyle gülümsüyor sana. '' Bi ... git. '' diyorsunuz. Yemiyorsunuz.
Gece 23. 45 : Kadıköy \ Karga
- O kadar uyuz bir gündü işte.
- E yuh. Bu gün senin günün değilmiş demek kuzucan yapacak bir şey yok.
- Tam bir umut hüzmesi, süzmesi falan.. Sonra pufff her şey. yok ya..
- Sen de hep bu tipleri mi cekersin kendine ben anlamadım.
- ..
- Şaka yaptım be.
- höff. Bahtım kara. Benim sevdiğim beni sevmezse ben niye yaşıyorum söyle bana.
- Oo demcik sen de. bu masaya gözünü dikip şu an yanımıza yanaşan bir genç görüyorum.
- Hadi ya..
- Sus.
- Selam arkadaÅŸlar.
Sonra o beyaz naif cocuğun masaya gelmesi. Biraz sohbet etmek ve Fatih ile tanışmak istemesi...
Mutlu olabileceğim bir yer var mı bildiğin ?
Son günlere dair hatırlatma notu.
♣ Havalar soğumaya başladı farkındasın değil mi? Doğalkaz yerine konulmamak için doğalgazı actırmamak pek akıl karı mı henüz kestiremediğimin farkındnayım. Bir an önce şu ayaklı elektirik sobalarından bir tane kapman lazım. O değil de her sabah kalkmadan önce yorganla sevişmekten yan dairede kalan ergene bir haller olmaya başladı. Bu konu cok mühim. Halletmeyi unutma.
- Hmm kalkmıcammhh.. sağğıl bana bataniğeemm.
♣ İnternete bağlanmak için telefon hattı aldın. Aferin bir bunu yaptın ve yaptığınla kaldın. Bir ara Telekom müdürlüğüne git. iki sokak ötede sonuçta. Arızayı çözsünler. Cidden son günlerde g.tün çok ağır Dem. Arkadaşların haklıymış bunu da unutma.
♣ Her vize dönemi neden yenilen her gıdanın lop lop yağ olarak geri dönmesidir? Kaderimin nasıl bir cilvesidir bu. O zaman kendime not: Vizelere sıkı calış, boğaza calışma. ( yemek yeme lan ağzını buynunu gırarım. yaparım.) (huff agresif senii..)
♣ Üst kattaki bekarlara bir uğra. Tuvaletleri akıtıyor. İlk tanışmanın böyle olması pek hoş olmayacak ama.. işte.
♣ Mümkünse kahve falı, iskambil falı, tarot ve solitair (?) molitair aman uzak dur. Deliricen. ( satır başlarından belli..)
♣ Çok özleme bir şeyleri. Derin nefes al ve tekrar et : Mantık, mantık, mantık..
♣ Az buçuk da olsa sevilensin. Es geçmemek lazım. Memnunmuyuz ama? hayır. more more moreeee...
♣ Sinemaya gideceksin bu ara kesinlikle romantik komedi, müzikal tadında falan bir şeyler olmalı. Macera, aksiyon , savaş filmleri bu ara seni cezbetmez.
♣ Eve giderken marul ve şarap al. Kendine bi süpriz yap bi işe yara.
♣ Şimdide çocuk ceza dersine defol git. Kafeteryadan koyu bi kahve al. Ya da siktir et kafeteryayı 3 ytl verilmez kahveye. En iyisi o kahve makinanın bi boy yolunu arşınlamak. Hem ucuz hem kahve.
♣ Öpüyorum kendimi. Elmacıklardan. (Yine kıyamadım bak..)
birdenbire oldu her ÅŸey..
kendime baktım hüzünü gördüm - hüzüne baktım gemiyi gördüm - gemiye baktım arkada haydarpasayı gördüm - haydarpaşaya baktım treni gördüm.. - trene baktım kendimi gördüm kendime baktım öküzü gördüm.. -
Tanyer doymazsa tamyer hayranı ev arakdasıma ve gözlüğünü cıkardığında iğrenç espiriler yapan halleycan'a ithafen.
Beni hayattan soğuttunuz lan allah sizi belanızı..
Alet - i Ruhiye

En berbatıda herhalde iki ayrı kişi olabilmek. Aslında bahsetmek istediğim .. Evet . Rol kesiyorum. Hem kendime hem de düşüncemdekinin yanısmasına. Henüz yek olmayı becerememişken hemde !
Düşünüyorsun, yeri geliyor zar sallıyorsun. Bazen yazı turada buluyorsun kendini bazen karavanada. Küçük kutucukların altında, arasında oradan oraya savruluyorsun. Duruyorsun en nihayetinde. Yabancısın kendine, etrafına.. Miden allak bullak / kusuyosun olanlara.
Tırnaklarının tadına bakarken düşünüyorsun bir yandan '' etik mi ? '' . Sorduğun soruyu kendin de sallamıyorsun sonra '' Ahlakın felsefesine girdim iki dakikada. Şahaneyim. '' diye söyleniyorsun..
Kaybedeceksek eğer, sebebi haysiyet içindeki haysiyetsiz hislerimiz !
Mental masturbasyonlarında anlaşmalı boşalmalara imzamızı atıyoruz. Gizli bir anlaşma olduğu aşikar. Tek taraflı gibi görünse de, gizli özne laf salatasının arasında. Tabuda yerini alan kilitli kelimelerin olması farkındalığımızı vurdumduymaz yapan.
Duygularımın velayeti hala benim elimde mi emin değilim. son günlerde mazoşist triplerde dolanmam da beni korkutuyor ayrıca. İşte bu halet - i ruhiyedeyken seyir halindeyim. Bir ikaz ışığı görsem diyorum... Hadi oradan.. Ne şeritleri yanlış arşınladın; ne ne tabelaların önünden ıslık calarak vınladın ! İbren bile karşı koymaya başlamıştı hastalıklı tutumuna !
Ara verelim. //
- Karanlıktasın.. Hiçbir şey yok etrafta. Bir ipe tutunmuşsun, sallanıyorsun öylece. Sonra uzaktan bir şey yaklaşıyor sana. Çok güzel bir kuş . Ona tutunup uzaklaşmak iştiyorsun her şeyden. Ama.. Ama korkuyorsun da bir yandan : '' ipi bıraktığımda ya o kuş da uzaklaşırsa...''
- Peki düşündün mü hiç, o kuşun kanatları seni kaldıramazsa..
Okyanustaki rüzgar // Dem.
~~ Pause.
Özgür metin - özgün metin
En son hangi kitapları okudunuz bilemem ama iki kitap var elimde son günlerde birincisi
Bir diğeri ise Derman İskender över - küçük iskender'den it cazı*.. İt cazı'nı görünce onu da raflarımda görmek istedim.. arka kapaktaki şu ifade düşürdü beni belki de sayfalara -
'' ben yazarken çok korktum; eğer satırlar arasında kaybolursanız, seslenin, gelip sizi de severim. sorun değil ..''
Şiir, deneme.. nesir ve nazım yine iç içe.. seviyorum bu adamı cünkü herkes onun kadar hayvani/ karanlıkta kalmış yanlarını kendi yüzüne çarpamaz herhalde.

Bu arada kapak resimlerine dikkat ederseniz ne kadar da temaları aynı gibi değil mi.. aldığım bu iki kitaptaki kapaksal rastlantı da enteresan olmuş. it cazı'nın kapağını ise lombak mizah dergisinin ustalarından bahadır baruter'in elinden cıkma imiş. ayrı bir hoşluk.
'' Dünya döner tek bir yana. doğsun diye gün bir daha. ben de döndüm tekrar sana. sönmek için yana yana. la la la.. ''
ben kaçanzi. öpenzi. Hoşca kalın.
Tnt diye bir kanal varmış. tv izleyenler bilir. kanepede pinekler bir vaziyette ve gözlerim tvye öylece dalmış bir haldeyken içeri giren biri olsa herhalde hipnotize oldum falan zannederdi o derece bir etkisi altına girmişim arama iki yıldır mesafe koyduğum bu aygıtımsı şeyle.
jake in progress diye bir dizi ve başroldeki bey ne kadar da tanıdık. gözler biraz daha kısılıp ağız acılır. tek kaş kaldırılır.
''kimdi lan bu ? ''
''bir yerden ÅŸey yapcam ama.. ''
'' aha !? ''
'' hadi canım sen de..''
'' oha o lan ! ehuu ..''
Zamanında bir dizi vardı. Full house.

Hastasıydım. Ekrana sakırtlak gibi yapışırdım. eğer şu an hipermetropsam, gözleri bozmamda en etken çocukluk dizilerimden biriydi. aslında ilk dizi tecrübemdi. '' büyüsem de çizgifilm izlicem ben. diziler cok sıkıcı ve saçma... '' diyerek ukalalık yapan ve ölene kadar çizgiflm izleyebileceğini zanneden bir beyne sahipmişim o zamanlar. ( hastalıklı bir beyin.) her neyse diziyi sevme sebebim ise oradaki bir karekterdi :
Full house'yi hatırlayanlar muhakkak jesse amcayı da hatırlarlar. uzun saçlı, önünde perçemleri olan, gitar çalan, esmer olan .. hani yeşil gözlü.

Çocuklukta bir moda vardır. hani yaşca büyüklere aşık olursunuz. 20 yaş 30 yaş nedir ki. jesse amcada öyleydi küçük dem için. ( çok duygusala vurdum. toparlıyacağım.)
Abi adam taş hala. (iyi toparladım). asıl ismi john stamos imiş. ben jesse amca demeyi tercih ederim ama. jesse hatta. uzun zaman onun repliklerinden birini ağzımdan hiç düşürmedim. tuhaf olan da eşek kadar oldum ama hala da dilime arada pelesenk olur bu laf: Tanrım mer ha meett...
Bu akşam Tnt de 19,00 falan gibi yayınlanacakmış. Televizyona sakırtlak gibi yapışacağım. artık ''çocuk ! televizyonun içine gir içine!! ''diyen de yok yanımda, rahatca gözleri bozabilirim. evet. ohhh..

Hangi garip ÅŸairsiniz ?
Cumhuriyet gazetesi almak için her zamanki markete uğradım. Kitap eki veriyo çarşambaları. Baktım cumhuriyetin eki yok ben de radikalinkini aşırdım hehe.. İşte orada bir test vardı. Şiirsever olaraktan dikkatimi çekti hatta mesajla bir kaç (!) arkadasa yolladım manyak gibi. Bedava sms hakkım var sanırken avea sağolsun yok öyle bir şeyin dercesine kontörümün bittiğini iletti bana.. Daha alalı 1 saat olmuştu halbuki..
Teste gecelim. Niteliksiz bilgi: Ben oktay rıfat ve orhan veli cıkmış idim.
1) Kolay değil anlatmak aşkı, bir de şair değilsen...
a) Âşık olduğum zamanlarda şiir yazmak âdetim değildi
b) Bir öğrene görsün aşkı, ağacı o vakit seyredin
c) Herkes âşık olur sevdalanır
Bir yolu var gönül çekmenin de
2) Bir şiir gibi yaşamı sürmek... Ne güzel olurdu!
a) Gerin bedenim, gerin doğan güne karşı
b) Altta ölüler
Üstte diriler
Gel keyfim gel!
c) Pencereden görebildiğin kadar/ Göğün kıymetini bil.
3) Abidin bile çizemedi, nedir ki bu mutluluk?
a) Bir insan daha var, çok şükür, evde
b) Ben sana gelirdim
c) Yeniden uyumalı o kuşla kanadının altında
4) Hüzün de yakışır ama mutluluk kadar, aşk kadar..
a) Ah neydi benim gençliğim
b) Alnı bir uzun sabrın kabaran gelgiti, sürgün duvarı bekleyişin
c) Sonra yağmurlar başladı, gitti cambazlar
5) Bunca güzelliği görmez de savaşır işte insanlar!
a) Tüfeklerin merhameti yok mudur biz insanlar kadar?
b) Gelişimiz teker tekerdi, gidişimiz cümbür cemaat
c) Bütün karanlığı versem size, giden geceyi durduramazsınız
6) Vatan için, yine de feda edilir sabahlar akşamlar
a) Kimimiz öldük, kimimiz nutuk söyledik
b) Uyuyamayacaksın düzelmeden memleketin hali
c) Aman aman badem şekeri veya ışık kör edicidir, diyorlar
Özgürlük patlayıcı
7) Bir de olmasa şu geçim derdi, düşünmesek yarını neyle edeceğimizi!
a) Gelir desen dar gelir, gün aşırı alacaklılar gelir.
b) İnsanın işi var gücü var
Gidip bir parka oturuyorum
c) Nedir bu benim çilem
Hesap bilmem
8) Biri ses çıkarmalı, birilerine ses etmeli
a) Mart deyince kedi, hak deyince işçi
b) Bu toprağın altında ne var ne yok hepsi senindir ...
Ne çıkarırsan
Hepsi benimdir.
c) Öpüşmek yasaktı, bilir misiniz
Düşünmek yasak
İşgücünü savunmak yasak
9) Aslında sevinç ne küçük şeylerde gizli, değil mi?
a) Güneşi görmeyen şehirde, söyle nasıl yaşanır?
b) Bir çift güvercin havalansa, yanık yanık koksa karanfil...
c) Tabağımda bir bulut
Kadehimde gökyüzü
10) Yine de bir can sıkıntısı, bilinmez neden, iç kemirir.
a) Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum
b) Faltaşı gibi bekliyorum, tıkanacağım
c) İçten içe mi erir, biteriz yoksa?
A’lar çoksa Orhan Veli
Her ÅŸey birdenbire oldu.
Birdenbire vurdu gün ışığı yere;
Gökyüzü birdenbire oldu;
Mavi birdenbire.
Her ÅŸey birdenbire oldu;
Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan;
Filiz birdenbire oldu,
tomurcuk birdenbire.
YemiÅŸ birdenbire oldu.
Birdenbire,
Birdenbire;
Her ÅŸey birdenbire oldu.
Kız birdenbire, oğlan birdenbire;
Yollar, kırlar, kediler, insanlar...
AÅŸk birdenbire oldu,
Sevinç birdenbire.
B’ler çoksa Melih Cevdet
Yaşamak güzel şey doğrusu
Üstelik hava da güzelse
Hele gücün kuvvetin yerindeyse
Elin ekmek tutmuÅŸsa bir de
Hele tertemizse gönlün
Hele kar gibiyse alnın
Yani kendinden korkmuyorsan
Kimseden korkmuyorsan dünyada
Dostuna güveniyorsan
İyi günler bekliyorsan heleİyi günlere inanıyorsan
Üstelik hava da güzelse
Yaşamak güzel şey
Çok güzel şey doğrusu.
C’ler çoksa Oktay Rifat
Ne güzel enseyi geçmemesi saçların
Alnımızda bitmesi
Tane olması kirpiklerin
Tel olması kaşların
Ne güzel insan yüzü
Elmacık kemiği ve on parmak
Ya dünyamız bütün bu mevsimler
Bulutlar telli kavak ve İstanbul
Radikal Kitap - 18.07.2008
Scorpions da geliyormuÅŸ..
Bu aralar bir festivaller var ki İstanbulda sormayın gitsin. Şu günlerde herkesi Metallica konseri heycanı sarmış bulunmakta. Ayrıca heavy metalin tanrisi denilen judas priest ile ilgili okuduğum yazılarda Türkiye'ye ilk defa gelecekleri ve heycanlı oldukları, çok özel bir show hazıladıklarını okudum. Bunun dışında Scorpions da 15 yıl sonra Türkiye'ye geliyormuş. Haberini baya geç alsam da Konser tarihine yani 22 Ağustosa daha cok var. Gözlerimiz yollarda bekliyoruz.
Ayrıca Guns N' Roses de yeni albüm kayıtlarına baslamıs hatta bir kaç parcası internete sızmış bulunuyor. Meraklılarına duyrulur. Baya fazla bir bütce ile hazırlanan abümün 2010 yılında cıkacağı söylenmekte.
Bunun dısında gözümün nuru güzel grup Coldplay'in ne zaman buralara düşeceği merak konusu. Solisti ile ilgil olarak yazılanlardan en ilgi çeken kısmı herhalde katı bir hırıstıyan kültürüyle yetişmiş olan Chris Martin'in 22 yaşına kadar cinsel bir mevzuya girmemiş olması. Hangi filmdi hatırlamıyorum ancak senaryoya dahil olan bir sahnede '' Gay olduğunu nereden anlıyorum biliyor musun? Çünkü Coldplay dinliyorsun! '' denmekteydi. Tabi ufak bir espiri mahiyetinde olduğu cok acık çünkü Chris bir holywood yıldızı ile evli. :)
Konser monser derken bir sürü şey yazmışım. Efendim sıcak ve güzel bir İstanbul gününden herkese sevgiler.
Hoşca kalın.
Bu da böyle bir anı oldu be Cevval.
Su actırmaya gittim. elektiriği halletmiştim. bütün actırma masraflarını ben yapıyorum arkadasım bir ay sonra bana ödeyecek bunları cünkü o benden züğür bu aralar.. (battım ki ne battım ) neyse iski'deyim.. işlem yaptırdım sıra ödemede.. Param cıkmadı, kartı kabul etmedi bi de post makınası.. neyse elimde olan bütün parayı su actırmak için verdim ve elimde sadece 20 ytl kaldı ( elimde dediğim elimde değil. kartımda..) ... üstelik 8 gün idare etmeliyim. yani evdeki hesap carsıya uyduramadı birnevi.. bu arada memleketi fethiyede olan ev arkadasım veznede para öderken aradı.. param bitti kızım bi ara bana para yolla dedim.. bu hafta ac gezicem sanırım falan dedim su an 20 ytlm var ve akbilim de bos duyduğum kadarıyla bayat ekmek 40 kurusa satılıyormus basar suya öyle idare ederm artık diye kötü durumu geciştirmeye calısıyorum.. Adam da duydu sanırım - bu arada ki bi ara kulak kesilmiş gördüm kendisini.- ulan cok ağlak duruyorum bi düzeltim kendimi dedim neyse sonra hallederiz ben idare ederim diyerek telefonumu kapattım. adam öğrenci misin dedi. evet dedim. ne okuyorsun? hukuk dedim.şudur budu r.. bi de adama cok üsteledim ya bize su actırma 70 ytl dediler nasıl 107 olur falan dedim o da acıkladı.. neyse el mahkum verdim ben bütün paralarımı.. sonra bir baktım adam işleminiz tamam dedi gerekli makbuzları verdi ve makbuzların arasında bir elli ytl cıktı. beyefendi paranın yarısını unutmusunuz dedim. işleminiz bitti bayan dedi.. bu arada arkadan iteleyenler falan var... '' hanım efendi sıramız geldi bi yana kaykılın '' falan diye.. alla alla ama bu ne ki simdi dedim ?? iyi günler dedi beni basından savdı ama gülüyor falan.. lan dedim acaba fazla para mı verdim saf salak gibi buna dedim. yoo... ne alaka ben bazı konularada cidden süzme denecek kadar angutlassam da para konusunda cok cinimdir. Her türlü detayına da girerim. Hesapta gözüme takılan anlamadığım bir ayrıntı varsa adamın iliğini kurutur sorularımla kanser ederim.. o derece pisimdir. Her neyse.. makbuzlara bakıyorum tamam her şey ama beynim durdu bi ara yanlıs bişi mi yaptım neden bana para verdi bu amca diye.. sonra ne olduğunu anlamamıs bir halde tekrar adamın yüzüne bakınca caktım biraz mahcup tebessümünden..benim zor durumda kaldığımı düşünüp öğrenci gence harclık verim demiş.. ilk defa böyle bir şey geldi basıma. uzaktan bağırdım ama borc bu tamam mı dedim ! İyi günler bayan dedi tekrar. Millet şaşkın.. ters ters bakanlar var manyak mı bu deli tepmiş galiba. ne bağrıyor salonun ortasında bas bas diyerekten fısıldasan bir sürü teyze..Velhasıl kelam basıma gelen bu olayın dumur etkisiyle kendimi vapura attım. 50 ytl hala cüzdanımda. Bu hafta beni idare edecek olan 50 ytl..Hala böyle insanların olduğunu düşünmek ve bana rasgelmesi garpti..Öyle ya : Hayat ne tuhaf vapurlar falan...Bu da böyle bir anı oldu..
Ön hazılık..
Alnımın ortasına kaynağı belli olmayan bir ışık vuruyor..
- Merhaba..
Yüzüme cok yakıstığı söylenen o tebessümüm bile can sıkıyor bu günlerde.. Kalbimin ortasına bir karabasan çökmüşcesine hayat yavaslıyor gözlerimin önünde..
Bazen her şey apacık oluyor. Sorgulamaya sarfedilecek enerjiyi baska seylere saklamak gerekiyor. Iska gectiğim o an bir bumerag gibi ellerimin arasına geri geldi.. Görmemezlikten gelmek aptallık olur..
Hem yetersiz hem de bir lanetin ortasında gibi hissediyorum kendimi. Sanırım işe gölgeleri öldürmekle baslayacağım.
Her zaman her ÅŸeyin yoluna gireceÄŸi ibaresini dile pelesenk etmemek gerekiyormuÅŸ..
- muÅŸ..
Bu eski polyanna bu aralar inzivaya cekildi. Belki rapunzele kulesini temizleme işinde yardım eder. Nakide ihtiyacı olduğu cok acık (: . Ama daha karar vermedi.
.Geri dönene kadar - ya da döndürlene kadar - güzel bir temenni bırakıyor geriye: '' Zaman, her şeyi yerine çivi gibi oturtur. ''
Her neyse .. Şarkı söylim mi ?
- La La La La..
D. ~
Telaşe hanım
Efenim 1 Haziran benim doğum günümdü. Buradan kutlayan bütün arkadaslarıma da teşekkür ediyorum ( cevval beye özellikle ) Sınav sonuclarıydı suydu buydu derken ben batmıs bir vaziyetteyim. Ev ile ilgili fikirlerinizi almıstım yakın bir zamanda. Artık iyice işe el attık müstakbel ev arkadasımla ve kadıköyde güzel bir daire bulduk. Daha da alternatiflerimiz var artık bakalım..
Bu aralar pek görüşemeyebiliriz. Kusuruma bakmayın. Ama söz bir ara bu kacamaklarımı telafi edeceğim. Hepinizi öperken..
Pek cok sevdiğim Kuzumun şimdiden Doğum Gününü kutluyorum bıyıklarından yalıyorum falan :)..
Umarım sevdikleriyle cok Şukela bir yıl seni bekler... Bir de artık sizleri avukat olarak görmek istiyoruz. E malum benim okul bitince staj amaclı yanınıza geleceğiz :) Her şey dilediğin gibi olsun 5 Haziran..
Hosca kalın...
Bitirmesi, alması, hatırlaması.
Bitti. Sonunda kurtuldum pis sınavlardan. Gün içerisinde bir kaç defa uyanmaktan, sabahlamaktan, kafein komasına girmekten vs..
Bir kaç güne kadar yeni yasıma da gireceğim. O zaman belki daha fazla hissedeceğim bütün bir yılın ağırlığını ve yine kendi kendime hesaplamalar yapacağım gecmiş bir yıla dair. Nelerin olup bittiği hakkında; kimlerin hayatımıza girip cıktığı, kaç kere derslerde uyuduğum ve daha bir sürü şeyin çetelesini tutacağım.
İlk hediyemi ben hep kendimden alırım. Kendime bir şey yazarım ben. Kendime kendimi özel hissettiririm; aklıma Aziz Nesin'in şiiri gelir o ara : Kimin var ki . Okursanız siz de gülersiniz. Ben gülerim genelde.
Derken bu yıl Ash alt üst etti benim bu planlarımı. İlk hediyemi bugün aldım ve cok bir hos oldum. Öperim buradan.
Origami: Japonların kağıt katlama sanatı. Geleneksel bir olay.
Almanya'da okudum dört yıl. Hatırlıyorum italyan, alman, ingiliz, fransız ve japon bir sürü sınıf arkadasım vardı. Her Hase ( Bay tavsan yani :) ) sınıf öğretmenimizdi. Beline kadar bembeyaz saclarıyla o zamanlar tahminen 100 küsür yaslarında bir öğretmene sahip olduğumu düşünürdüm. Etrafına toplanırdık. Beslenme saatlerimizde gitar calardı o bize.
Japon cocuğu bir gün cok pis dövmüştüm. Zaten cok uyuz bir cocuktu ama onu anlatmayacağım şimdi. Konuya origamiden devam edelim..
Oyun saatimizdi hiç unutmuyorum. Bana yine bir pislik yapmıs olacak ki ağaca tırmanmıs bunun altımdan gecmesini bekliyordum oyun bahcesinde. Uyanıklık bendeki tepesine kum bosaltıcam güyaa.. Evet beklenen an gelmişti ve çekik gözlü kurbanım belirlediğim koordinatların üzerindeydi. Bir ara '' kafasına tükürsem daha mı iyi olur? '' dedim ama uygulayacağım stratejiden yan çizmek benim gibi birine yakısmazdı. O arada çocuğun etrafında vızır vızır dönen diğer veletleri gördüm ve dikkatim dağıldı ister istemez. Bizim bi italyan vardı sınıfta. Roberto. Ben de ona yanık mıyım neyim artık aşşağıya bir hızla inmek böyle çıtalar halt yemiş yanımda. Resmen ağacın dallarını söke söke iniyorum böyle. Kollarımı çizik içinde bırakmıştım rezil gibi...
Japon kağıtları katlayıp katlayıp gergedan falan yapıyordu ki dibim düşmüştü yaptıklarına. Herkes cok büyüleyici, fantastik bir olaymıs gibi kitlenip kalmıstı koca kafalı japonun ellerine. Benim gibi bu herife ( bu arada 6 yasındayız ) kıl kapan birkaç kişi daha vardı orada. Bariz yani kıl kaptıklar: '' bunları ben de yaparım ! Sen bisiklet yapabilir misin bunlardan hıı ?'' demişlerdi.
Sadece bir kaç dakikaya bisiklet hazırdı.
Şimdi odamdayım ve artık tatildeyim... Yapacak bir şey yok ve ben gözümü origamiye diktim.
Demin böyle çiçekimsi bir şey yaptım ama bilmiyorum. Zaten bir yas daha yaslanmanın tribine mi ne girdim bugünden beri kendimle tartısıyorum manyak gibi.
- Çok kasarsam kedi yapabilirim.
- Hı onu ben de yaparım asıl sen gitar yap da görelim.
- Gitar ne ki ya ben sana kontrabas yapayım.
- Tabi..
- Hatta iddia ediyorum ki lir bile yaparım !
- Bi sktr git ya.
- Kasarsam olabilir.
Hosca kalın..
Konser monser alternatifleri


Junkie XL - 30 May ' 08

Björk - 3 ağustos '08 21.00 - Kurucesme arena

Metallica- 27 temmuz - Ali Sami Yen

Judas Priest 13 temmuz - Kurucesme arena

Travis- 27 Haziran

Leny Kravitz - Love revolution tour - 30 Temmuz Çarsamba - Kurucesme arena

Jethro Tull - 6 haziran '08 Kurucesme arena / 8 Haziran ' o8 Ankara
En büyük sanssız ahmak benim ahmak !
Yok ben anlamıyorum.. Bazen öyle bir şey ki Tanrı'nın bana fena halde garezi varmıs gibime geliyor. Sınav temposuna gireceğim su kritik günlerde bünye denen bir şey kalmadı sahsımda. Aptal oldum, mal oldum.. Yok iki dakika uyuyayım dedim ama ne mümkün. Sokakta şappi şapppi yapanlar, ıslık calanlar, silah atanlar... Yok a.k anlamıyorum tamam asker yolucu ediyorsun ama hem calamıyorsun o davulu sen ya... Ya neden zorluyorsun kendini kardeşim? Tarzanvari naraların arasına '' Ahhh uuhh '' diye sesler karısıyor. O nedir? Ne istiyorsunuz benim uykumdan; benim geleceğimden ? Hah şimdi bi de araba kornası eksikti.. Gözlerim küçüldü küçüldü hipnotize olumuş kunduzlar gib oldum. Sersem tavuklar bok yemiş yanımda.. Yorganı ısırdım, dişlerim ağrıyor öyle böyle gerilmedim. Bu gidişle sinirden ağlarım da ben..
Asker kardeş git bir an önce. Lütfen...
Küçük İskender'in bi' sözü geldi aklıma: '' Sert kahveler sert sikler gibidir. adamı bes dakikada kendine getirir..''
Kahve yapayım ben..
Hoşca kalın.
(Ne biçim post oldu bu bu arada? neyse oldu bi kere.. Of.. )
Yazın gelmesi .. the sır..
- Secret yap demciÄŸim secret..
Su secret kitabı da neymiş vay anasını. Milleti derinden etkilemiş. Hoş biz de okuduk, uygulamaya bile calıstık ama nanay yani.. Zaten benim bahtım karaysa secret ne yapsın di mi ?
Sıkıldım ben ya bi bes dakika müzik dinleyeyim..
Hoşca kalın.
( medeniden 75 alayım. Bizim oğlan beni düşünsün, beni arasın. Bir an önce tatile cıkayım. Evet evet bunları yapayım...)
Bir üşengeçlik.. Bir bazen enerji dolmak ama boşaltamamak..
Yaz gelmiş havalar ne kadar da güzel. Mevsim değişikliğidir diyorum. Geçiştiriyorum ancak bir psikologa gitmek şart oldu. Yaz okuluydu falan derken diyer sıkıntıların üzerine üzerine dağ gibim psikoloik sorunlar yığıldı kaldı.. Son zamanlarda dehset asosyal olduğumun da farkındayım.
İstanbulda oturan pek değerli bloggerciler, Üsküdarı nasıl bilirsiniz bu arada? . Oralarda bir öğrenci olarak rahat eder miyim?. Okulum unkapanının oralarda, haliç kıyısı, galatayı falan görüyor, Balat neyim var buralarda.. ( kısacası Khas) Beşiktaş'da eve cıkma gibi bir hevesim vardı ancak bir hafta önce Beşiktas'da evinde misafir olarak kaldığım arkadaşlara benden iki gün sonra hırsız girmiş. ( Ev 3. Kat..) Haziran gibi kendine yeni bir barınak bulmalıyım.. Kimisi diyor ki Mayıs sonu bakmalısın kimisi haziran kimisi temmuz kimisi ağustos gider bu böyle.. Stres oldum iyice. Alakalı ama alakasız detay : Finallere de iki hafta var pff.
(Bkz: Blogu yardım aracı olarak kullanmak)
(Bkz: Bir iç dökme aracı olarak blog)
(Bkz: Sesimi duyan var mı)
....
.
.
.
.
.
Enter: Travmatik süreç .
Hepsi güzel
Geyik mühendisi arkadaşımız bize mim yollamış ve beğendiğimiz üç tane erden bahsetmemizi istemiş. Zevkle diyorum ve ufaktan baslıyorum..

Ashton kutcher. Etrafımda olmaması gereken bir tip bence. Çok tehlikeli olabilir bu güzellikteki bir kişilik. Daha ömrünün baharında, 27'sinde gitti evlendi Demi ile.. Aslında onun Dem'i ben olmak isterdim ya neyse.. Sempatikliği vesaire vesaire.. Neyse anlatmayacağım ve onun her güzel yönüne '' Fazla '' sıfatını yapıştıracağım.

Jonathan Rhys Meyers var bir de. Kendisini Woody Allen'in Match Point filminde keşfettim. Çok Klise isimler vardı aklımda ancak bu arkadaşın oyunculuğu ve o roldeki duruşu çok etkilemişti beni. Oradan bir kalmış aklımda..

Son olarak da Matthew Fox. Lost dizisi sayesinde doktorların sünepe tipli insanlardır önyargımı kırmayı başaran bir şahsiyettir ( böö) . Sevgi ve saygıyla anıyoruz bu şahısları ve öyle bakıyoruz işte.. Esmer iyidir iyi.
Mimi almak isteyen alabilir..
Hoşca kalın..
Bütün günlerim böyle geçse naman nallahım
Üç gündür turist Ömer gibi geziyorum desem yalan değil. İğrenç yurdumdaki yatağımı özleyeceğimi düşünemezdim =) Bu arada İstanbul'da havalar soğuk. Arada bir dakikalık yağmur falan yağıyor. Dışarıda oturup içmeyi denemeyin. Zira benim gibi tuzlu sularla tuvallette midenize gargara falan yapmak zorunda kalabilirsiniz. =)
Güzel konserdi. Gene gelsinler gene giderim.
Flyingggg ...
Tavanı basık odamın raflarında onlarca sinek kavanozu.. Sessizliğin uğultusunu bastırmak için bendenizin gizli filosu.. Ne var ki en güzel anılara başrol olmuş her ses gibi zamanla sinek kavanozumdaki sesler de çürümeye yüztutuyor.
Zaman, şımarık bir çocuğun ( bil bakalım kimin) biten hevesinin müsveddesi oluyor.
Ham madde bulmakta zorlandığım yalnızlığıma, mırıldandığın hayallerin cep çıkıyor. Ters yöne giriyorum. Sayende.. Sevişgen hayal rakkasımızın hız limitini aşıyoruz. Kendi tarafımda hüsrana uğruyorum. Zincirleme umut kazasından arta kalan cesedim, üzerine patlayan saplantı flaşlarına en sadık pozlarını veriyor..
- Senin için ölüyorum. Görüyorsun ?
..
Neye elimi atsam piç ediyorum. Kendi kendimin potansiyel umut taciri olma yolunda emin adımlarla ilerlerken, teninde başkasının gezme ihtimali - ve ihtimalin muhtemelliği - günlük küfür ihtiyacımın yüzde çoğunu karşılıyor. Vazgeçme çabalarım istikrarsız bir gidişatın peşinde...
Ellerim kanıyor. Buz kompleksi lazım...
Her şey ama her şey gözümde büyüyor. Yatak büyüyor. Tavanda asılı duran ışık büyüyor. Duvarımdan sarkan posterin ucundaki Maynard Keenan'ın gözleri büyüyor.. Sinir katsayımı arttıran aptal Tweety büyüyor. O kadar büyüyor ki canlanıp, '' Bir kedi gördüğüme eminim '' demesi muhtemelmiş gibi büyüyor..
Aslında büyüyen bir şey yok. Gitgide küçülen bir ben var. Sağolsun yokluğunun küstahlığı hiç unutturmuyor.
Hani şu her yere yapıştırılan stickerlar gibi hissediyorum kendimi. Karşılıksız aşklara yapıştırılıyorum; ihanetleri meşru kılan kadın olma statüsüne, anlaşmazlıklara, kavgalara, çekememezliklere, çekilememezliklere, can sıkıntılarına vesaireye.. Bazen de çarşafları ıslatan hayallerin şehvetine yapıştırılıyorum. / Luzumumu çözemiyorum !
Gece gitgide saydamlaşırken, atfettiğim satırlarım için, sana yakıştıracağım metaforumu bulamadan uyuyakalma ihtimalimin telaşındayım şimdi. Göz kapaklarım ağırlaşırken sen ellerime süzülüyorsun. Gözlerin susuyor, manan ona zıt.. Gülümsemen biraz hınzır.
Yanındayken rüyalarım uykuya çekiliyor...
Gece saydamlaşıyor gözlerimi araladığımda. / Vazgeçiyorum.
Rüyalarım uykuda...
Ben uyuyorum.
Okyanustaki Rüzgar / Ve dip.
Her şey b.ka sardı .
Kizlar kufur etmez ( mim)
Bu aralar internetten elini ayagini cekmis olan ben zehirli örümcek arkadas tarafindan mimlenmisim. Siqtir.com diye bir siteden cikmis bu mim mevzusu. bakim onarim calismasinda oldugum icin kibarca reddetmistim ancak simdi hazir elimin altinda pc varken bi gayret asiliyorum konuya..
♠Dünyada en nefret ettigin , tü a.. k.. dedigin , icinden hergün sovdugun seyler neler neler bakalim bakalim?
♀ Bana zarf atan kiz olsun erkek olsun o cins insanlardan haz etmiyorum. Bu tur insanlar etrafimi kusattikca cekinmiyorum öyle spontane dökuluyor kelimelerim. Duygu seli falan.. Bir de benim kaldigim yer okula cok uzak. Yurt denilen yer iki yil sonra cekilmez oluyor; bu durum her gün aklima takiliyor; tutamiyorum, sövüyorum..
Insan hep sovmez ( bu insan benim bu arada ) soverse miy miy sessizce yapar bu olayi. Haa oldu da sabir tasi catladi ortalikta micti sivadi herkesi o zaman yandan cikan birinin "hiii ohhaa..Bu ne bicim kizz " diyenlere ifritlenirim, terslenirim ya da sadece bakarim kufurden beter olur.
Bir de benim bahtim kara diye sovuyorum. Üc aydir alkolik oldum, insanliktan ciktim ! Beni bu duruma getiren kaderin böylesine yaziklar olsun diyorum... Tabi sövüyorum da, malesef..
♠Bu blog aleminde sevmedigin, tiksindigin, hay allah kahretin, " ölsun bu ! " dedigin bir blogger var midir bakalim bakalim ?
♀ Yok henuz öyle kanli bicakli olmadim kimseyle.. Zaten yapim el vermez. Yedigi lafla kalir.. Kafama takmam. Sallamam..
â™ Cok Kufur eder misin ? O kadar ki butun insanliga fuck off cekebilecek raddeye gelir misin zaman zaman.. bazi bazi ?
♀ Sen ne diyorsun arkadas. Kendi kendime küfür üretir oldum. Yani ifadesiz dururum cogunlukla ama sacmalayasim gelir igrenc igrenc espiriler yapar millete "Iyy cok kötüydü " dedirtirim. O zaman kendimden tiksinirim beni bu duruma koyanlarin kulaklarini inceden cinlatirim..
Bi ara Deli gomlegi grubunun ÖSYM .ötumu ye ile isyanlara da gelmisligim vardir..
Neden ben derim. Hani olur ya hava sicak millet erimis artik su almaya akin akin bir markete gidilir.. Hatta bu market Gima olsun ya da Carefour olsun ne olursa olsun ben susuz kalirim. Yazin ortasinda grip olurum ! Herkesin 80 aldigi sinavda 15 ile rekor kirarim. En sevmedigim adami cekerim kendime. Kimseyi sevemem, sevince de gider sevgilisi olan adama vurulur sabahlar dururum okulda uyurum. O kadar angut olurum bazen. Durulurum. Sessice bi küfür savurur, dururum..
♠Kufurlu bir blog gördugunde ne yaparsin ? amanin kiz kufretmis hemen cikayim mi dersin yoksa annene mi soylersin ?
♀ Haddinden fazla kufur varsa, ve bu bir blogsa, uygunsuz icerik diye isaretlerim. Bir daha da ugramam. Rahatsiz oldugum o siteye eger girdigim vakit tanidik bloggerlarla rastlasmis ve " brr ne yaptin sen haci !? " dedirtmis yorumlari okursam o adamin blogundan da eli ayagi cekerim hafiften..
â™ Bu sorulari nasil buldun ?
♀ Ben bulmadim o beni buldu hahaha.. ( öff..) Ya iyi iste ne olsun. Biraz sorulari kendi zevkime göre restore ettim ancak fena da olmadi hani. Bence..
Neyse her seyin bittigi o uyku zamanina yaklasildiginda her gece dinledigim ♫ ninnimi ♫ acarim.. Her seyin .. der, boslukta suzulen ucurtmama balonumla eslik ederim.. Ucuyoruz ne guzel balon olur dunya birden...
♫
♫
Mimi yollayan arkadas zehirli örümcege tesekkur eder buradan da yeni fark edebildigim Kasimpati , Hamamböcegi ne yolluyorum ek olarak da dide `ye . Mimlenmisler ise ayni konuyla arkadaslar B planini soyluyorum : Fal falan hayatinizda ne kadar yer aliyor. Falciya körü körune bel bagladiginiz oldu mu.. Caresizlikten de olabilir tabi ( Salonda iskambil olsun kahve olsun cok derin bir fal ortami oldugundan sosyal bir anket tarzi olsun istedim. )
Hosca kalin..
Favorilerine Ekleyenler
Hakkında Yapılan Yorumlar
Yazıyı Email Gönder













teşekkür ederim sitenizde bana da yer verdiğiniz için. henüz çok yeni olmasına rağmen içeriğinde fazlaca başlık bulunmakta. zamanla daha da güzelleşecek. ziyaretci arkadaşları beklerim.
saygıyla.
bir kaç gün önce keşfettiğim bi blog, tarzını beğendim, takip listemde