« Exlibrary
Teknoloji Herşeyim »


ŞiiResiM Paylaşım

Gönderen: Editorya Tarihi: Oca 13, 2008
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars6 Stars7 Stars8 Stars9 Stars10 Stars (7 Değerlendirme, Ortalaması: 10 üzerinden 3.57 )

Verilen Yıldızların Toplamı: 25.
Oy kullanan ziyaretci sayısı: 7
Beğenilme Oranı % 35.71
SİZ HENÜZ OY VERMEDİNİZ !...
Loading ... Loading ...

ŞiiResiM Paylaşım
ysnyanardag-blogcu-com.jpgDeath_Angel tarafından sahiplenilmiştir.
Açıklama : Resim,Siir ve Paylaşım Bu Adreste WwW.SiiResiM.Tr.Cx
Rss : www.blogcu.com/rss.php?u=ys…
Kategori : Kültür Sanat
Etiketler : türkü sözleri resimli & flash şiirler SEN GELECEKSİN resim şiir flim dizi radyo aşk sevgi yalnızlık mutluluk
Kışlalar Doldu Bugün
Hamza Şenses ’in kardeşi İbrahim, Diyarbakır’da askerdir. Eskiden askerlik süresi şimdiki gibi olmayıp 3-4 yıl sürer, savaş dönemlerinde daha fazla sürdüğü de olurdu. İşte, Hamza, uzun zamandan beri askerliğini yapmakta olan kardeşi İbrahim’i özlemiştir. Onu görmek için Diyarbakır’a gider ve kardeşinin askerlik yaptığı tabur’un nizamiyesine varır.. Nizamiyede olan yetkililer “Kardeşiniz görevde, görüşmeye çağıramayız” derler. Uzak yoldan geldiğini, birkaç dakika bile olsa kardeşini görmek istediğini söylese de orada bulunanlar ”yasaktır” deyip kabul etmezler. Bunun üzerine tabur komutanıyla görüşmek istediğini söyler, zor bela tabur komutanıyla görüştürülür. Tabur komutanı babacan tavırlı birisidir. Onu iyi karşılar. Bunun üzerine Hamza Şenses, kendini tanıtır. Uzun yoldan geldiğini, kardeşini görmek istediğini söyler. Tabur komutanı da müziğe meraklıdır ve Hamza Şenses’in ismini önceden duymuştur. Bu nedenle kendisine çay, kahve ikram edip ağırlar. Kardeşi İbrahim’i odasına çağırtıp görüştürür.

Görüşme biterken Tabur komutanı Hamza Şenses’e, “Buraya kadar gelmişken bir gece yapalım” der. O da kabul edince, taburdakilere güzel bir gece yapılır. Hamza Şenses, kardeşi İbrahim’den ayrılmanın üzüntüsü ile o gecede; Devamı>

Son Gönderileri


ŞiiResiM Paylaşım

Bir Silahtı Yokluğun

Sen Hayatla Yaptığım

Savaşın Ganimetiydin



Namlusu Yüzüme Dönük

Bir Silahtı Yokluğun

.. ( devamı )

Vazgeç

Vazgeç

Direnme Kalbim

Bekleme

.. ( devamı )

Sabah Yıldızım



.. ( devamı )

Hukukun Annesi Yok mu


Bir Adliye Kapısıydı

Geçmişim Kucağımda

Geleceğim Sorguda Unutuldu



Bir Adliye Kapısıydı

Yirmi Yılı Cebimden Boşalttığım



Çocuğunuzun Belgesi Olur mu

Sofranızın Faturası

Emekleriniz Çöp Poşetinde

Konteynıra Yüklendi mi Çoktan



Hukuğun Annesi Yok mu

Hukuğun Adaleti Yok mu...



Kamyon Kasasında Geçse Ö.. ( devamı )

Hadi Beni öLdür..Beni Unut..!


























.. ( devamı )

Ogün Şanlısoy - Hadi Beni Güldür Biraz
























.. ( devamı )

Kul olayım kalem tutan ellere Sivas ellerinde sazım çalınır

Vaktiyle, Hafik ilçesinin Sofular köyünde Hızır
adında bir genç varmış.O zamanlar bu köyün halkı Alevi imiş.Zamanla
yoldan çıkmışlar.Onların bu durumunu beğenmeyen Hızır, köyden ayrılmaya
karar vermiş, çıkmış yola.Ha şurası, ha burası derken Banaz'a kadar
gelmiş.Pir Sultan'ın yanına azap durmuş.Sonra da müridi olmuş.Aradan
seneler geçmiş, bir gün Hızır:


"Pirim, demiş; Sen herkese himmet ediyorsun, herbiri çeşitli
makamlara geçiyor, ne olur, bana da himmet et, büyük adam olayım, ben
de bir makama geçeyim."


Pir Sultan şöyle bir düşündükten sonra gülümsemiş. "Ulan Hızır ben
dua ederim, belki sen de büyük adam olursun; Hatta paşa, vezir de
olursun ama, sonunda gelip beni astırırsın."


Yine de duasını eksik etmemiş.Hızır İstanbul'a gidip saraya
girmiş.Ağa, Kapıcıbaşı, Paşa, Beylerbeyi derken vezir olup Sivas
valiliğine atanmış.Pirini unutmamış, haber gönderip huzuruna
getirtmiş.Hürmet, izzet, ikram derken bir hayli de sohbet
etmişler.Yemekte mükellef bir sofra donanmış.Pir Sultan yiyeceklere
şöyle bir bakıp hemen geriye çekilmiş.Paşa şaşırmış.


"Birşey mi oldu pirim?". Pir Sultan, "Hızır, demiş; Bu yemeklerde
zina kokuyor.İçinde yetim hakkı var, sen bunları haram para ile
yaptırmışsın." Hızır Paşa "Yok pirim" dediyse de dinletememiş.Ama bir
hayli de içerlemiş.Pir Sultan biraz daha ileri gidip, "Bunları ben
değil, köpeklerim bile yemez.İstersen çağırayım da gör" demiş.Hemen
ünlemiş, köpekler anında gelmişler.Bir tepsiye haram yemek, bir tepsiye
helal yemek konmuş.Önce haram yemekler getirilmiş.Köpekler şöyle bir
koklayıp geri geri çekilmişler. Arkasından helal yemeklerle dolu tepsi
gelmiş.Köpekler onu da kokladıktan sonra, kuyruklarını sallaya sallaya
yemeye başlamışlar.Bu hakarete çok kızan Hızır Paşa, hırsını yenemeyip
pirini Toprakkale'ye hapsettirmiş.



Eh... Ne de olsa piri.Hırsı geçince bi.. ( devamı )

Bebek - Çatalçam yöresi


Vakit sabahın seheri. Köyün köpekleri acı acı havlıyor. Düşmana
saldırır gibi havlıyor köpekler. Biraz sonra köyde ışıklar yanmaya
başlıyor. Köylüler çıralar yakıp, fırlıyorlar dışarı. İlkin ağıllara
koşuyorlar. Hırsızlar mı bastı köyü, yoksa kurtlar mı indi dağdan...
Belki de Zeybek Karasu'lu geçiyordur köyün kıyısından. Çok geçmeden gün
ağarıyor. Her şey ayan beyan görünüyor. Köyün karşısındaki Çatalçam
sırtlarına yörükler konmuştu. Bütün sırt koyun sürüleri, deve
katarlarıyla doluydu. Kara çadırların önünde, iri isli köpekler
kıvrılmış yatıyordu. Yörük kızları, kollarında tulumlar, ağaç
bakraçlarla dereye suya iniyorlardı. İlerdeki Boztepe'de dört beş atlı
bir şeyler konuşuyorlardı. Bunlar Oba Bey'i ve Obanın ileri
gelenleriydi.


Kuşluğa doğru güneş yükselip çadırlara gitmeye başladı. Çamların
altına kilimler serildi, minderler döşendi. Kıl poturlu yörükler,
yırtmaçlı entarili kadınlar çadırlardan çıktılar. Gölgelere oturdular.
Öğleye doğru Yörük Bey'i obaya indi. Çamların alaca gölgesinde, otları,
suları gözden geçirdi. Sonra da yanındakilere "Burada fazla kalamayız.
Otlar kurumuş, sular çekilmiş. O güne kadar buradan göçüp Seki'ye
konaklayacağız" deyip atını mahmuzluyor. Varıp çadırına giriyor, çok
geçmeden av kuşamlarıyla çıkıyor dışarı. Atına atlayıp sırtlarına
kovuyor.


Köylüler yörüklerin gelişine hem seviniyor, hem üzülüyor.
Üzüntüleri şundan ki; yörük deyince akla koyun, deve, keçi, at gelir.
Malı bol olur yörüğün. Zaten geçimi de bunun üstüne. Mal da söz anlamaz
ki, ekindi, bağdı, bahçeydi girip ziyan verir. Bunun için köylü, yörüğü
istemez. Ama, elindeki üzümünü buğdayını satması için de sevinir
yörüğün geldiğine. O günde öyle oldu. Köy kızları omuzlarına aldılar
sepetleri, üzümüdü, incirdi taşıdılar yörük çadırlarına. Üstelik bayram
yakın olduğu için, para gerekliydi herkese.


Fadime de evdeki .. ( devamı )

Kütahya'nın Pınarları

Bu türkü bundan bir asır kadar önce , ihtişamlı
, güzel , delidolu , hoppala , zıppala olduğundan Deli Düve lakabı
takılan bir kadın ile Asalı sülalesinden bir delikanlı arasında geçen
aşk hikayesi üzerine yakılmıştır. Deli Düve’nin şaibeli bir yaşantısı
vardır. O dönemde tüm delikanlılar onu elde etmek için uğraşırlar.
Bunların arasında Asalı Deli Düve’yi nikahına alır ve ona bir ev açar.
Deli Düve’de gözü olan diğer delikanlılar bu olayı içlerine
sindiremezler. Nasıl etsekte , Deli Düve’yi Asalı’nın elinden alsak
diye planlar kurmaya başlarlar ve planlarını hazırlarlar. Kendilerini
reddeden kızın kocasını hem kıskanır , hem de ona kin bağlarlar. Aradan
bir hayli zaman geçer , bu genç ve güzel gelin birkaç delikanlı
tarafından tehdit edilmeye başlar. Delikanlılar , “kocandan
ayrılacaksın , yoksa seni dağa kaldırırız , kocanın da gözlerini kör
ederiz” diye aracı bir kadın ile haber salarlar.


Deli Düve önceleri aldırmaz ve kocasından saklar , onu sevdiği için
de bir türlü kötülük etmelerine razı olmaz ve delikanlılara şöyle haber
yollar. “Ne olur , kocamı rahat bırakın. Ona dokunmayın , ne isterseniz
yapayım” der.


Bunu haber alan delikanlılar Deli Düve’yi kaçırmaya karar verirler.
Aracı kadına “biz ondan istediğimizi çeşme başında söyleyeceğiz. Oraya
kadar gelsin “ derler. Bunu duyan geç gelin meraktan çatlayacak bir
duruma geldiğinden çeşme başına gider.


Daha önceden çeşme başında tuzak kuran delikanlılar kadının koşarak
geldiğini görünce önüne çıkar ve hazırladıkları atın üzerine atarak
kaçırılarken genç gelin çığlık atar , sesi duyan kocası Asalı yardımına
koşar. Kocasının geldiğini gören delikanlılar hazır vaziyette beklemeye
başlarlar. Aralarındaki kanlı döğüş sonunda Asalı oğlu Vehbi isimli
delikanlı bıçak darbeleri ile ölür. Delikanlılar Deli Düve̵.. ( devamı )

Yakan Kişi Degerliyse

Yanıyor Bu Şehir Gözlerimdeki Yangınımla


Söndürmek Mi? Ne Çare


Yanmakta Güzeldir Bazen


Yakan Kişi Degerliyse....






.. ( devamı )

Güneşim Ol Benim

Bak yine yollarda gözlerim







Uzanmışta Havada Kalmış Ellerim







Gel Canım Sar Yine Ellerinle Isıt Beni







Yagan Yagmurları As Gel


Güneşim Ol Benim



.. ( devamı )

Tema “2/B Arazileri Satılmasın” İmza Kampanyası

Tema “2/B Arazileri Satılmasın” İmza Kampanyası

Arkadaslar lutfen duyarlı davranın!!!


Tema 2B’lik orman arazilerini satılmaması için imza kampanyası başlattı.

Hükümet satarım diye ısrar ediyor. Hayrettin Karaca ise ‘verin bana bir milyon imza, sattırmam’ diyor.



imza için………..

http://www.tema.org.tr/2B/

2B ARAZİSİ NEDİR? 2-B, 6831 Sayılı orman kanununun 2. maddesinin B
bendi için kullanılan bir kısaltma. Bu madde orman vasfını yitirmiş
araziler için kullanılıyor. Daha açık bir ifadeyle, orman özelliğini
yitirmiş, kadastro marifetiyle orman alanı dışına çıkarılmış, bir daha
geri orman alanı olamayacak ve ıslah edilmesi mümkün olmayan araziler
2-B arazisi olarak tanımlanıyor. Bu tür araziler yurt genelinde
gecekondu ve varoş bölgeler olarak adlandırılıyor. Tapusuz ve kaçak
yapılaşma bu alanların kazanılamayacak hale getiriyor.

.. ( devamı )

Sagopa Kajmer - Kötü İnsanları Tanıma Senesi / K.I.T.S 2oo8




01 - Sagopa Kajmer - Intro
02 - Sagopa Kajmer - Ben Hüsrana Komsuyum
03 - Sagopa Kajmer - Bir Kulaç Daha Atsam Karadayim
04 - Sagopa Kajmer - Düsersem Yanarim
05 - Sagopa Kajmer - Iki Tanik
06 - Sagopa Kajmer - Gölge Haramileri
07 - Sagopa Kajmer - Bir Çikar Yolum Yok
08 - Sagopa Kajmer - Sahibinin Sesi
09 - Sagopa Kajmer - Beyâban
10 - Sagopa Kajmer - Sonumuz Yakin Mesafe
11 - Sagopa Kajmer - Gördüklerime Inanmam Gerek
12 - Sagopa Kajmer - Vesselam
13 - Sagopa Kajmer - Tek Basinaligin Yolcusu
14 - Sagopa Kajmer - Yakin ve Uzak
15 - Sagopa Kajmer - Düsenin Dostu Olmaz
16 - Sagopa Kajmer - Dessas
17 - Sagopa Kajmer - Kötü Insanlari Tanima Senesi

Link Kaldırılmıştır


.. ( devamı )

HERSEY SENDE GiZLi



Yerin seni cektigi kadar agirsin

Kanatlarin cirpindigi kadar hafif..

Kalbinin attigi kadar canlisin

Gozlerinin uzagi gordugu kadar genc...

Sevdiklerin kadar iyisin

Nefret ettiklerin kadar kotu..

Ne renk olursa olsun kasin gozun

Karsindakinin gordugudur rengin..

Yasadiklarini kar sayma:

Yasadigin kadar yakinsin sonuna;

Ne kadar yasarsan yasa,

Sevdigin kadardir omrun..

Gulebildigin kadar mutlusun

Uzulme bil ki agladigin kadar guleceksin

Sakin bitti sanma her seyi,sevdigin kadar

sevileceksin.

Gunesin dogusundadir doganin sana verdigi deger

ve karsindakine deger verdigin kadar insansin

Bir gun yalan soyleyeceksen eger

Birak karsindaki sana guvendigi kadar inansin.

Ay isigindadir sevgiliye duyulan hasret

ve sevgiline hasret kaldigin kadar ona yakinsin

Unutma yagmurun yagdigi kadar islaksin

Günesin seni isittigi kadar sicak.

Kendini yalniz hissetigin kadar yalnizsin

ve guclu hissettigin kadar guclu.

Kendini guzel hissettigin kadar guzelsin.. iste budur

hayat!

Iste budur yasamak bunu hatirladigin kadar yasarsin

Bunu unuttugunda aldigin her nefes kadar usursun

ve karsindakini unuttugun kadar cabuk unutulursun

Cicek sulandigikadar guzeldir

Kuslar otebildigi kadar sevimli

Bebek agladigi kadar bebektir

ve herseyi ögrendigin kadar bilirsin bunu da ogren,

SEVDIGIN KADAR SEVILIRSIN



CAN YUCEL

.. ( devamı )

Ölümdün Yüreğime


gelişlerin ölümdü yüreğime,

oysa hasrettim geleceğin güne,

çok istedim sarılmayı,sıcak tenine,

dokunamadım,bakamadım gözlerine....



kalbim aşka mezar kazmış,

aşktan yana hep yanmış,

sevdan yüreğimin düşmanıymış,

anladım sevdan harammış....



gene karşımdasın,geldin(!)

ama benim değilsin, elsin,

her gün öldürüyor gelişin

beni gömmek için mi geldin....



hep yandım, hep ağladım,

derdimi kimseye anlatamadım,

sevdan yüreğimdeydi bırakmadım

sensizken de hep ağladım.....





Nurgül Gündoğdu

.. ( devamı )

Filmler



Arkadaşlar Film paylaşımına artık yeni adresimizde devam ediyoruz:

ChaChaPaYLaSiM

.

.. ( devamı )

Video Klipler

Video kilplerimizi artık yeni adresimizde paylaşıyoruz:

VideoArt


.

.. ( devamı )

Mp4 Filmler



Arkadaşlar Film paylaşımına artık yeni adresimizde devam ediyoruz:

ChaChaPaYLaSiM

.

.. ( devamı )

ölümdür yasanan tek basına...





Aşk İki Kişiliktir



Değişir rüzgarın yönü

Solar ansızın yapraklar;

Şaşırır yolunu denizde gemi

Boşuna bir liman arar;

Gülüşü bir yabancının

Çalmıştır senden sevdiğini;

İçinde biriken zehir

Sadece kendini öldürecektir;

Ölümdür yaşanan tek başına

Aşk iki kişiliktir.



Bir anı bile kalmamıştır

Geceler boyu sevişmelerden;

Binlerce yıl uzaklardadır

Binlerce kez dokunduğun ten;

Yazabileceğin şiirler

Çoktan yazılıp bitmiştir;

Ölümdür yaşanan tek başına,

Aşk iki kişiliktir.



Avutamaz olur artık

Seni bildiğin şarkılar;

Boşanır keder zincirlerinden

Sular tersin tersin akar;

Bir hançer gibi çeksen de sevgini

Onu ancak öldürmeye yarar:

Uçarı kuşu sevdanın

Alıp başını gitmiştir;

Ölümdür yaşanan tek başına,

Aşk iki kişiliktir.



Yitik bir ezgisin sadece,

Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.

Düşlerinde bir çocuk hıçkırır

Gece camlara sürtünürken;

Çünkü hiç bir kelebek

Tek başına yaşayamaz sevdasını,

Severken hiçbir böcek

Hiç bir kuş yalnız değildir;

Ölümdür yaşanan tek başına,

Aşk iki kişiliktir

.. ( devamı )

En çok senin yanında üsürdüm!!!







En çok senin yanında üşürdüm..

Sen beni her zaman üşütürdün de

haddimi aştığım zamanlarda

sana yaklaşmayı denediğim zamanlarda yani;

en acımasız soğuğunu çarpardın üstüme..



Çok toydum..

Dayanamazdım..

Buz kesilirdim ve son bir vuruşla;

Paramparça etmeyi de ihmal etmezdin

O buz kütlesini her seferinde..



Yine de ben toplardım yerlerden; kalbimin kırıklarını..



Suya benzerdin..

Musluktan damlardın mesela;

ben uykuya dalmadan hemen önce..



Ya da durup dururken

Bir salgın hastalık getirirdin uzaklardan;

Bana armağan ederdin..



Hiçbir şey yapmasan,

Ayakkabımın içine girerdin;

Tam da evden yeni çıkmışken ben..



Sen basbayağı suya benzerdin..



Ne zaman kötü hissetsen,

Kötü hissettirmek için

Yokuş aşağı akmaya başlardın bütün gücünle..

Tabii ki ben olurdum yokuşun altında..

Ve her zaman hazırdı savunman:

"Yokuş yukarı nasıl akacaktın?"

Ve tabii ki gövdemi parçalardın,

Sen benim gövdemi parçalardın da;

Yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını



Sen suya benzerdin ya,

Sensiz olmazdı..

Olduğu kadar da olmazdı..

Yani ben bir hiç kimseydim..

Ama yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını;

Sırf ayaklarına batmasın diye..

.. ( devamı )

Favorilerine Ekleyenler

Hakkında Yapılan Yorumlar


Kategori başlığı Kültür Sanat olarak kaydedilmiştir.
Yazıyı Email Gönder Yazıyı Email Gönder
Bu Blog Hakkında Yorum Yaz

Yorum