Şiir, seçmek ve gizlemek sanatıdır.
Gönderen: Editorya Tarihi: Oca 29, 2008
siiredair tarafından sahiplenilmiştir.
Hakkında : Hayaller olmasaydı,umutlar dünde kalırdı.
Açıklama : ŞİİR, DİLDEN AKAN IŞIK !!! şiir tadında hoş bir blog…
Rss : www.aslibuse.blogcu.com
Kategori : Şiir
Etiketler : Halk Edebiyatı gazel divan halk dize mısra beyit aruz hece nefes diğer web internet site şiirci dil türkçe edebi manzum mensur öykü yaşam şairane blogum blogcu aslibuse edebiyat sanat kültür blog şiir siir asli şair yazar edebiyatçı
Şiir, kelime anlamı olarak “bilme, tanıma, anlama” manasındadır. Bizim için asıl önemli olan ıstılah (terim) manasıdır. Fakat eski zamanlardan günümüze kadar binlerce şiir tanımı yapılmıştır. Her yazarın veya her şairin kendisine göre bir şiir tanımı vardır: Mehmet Doğan: “Vezne veya vezin tesiri oluşturan ahenge sahip, kafiyeli veya kafiye tesiri uyandıran ses uyuşumu oluşturan edebi eser” olarak tanımlar. TDK sözlüğü ise: “Zengin sembollerle, ritimli sözlerle ve seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan edebî anlatım biçimidir” şeklinde tarif eder. Osmanlı döneminde genel olarak “mevzun ve mukaffa söz” yani “vezinli ve kafiyeli söz” tanımı kabul görmüştür. Yahya Kemâl’e göre şiir musikidir, fakat bildiğimiz musikiden farklı bir musikidir. Cahit Sıtkı’ya göre, “Kelimelerle güzel şekiller kurma sanatıdır.” Ahmet Haşim şiiri: “Söz ile musiki arasında olan fakat sözden ziyade musikiye yakın olan bir lisan” olarak tanımlar. Necip Fazıl’a göre şiir: “Mutlak hakikati arama işidir.” Bu örnekleri çoğaltmak mümkün… Bu kadar fazla şiir tanımının olmasını Ahmet Kabaklı şöyle izah etmekte: “Nesirde nasıl yazarın bir üslubu olursa, şiirin içinde de şairin bir sırrı olur. Ve şair adedince sır (üslub) vardır ki bu da şair adedince şiir tanımının olduğunu gösterir.” Bizler şiiri nasıl tanımlarsak tanımlayalım bunun pek önemli olmadığı kanaatindeyim. Önemli olan, şiiri ve sanatı kullanarak bu ümmete hizmet etmektir…
GÜNÜN SÖZÜ
Herkes yalnız başına ölecektir, derler. Sanki yaşayışlar paylaşılabilirmiş,paylaşılırmış gibi… Bir piyesten mi hatırlıyorum ne: ” - Zaman geçer ve insan harcadığı zamanda yalnız kalır.” Tarık Buğra(İbişin Rüyası)
Örnek Gönderi. 23/1/2008
Son Otobüs
Gece yarısı.Son otobüs.
Biletçi kesti bileti.
beni ne bir kara haber bekliyor evde,
ne rakı ziyafeti.
Beni ayrılık bekliyor.
Yürüyorum ayrılığa korkusuz ve kedersiz.
İyice yaklaştı bana büyük karanlık.
Dünyayı telaşsız, rahat seyredebiliyorum artık
Artık şaşırtmıyor beni dostun kahpeliği,
elimi sıkarken sapladığı bıçak.
Nafile, artık kışkırtamıyor beni düşman.
Geçtim putların ormanından baltalayarak
nede kolay yıkılıyorlardı.
Yeniden vurdum mihenge inandığım şeyleri,
çoğu katkısız çıktı çok şükür.
Ne böylesine pırıl pırıl olmuşluğum vardı,
ne böylesine hür.
İyice yaklaştı bana büyük karanlık.
Dünyayı telaşsız, rahat seyredebiliyorum artık.
Bakınıyorum başımı kaldırıp işten,
karşıma çıkıveriyor geçmişten
bir söz
bir konu
bir el işareti.
Söz dostça
koku güzel,
el eden sevgilim.
Kederlendirmiyor artık beni hatıraların daveti
hatıralardan şikayetçi değilim.
Hiçbir şeyden şikayetim yok zaten,
yüreğimin durup dinlenmeden
kocaman bir diş gibi ağrımasından bile.
İyice yaklaştı bana büyük karanlık.
Artık ne kibri nazırın, ne katibin şakşağı.
Tas tas ışık döküyorum başımdan aşağı,
güneşe bakabiliyorum gözüm kamaşmadan.
Ve belki, ne yazık,
hatta en güzel yalan
beni kandıramıyor artık.
Artık söz sarhoş edemiyor beni,
ne başkasının ki, nede kendiminki.
İşte böyle gülüm,
iyice yaklaştı bana ölüm.
Dünya, her zamankinden güzel, dünya.
Dünya, iç çamaşırlarım, elbisemdi,
başladım soyunmağa.
Bir tren penceresiydim,
bir istasyonum şimdi.
Evin içerisiydim,
şimdi kapısıyım kilitsiz.
Bir kat daha seviyorum konukları.
Ve sıcak her zamankisinden sarı,
kar her zamankinden temiz.
Nazım Hikmet Ran
Son Gönderiler
Şiir, seçmek ve gizlemek sanatıdır.
Herkes yalnız başına ölecektir, derler. Sanki yaşayışlar paylaşılabilirmiş,paylaşılırmış gibi... Bir piyesten mi hatırlıyorum ne:
" - Zaman geçer ve insan harcadığı zamanda yalnız kalır."(Tarık Buğra)
YİTİRDİĞİMİZ YASA
Bitkilerden dayanıksız olmuşuz
Ömrümüz ağaçlarınkinden kısa
Değiliz kuşlar kadar
El ele versek artar gücümüz
Olanca ateşiyle yüreğimizin
Kor haline gelivermek
İnsanı dünyayı ölesiye
Yeniden yaratıp sevmek
Yitirdiğimiz yasa
İşte toprak işte insan
Onu getirelim dile
Oğuz TANSEL
ÖLÜ
Hangi mahallede imam yok,Ben orada öleceğim.Kimse görmesin ne kadar güzel,Ayaklarım, saçlarım ve her şeyim.
MEYDAN OKUMAK

MEYDAN OKUMAK
Bizde neden ağlayan bir Fuzulî çıkmış
Şimdi anlıyorum bunu derinden.
Kaç Fuzulî, Fuzulî olmadan önce
Kahrolup gitmiştir üzüntülerinden.
Öyle çekmişim ki
Artık benden sonra
Birkaç satırımın yaşaması bile
bana vızgeliyor.
Artık bahçemdeki yemişlere
ne güleryüzlü bir dost
ne hırsız geliyor.
Demek, diyorum, bu duruma gelirmiş
budana budana bir şair.
Ölümsüzlüğe sırtını dönmüş şiir
Artık acıya meydan okuyabilir.
HASAN İZZETTİN DİNAMO
.. ( devamı )
KİMBİLİR KAÇ KİŞİ SEVDİ SENİ

KİM BİLİR KAÇ KİŞİ SEVDİ SENİ
Kimbilir kaç kişi senin zarif hallerini sevdi
Kaç kişi güzelliğini sevdi
Belki gerçek aşkla; belki değil
Ama bir tek kişi seni sevdi.
Bir tek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi.
William Butler Yeats
GURBET
Gurbet o kadar acı
Ki ne varsa içimde
Hepsi bana yabancı,
Hepsi başka biçimde.
Eriyorum gitgide;
Elveda her ümide.
Gurbet benliğimi de
Bitirmiş bir içimde.
Ne arzum, ne emelim...
Yaralanmış bir elim
Ben gurbette değilim,
Gurbet benim içimde.
Kemalettin KAMU.. ( devamı )
YURT
YURTŞendir dönüşü gemicinin yuvaya sakin akıntının üstünde,
Uzak adalardan, bereketli olmuşsa hasadı;
Öyle dönerdim ben de yurda, toplayabilseydim
İyilikleri acılar kadar.
Siz sevgili kıyılar, beni yetiştiren bir zamanlar,
Dindirir misiniz acılarını sevginin, vaat eder misiniz
Siz gençliğimin ormanları, geldiğimde
Huzuru yeniden bana?
Serin dere kıyısına, dalgaların oyunlarını,
Akıntının yanına, kayan gemileri gördüğüm,
Varırım hemen şimdi ve sararsınız beni,
Ki sarmalanmış gibi sağala yüreğim,
Siz sadıklar! Ama bilirim, bilirim,
Çabuk sağalmaz bu sevgi acım benim,
Söylemez hiçbir umut şarkısı bu, avunan
Ölümlülerin söylediği gibi gönülden bana.
Çünkü onlar, bize göksel ateşi ödünç verenler,
Tanrılar, kutsal toprağı da bağışlar bize.
Kalsın bu öyleyse. Bir oğlu gibiyim ben
Yeryüzünün: Sevmek için yaratılmış, acı çekmek için.
Friedrich HÖLDERLİN
Çeviri:
Oruç ARUOBA

ŞİİR SANATI
Kendim için konuşmuyorum,
Kendi adıma konuşmuyorum,
Söz konusu olan ben değilim.
Ben neyim ki
Biraz hayat, fazlaca gururdan başka.
Bütün her şey için konuşuyorum,
Biçimi olan ve olmayan her şey adına.
Ağırlığı olan her şey söz konusudur,
Ağırlığı olmayan her şey de.
Biliyorum ki çevremdeki her şey
Daha uzağa gitmek, daha fazla yaşamak isteğinde,
Ölünecekse zamanında ölmek
Elverdiğince.
Kelimeleri, Guillevic'in sesini
İçinizde duyduğunuza inanmayınız.
Bu, sizin derinizin altından gelip
Geleceğe doğru giden şimdinin sesidir.
Eugène GUILLEVIC
.. ( devamı )
OTUZ YAŞ ' ŞAİRİ '

Bak yarısına ulaşıverdi ömür,
Evimin damında bir at üstündeyim;
İki yandanda bir manzara görünür.
Ama apayrı giyindikleri mevsim.
Bağ kütükleriyle boynuzlu yeryüzü
Al bir karaca. İpteki çamaşırlar
Gülüp el ederek karşılar gündüzü;
Kışım da şerefim de burada başlar.
Gene söyle bana beni sevdiğini,
Venüs. Her vakit seni söylemeseydim,
Şiirlerimle kurmasaydım bu evi,
Onu boş sayıp damdan düşüverirdim.
COCTEAU
Çeviren : Sabahattin Tahsin TEOMAN

AY
Bir yalnız
Gökyüzünün sözlüğünde.
Taşbaskısı
İlhan BERK
.. ( devamı )
İLHAN BERK'İN ANISINA...
Favorilerine Ekleyenler
Hakkında Yapılan Yorumlar
Yazıyı Email Gönder











