TAMKARIÅžIK
Gönderen: Editorya Tarihi: Ara 29, 2007
tamkarisik tarafından sahiplenilmiştir.
Hakkında : öğrenci-lisans
Açıklama : Aradığınız değil belki ama bulduğunuz çok şey olacak
Rss : www.blogcu.com/rss.php?u=ta…
Kategori : KiÅŸisel
Etiketler : Atatürk mizah Yazılar şarkı sözleri burs veren kuruluşlar fıkralar duvar yazıları burçlar ve özellikleri öğrencilere haydi yaz sende teknolojik haberler sinemadan haberler blogmaster Webmaster şablon kodlama kodlar templates şiir
tamkarisik hakkında;
Valla ne diyim adım gülşah.şu an bir universitenin bir bölümünde okuyorum işte(reklama gerek yok). Evin en büyük çocuğuyum yani ablayım
Blog açmaya nasıl mı karar verdim..? valla nette gezinirken birkaç blogcu arkadaÅŸlar gördüm dur bi nasıl oluyormuÅŸ bu ÅŸey bi de ben yapayım dedim kolları sıvadım ve blog açmaya karar verdim. Neyse açacaz ama adı ne olcak..? Düşün düşün… İçinde birçok konudan bir sürü yazı, resim olcak. Adı yarAşır birÅŸey olmalı dedim. Msnde en yakın arkadaşımla konuÅŸurken ona blog açmaya karar verdiÄŸimi ve adının ne olabileceÄŸini sordum o da bana “iyi o zaman ya karmakarışık olsun ya da tamkarışık olsun dedi. Eh bende TAMKARIÅžIK ismini beÄŸendim cuk diye de oturdu ve TAMKARIÅžIK blogumu böylelikle açmış bulundum(TeÅŸekkürler kübüş). Benim hoÅŸuma giden, arÅŸivini yaptığım ÅŸeyleri burda diÄŸer insanlarla da paylaÅŸmak istedim. Sevinçlerimi,üzüntülerimi duygularımı…Güzel oldu galiba blog, ii tepkiler aldım ve alıyorumda. TEÅžEKKÜRLER arkadaÅŸlar beni yalnız bırakmayıp aranızdan birileri yaptığınız için.Devamı>
Son Gönderiler
TAMKARIÅžIK
Aradığınız değil belki ama bulduğunuz çok şey olacak
Taşındım
Artık veda vakti gelmişse bu blogdan
Blogger'a bir blog gider bu blogcu'dan
(uyduğu kadar artık idare edin)
Baktım taşınma işim uzun sürecek, en iyisi mi dedim açayım blogumu ordan devam edeyim. Artık yeni adresim:
www.tamkarisik.com
Eksiklerimiz elbette var ama zamanla düzelticem inşallah. Şu son günlerde finallerden hem yıprandım hemde çok yoruldum çünkü 
.. ( devamı )
İstanbulun Fethinin 555. Yıl dönümü kutlanıyor
Osmanlı Devletine uzun yıllar başkentlik yapan İstanbul'un 29 Mayıs
1453'deki Türk ve dünya tarihini etkileyen fethinin 555. yıl dönümü, bu
yıl da çeşitli etkinliklerle kutlanacak.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinden alınan bilgiye göre, İstanbul'un
fethinin yıl dönümü kutlamaları Balat-Haliç'te 29 Mayıs Perşembe günü
saat 21.00'de başlayacak ve yaklaşık 1 saat sürecek.
Kutlamalar çerçevesinde deniz üzerine iki adet 18 metrelik ayak
arasına 1072 metrekarelik su perdesi kurulacak ve perdede ''Watch Out''
tekniği kullanılarak, 3D teknolojisiyle üretilen ''Fetih'' filmi
yansıtılacak.
Kutlamalar için deniz üzerine, dans eden fıskiye sistemleri de
kurulacak. Lazer ve fıskiyeler ile gerçekleştirilecek ışık ve su şovu
''Fetih'' filminin öncesinde izlenebilecek.
ATAKOÄžLU'NDAN KONSER
Dünyaca ünlü müzisyen Fahir Atakoğlu, İstanbul'un fethinin yıl
dönümünde Haliç üzerine kurulacak bir platformda Genelkurmay Başkanlığı
Askeri Müze ve Kültür Sitesi Mehteran Bölüğü ile bir konser verecek.
Atakoğlu piyanosu ile mehter bölüğünün kösü, davulu, zurnası
eşliğinde vereceği konserde, fetih için düzenlediği eserleri ilk kez
seslendirecek. Konserin bitimiyle deniz üzerinden başlayacak havai
fişek, lazer ve ışık gösterileriyle kutlamalar tamamlanacak.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi kutlamalar için müzikal şov
sistemleri, lazer, video projeksiyon, ses sistemleri, gökyüzü
tarayıcıları, alev efektleri için çeşitli cihazlar ve havai fişek
sistemleri kullanacak.
DİĞER KUTLAMA ETKİNLİKLERİ
İstanbul Valiliğince organize edilen İstanbul'un fethinin 55.. ( devamı )
Mailime gelen yazı - 2
18.000 YTL kredi kartı borcu olduğunu öğrenince;
'Keşke korunsaydım' diyen babaya
> >> -------------------------------------------
Misafir odasında baca deliği olmadığı halde 'Anne sobayı bu sene misafir
odasına kuralım mı?' diyen abime, 'Olur, boruyu da k..na sokarız, kafanı
camdan çıkarırsın, sorun olmaz.' diyen anneye
> >> -------------------------------------------
Kaza mahalinde elinde cep telefonuyla koşturup '112'nin numarası neydi?'
diye bağıran sarışına,
> >> --------------------------------------------
Birbirlerine ana avrat küfür eden iki kişinin arasına girip ikisine de
birer tokat atan ve 'Analar kutsaldır, analara küfür etmeyin, o.çocuklari!!' diyen
Karadenizli ağır abiye,
> >> ----------------------------------------------
Annesine kızıp,buharlı ütünün içine işemeyi akıl eden! Annesini buram
buram çiş kokularıyla işyerine yollayan!
Annesi; ancak arkadaşları ''acayip kokuyorsun''dediğinde işi çözen anneye ve çocuğuna,
> >> ----------------------------------------------
Banyonun lambası yanmayınca elektrikler kesik zannedip yarım saat
gelmesini bekleyen. Beklerken de canım sıkılmasın diye televizyon seyreden kişiye
> >> --------------------------------------------------
Ailecek televizyon izlerken üst komşu küçük oğlunu göndermiş. Çocuk anneme
''X teyze, annem dedi ki, bari haberleri açsınlar da, biz de dinleyelim''
Biz de kırmadık, açtık. Ailecek çok iyi niyetli olduğumuzdan, televizyonları bozuk sandık.
Yüksek sesten dolayı bize laf soktuklarını anlamamız çocugun ikinci
gelişinden sonra oldu. Bu olayı yaşayan aileye,
> >> --------------------------------------------------
Lisedeki Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenimiz Aids'in açılımını
yapıyor: (A)llaha (.. ( devamı )
Bugün hemşireciğimin doğumgünü :)
Bugün canım kardeşim, huysuz insan Gülcan'ın doğumgünü. Canım kardeşim DAHA NİCE MUTLU SENELERE HEP BERABER İNŞALLAH
.
Gerçi sen şimdi İstanbuldasın ve bu yazıyı bugün okuyabilir misin bilemiyorum (evet stajın var biliyorum akşama kadar hastanedesin) ben yazmak istedim
. Bu da sana güzel bi resim
.. ( devamı )
Mim - En sevdiğiniz tv programı
Ve evet bu da ikinci mime cevap olsun. Bu mim iki arkadaşım tarafından ayrı ayrı geldi. Bende her ikisini de birden cevaplıyorum. ahmetdursun04 yani dehşetnet ve tabuhan arkadaşlarım beni mimlemişler. Mimin konusu ise "En sevdiğiniz tv programı". Valla program olarak seyrettiğim bi Var misin Yok musun var bi de arada sırada da olsa Şahane Şov.
Åžimdi geldi mimlemeye. Bu mimde benden minik kalem'e yani ipekliforum'a gitsin
.. ( devamı )
Mim-Hit yükseltmek için başvurulan saçma yöntemler
Mim geldi kapıma yine. Bu sefer 2 tane ama ilk önce tekini bir cevaplayayım.
Efendim mimimizin konusu "Hit yükseltmek için başvurulan saçma yöntemler". Ama işin komik tarafı beni mimleyen güzel arkadaşım Yasin yani hayatfan'ın da cevaplarının çok enteresan olması 
Gelelim benim cvplarıma (aslında hiç de umursamam ben böyle şeyleri ama genede karalayım bi kaç tane):
-İçeriğiniz anahtar kelimelerle dolu olmalı
-Başlığınızı seçerken çok akıllıca davranmalısınız. Arama motorlarında üste çıkmanızı sağlar
-Sitemap oluşturmalısınız.
-Google dostu blog olmalısınız ki o da sizle dost olsun ziyaretçi yollasın
-Blogunuzu her zaman güncel tutun ve güncel olaylara da yer vermeye çalışın
-Benden tavsiye bilgisayar bilginizi konuşturabilirsiniz ya da diziler hakkında blog yapabilirsiniz. Hatta dizi oyuncuları ile ilgili yazılar yazabilirsiniz. Burçlar hit getirebilir (bu kadar yeter
)
Åžimdi geldi mimlemeye. Shawn Ralf seni mimliyorum
.. ( devamı )
19 Mayısın dan süpriz
Söylemeden geçemicem. Hani şu sigarayı bazı yerlerde içmeme yasası vardı ya, bugünden itibaren başlamıştır. Haberin kapsamlı detayını şuradan okuyabilirsiniz. Sayfa sayfa yazmışlar valla. Ben sigara içmem içeni de sevemem. Gelceğiniz için sigara içmeyin ve gelecekteki torunlarınıza bu zehiri bırakmayın lütfen.
Sigaranın en fazla 5-8 yıl sonra uyuşturucu gibi artık satılmicanı ve tütün ekiminin sonlandırılacağını düşünüyorum. Umarım haklı çıkarım.
Sigara ile ilgili şu yazımda sigarayı bırakmanız için tam 100 neden var ayrıca bu yazımda da ve tabi en güzel anlatan karikatürle üzerine yeterince parmak basmaya çalışıyorum. Lütfen sigaranın esiri olmayalım. O kadar güzel şeyler var ki hayatta. Kendinizi zehirlemek için ve öldürmek için bir de üstüne para vermeyelim.
Sağlıklı günlere 
.. ( devamı )
Binbir Gece dizisinden sezonun son bölümüne özel

Kanald ekranlarında yayınlanan Binbir gece ekibinden televizyonda ilk kez yapılacak bir son bölümle karşımıza çıkacakmış. Haberlerde söylediklerine göre tamamen canlı bir şekilde son bölüm çekilecekmiş. 650den fazla kişi bu dizi için aynı anda çekimlerde görev alıcak. Oyuncular da kendi repliklerini tek tek ezberleyerek oyunlarını sunacaklar.
Çok zor ama bir o kadar da zevli olacağını düşünüyorum onlar için. Biz belki olayın ne kadar ciddiyetini anlayamasak da bir sinemacı/tiyatrocu olan bunun ne kadar büyük birşey olduğunu daha iyi kavrayabilir sanırım.
Haydi kolay gele 
.. ( devamı )
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
Sabaha kalmasın şimdiden yazayım istedim. Gerçi bu bayram geçlik ve spor bayramı olarak öne çıksada başında "Atatürk'ü anma" da var. Bugün için Mustafa Kemal Atatürk "doğum günüm" demiştir. Bugün hem Ulusun hem de M.K. Atatürk'ün doğumgünüdür.
89. Yılını kutlarken umarım daha nice yıllar bu günü kutlamak ve hiçbir zaman unutmamak dileğiyle...
.. ( devamı )
Allah kahretsin böyle doktorları da hastaneyi de ya..!
Bilgisayarda otururken salondaki televizyondan haberleri dinliyorum aynı zamanda. Küçük Sıla...Yazık minicik yavrucak yanmış. Hastanede biri bile bakmamış. Ya siz nasıl bir dostor/hemşiresiniz hadi bunu bıraktım nasıl bir insansınız..?!?! Off kahroluyorum ben bu haberleri duyunca. Ama onlar bu yavrucağı görünce kahrolmuyorlar..! Ya sizin ufacık bir yeriniz yandığından nasıl kıvranırsınız. Çocuğun her yeri yanmış nie bakmıyorsunuz..?!
Özel hastaneye götürmüşler ama orda da 5 gun yoğun bakım ünitesi masrafı olarak milyarlar istemişler. Yuh ya yuh..! İnsanlık kalmamış. Gerçi daha önceden de bi adam mı çocuk mu yanmıştı da hastanede kimse dönüp bakmamıştı yazık ordan oraya koşup duruyordu o yanık sancısıyla..!
Devlet hastanelerinde de adam akıllı ne doktor kalmış ne insan ne de malzeme. Ya siz kraliçeyi kraliçeler gibi ağırlamaya çalışırken şu insanlara bakın ya. Bakın insanlarınızdan abuk subuk vergiler almak için habire kanun çıkarma telaşına girin. Ya insanlık nerde ya..?! Ben insanları göremiyorum. Herkes çıkarcı olmuş. Bizim toplumumuz böyle miiydi ya. El insaf ya..! Bu toprakları nasıl kazandık ne çabuk unutuldu ya. Ben şu yaşımda unutmadım sizler kaç yaşındasınız. İnsan olun azıcık insan..!
Nefret ediyorum böyle konuları blogumda yer vermekten ama yazmak istedim. İçimde kalmasın. Kalırsa yazık olur...Gerçi anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az...
İnsan olalım, vicdanımızı kaybetmeyelim...
.. ( devamı )
Bu kadar zor mu büyümek
Eskiden çocuktum tamam ama 23 yaşındayım Ağustos ayında 24 yaşımdan gün alıcam. Kendime bakıyorum sonra başkalarına. Ya bu kadar zor mu büyüyebilmek..!?
Ben mi bu kadar çabuk büyüdüm? Demek istediğim "ben akıllandım siz hala salak salak gezinin" demek değil. Elbette benimde salaklıklarım vardır. Ama bu hiç tecrübe edinmediğim konulardadır (belki eksik kalan yanlarımda) ama en azından salakça özentiler ya da ağzıma geldiğince konuşmalar yapmıyorum. Kimsenin arkasından bana yakışmayan dedikodular yapmıyorum. Yağmur yağarken "yağmur yağıyor" diyorum salakça üstüme bakmadan dışarı fırlayıp sonrada "aa yağmur yağıyormuş" demiyorum.
Ya bazen bu insanlardan sıkılıyorum ve mümkünse yaşlarına uygun davransınlar yoksa yanıma yaklaşmasınlar ya. Tamam kardeşim derdin vardır anlat ama sürekli aynı şeyi anlatma..! Ben iyi niyetli oldukça insanlar daha fazlasını istiyorlar deli oluyorum. İlla ben mi söylicem şöyle yapma bak rahatsız oluyorum diye. Aklın almıyor mu ya..?
Ama bu salakça(kusura bakmayın ağzıma bile almaktan nefret ediyorum) insanlardan sıkıldıkça ve hayat önüme sürekli çelmeler taktıkça bir bloga uğruyorum. İyiki de tanımışım. Tanıtan arkadaşa da teşekkür ediyorum. Beni o blog yazarıyla tanıştıracak işallah (kod adı gıcık
).
Artık başıma gelen herşeyde bir hayır vardır diyorum. Galiba hayatı sevmeye başlıyorum (yine de şu yazının başında bahsettiklerim uzak dursun benden). Bugün bir tokat gibi yüzüme vursada sonucu, iyiki de salakça bazı şeylere atlamamışım. Bazen diyorm çünkü "denemeden birşeyin iyi mi kötü mü olduğunu bilemezsin. yaşa ve gör" diye. Yaşamadan önyargılı yaklaşma diye. İyiki de yaşamıyorum. Kendimi seveyim ben
Büyüyorum artık. Adam.. ( devamı )
Kurbağalar, depremi önceden bilmiş
Biraz önce mailime baktım, çıkışımı yapınca msn ana sayfasındaki habere takılı kaldım. Biliyorsunuz Çinde haftabaşında 7.8 büyüklüğündeki depremde onbinlerce insanın ölümü ile sonuçlanan depremden önce meğerse bazı işaretler meydana gelöiş. Galiba doğayı petrol aramak ya da yeni üretilecek ürün için ilham almaya çalışırken, olağan seyrini de izlemek lazım.
Çin'in Sişuan eyaletini haftabaşında vuran 7.8'lik depremin yaraları sarılmaya çalışırken, Çin'li blog'cular, felaketten haftalar öncesinde başlayan bazı garip olayların, depremin işaretçisi olduğunu, ancak yetkililerin bu işaretleri görmezden geldiğini internette tartışmaya başladı.
Gazeteport internet sitesinin derlediği habere göre, Şandong kentinde yaşayan bir blog'cu, depremden yaklaşık 1 ay önce kentteki deprem araştırma merkezine gittiğini ve burada tutulan hayvanların garip davranışlar sergilemeye başladığını yazdı.
KURBAÄžALAR VE KELEBEKLER
Sişuan'da yayınlanan West China Metropolis Daily gazetesi, 10 Mayıs'ta, depremin merkez üssüne komşu şehirlerden Mianyang'da binlerce kara kurbağasının kenti terkettiğinin görüntülendiğini belirtti.
Mianzhu kentinde de depremden birkaç hafta öncesinde milyonlarca kelebeğin ani şekilde kenti terkettiği öne sürüldü.
BOŞALAN GÖLET
Chutian Metropolis gazetesi ise, 26 Nisan'da Hubei bölgesindeki Enşi kasabası yakınlarında bulunan göletteki 80 bin ton suyun, bir gecede dibinde ortaya çıkan bir çatlaktan boşaldığını kaydetti.
Valla ne diyim. Çok enteresan. Şunuda belirtmeden geçemicem. Blogcuları daha yakından takip etmek gerek galiba 
kaynak:
Mim-Sevmediğin bilgisayarın ve blogun hakkında 3 şey...
Ya yeni gördüm mimi. Bilimdiyarı olarak tanıdığım ama dopdulu blogunda beni mimleyen arkadaşım konusunu ise "Sevmediğin bilgisayarın ve blogun hakkında 3 şey" diye belirlemiş. Valla düşündüm. Aslında çok var ama;
1-Bilgisayarım çift çekirdekli ama hala tekini kullanıyorum
2-Blogumun neresini sevmeyeyim be. Her şeyini seviyorum blogum canım benim. Seni ben pek çok pekçok severim
. Ha blog servisimin bazı eksikleri var ama zaten yakında taşıncam.
3-Bilgisayarımda cd yazıcı yok. Diğer bilgisayarda var. Ama onda da internet yok 
Şimdi geldi mimlemeye. Forumdaki aktif üyelerime pası atıyorum:
tabuhan, MaCRo, Ahmet Kemal, hayatfan ve ortamkaynak
.. ( devamı )Emre Aydın 2007 Kraltv Video Müzik Ödüllerinde Ödülünü Aldı
Ay çok mutluyum ya. Emre Aydın; Kral Tv 2007 Video Müzik Ödüllerinde en iyi rock kategorisinde aday gösterilmişti ve bu akşam Ödül asıl sahibini buldu.
Ben normalde böyle şarkıcıların fanı neyim olmam ama Emre Aydın başka ya. Odamda hala imzalı posteri asılı. Gazi Üniversitesinde verdiği konser (bahar şenliklerinde) süperdi zaten. O kadar çok şey yazmak isterdim ama gece oldu. Sadece heyecanımı aktarmak istedim
.
EN BÜYÜK SENSİN EMRE AYDIN ..!

.. ( devamı )
Taşınıyorum
Artık gitme vaktidir blogun. Buradan taşınıyorum. Yakında blogger altyapısıyla yeniden bloguma devam edicem. Bu son günlerde bu kadar seyrek yazı yayınlamamın sebebi de bu. Zaten aşırı bi istek vardı alan adınla devam et artık diye. Ne bileyim ben hala eski Tamkarışık olarak düşünürken baya büyüdük galiba
.
Ben özellikle de inandığım ve sevdiğim birşey için sonuna kadar devam ederim. Yılmam. Bu blogda bunun için hala devam ediyor galiba. İnsanın kendine ait birşeyinin olması ve onunla ilgilenmesi güzel birşey. Bu da yetmedi bir de forum açtım.
Bir sürü arkadaşlıklar kurdum blog dünyasında. Aslında şurada da anlattığım gibi tamamen tesadüfen ve hiçbir şey bilmeden, daha "blog" kelimesinin ne anlama geldiğini bile bilmeden başladık bu hikayeye. Gün geçtikçe hikayem tek sayfalık olmaktan çıktı. 551 yazı yayınlamışım. Benim için büyük birşey. Ben daha kompozisyon bile yazamazken blog açmışım haberim yok
Şablon beğenmem baya bi uzun sürdü. Hala da değişebilir yani. Yavaş yavaş işte. Bu aralar yoğunum aslında. Bi de forumum var. Orası için çalışmalarım sürüyor. Wolkanca'ya da yazamıyorum. Kusura bakma Volkan 
Neyse hayırlısı olsun.
.. ( devamı )
Annecim Anneler Günün Kutlu Olsun :)
Bugün Anneler Günü ve büyük ihtimal bu yazı yayınlandığında ve siz okumaya başladığınızda biz annemle sinemada olabiliriz ya da bir yerde oturmuş karnımızı doyuruyor olabiliriz
. Bu sene hediye vermeyi düşünmüyorum. Daha güzel birşey yapıp o günü en güzel şekilde geçirmeyi planlıyorum annemle (tabi küçük kardeşimle beraber).
Bütün annelerin Anneler Günü'nü kutlarken anneminde Anneler Günü'nü kutluyorum. İyiki varsın annecim. İyiki sen benim annemsin. Bi hata yaptıysak (ki yaptık) affola...
.. ( devamı )
Youtube mu? Kapandı mı? Yine mi?!
Yahu çok sık girmem öyle Youtube'a. Arada bi işte. Kotamız sınırlıda birazcık
. Biraz önce girdim gene kapalı. Ne zaman kapandı Allah bilir. Benim bu günlerde kafam yerinde değil zaten hiç farkında da değilim kapandığının. Yalama oldu valla ya
. Aç kapa. Aç kapa. Haydi hep beraber:
Aç
Kapa
Aç
Kapa 
Ya şimdi mahkemelerinde suçu yok sonuçta önlerine bi dava dosyası geliyor ve ona göre karar veriliyor. Şu da var. Mesela sen McDonalds'da da hamburgerimden saç çıktı diye dava açsan gene kazanırsın
. Kaç kişi böylelikle zengin oldu valla.
Neyse bu dünya fani, bu işlerde fani. Ya Youtube biraz daha dikkatli olacak (yeter artık ol yahu ol..!) ya da bu dava açanlar para mı istiyor ün şöhret mi istiyor ne istiyor bir an önce vazgeçsinler. Ha bir video vardır yayınlanması sakıncalıdır. O video kaldırılır ya da her neyse. Yahu bu "çorbamdan sinek çıktı dök hepsini"ye benzedi.
Bu aylar zaten dost hançeri çok yiyorum hiç keyfim yok. Hani bir şiir var ya Aşık Veysel'in:
Dost dost diye nicesine sarıldım
Benim sadık yarim kara topraktır...
Ben sildim dostlarımı. Dost sandıklarımı. Ne halleri varsa görsünler artık zerre kadar umrumda değiller
Neyse ya konu dağıldı. Dağılmaz mı..?! Böyle konu dağılma.. ( devamı )
Mim-Mutluluk nedir?
Bu sabah açtım blogumu bi bakındım şöyle (anasayfamı çok seviyorum da
). Sonra girdim blog kontrol merkezime (akşam akşam iğrenç oluyorum galiba
). Bi baktım yorumlar arasından bir mim bana göz kırpıyor. Sağolsun arkadaş Burak (Wolkancada da yazar olan Burak
) beni mimlemiş sağolsun. Sağolsun da bu ne zor bir mim ya. Bir yazımda da anlatamamıştım, anlatmaya çalışmıştım ama şimdi ne desem...
Mutluluk bence, yaptığın bir işi başarmanın verdiği hazdır. Bir işi yaparken aldığın hazdır. Mutluluk yüzünün gülebilmesidir
. Mutluluk ailenle beraber aynı çatı altında yaşayabilmektir. Mutluluk sevilmektir. Mutluluk sevmektir. Mutluluk aşktır belki...Mutluluk güzel şeydir. Tabi görmeyi bilsek aslında mutluluk her yerde, köşe başında, bazen kuytu bir yerde bazen tam gözümüzün önündedir. Görebilenlerdir mutlu olan.(Ne güzel konuştum ama)
Şimdi geldi mimlemeye. turklerklanı ve amatoryasamak sizce mutluluk nedir?
.. ( devamı )Kapatıp açalım :)
.. ( devamı )
Ağrı dağın eteğinde remix
Biraz önce msnden arkadaş tavsiye etti bi izle diye. Ay çok güldüm. Çok şeker ya dişsiz seni 
.. ( devamı )
Favorilerine Ekleyenler
Hakkında Yapılan Yorumlar
Yazıyı Email Gönder










Güzel bir blogmuÅŸ… Tebrikler…
çok tesekkurler blogumu ekledıgınız ıcın. kolay gelsın